Gerçek Gazlar, İdeallikten Sapmalar ve Van Der Aals Denklemi
Gerçek Gazlar: İdeallikten Sapmalar ve Van der Waals Denklemi
1. Giriş
Gaz hâlindeki maddenin davranışı, 19. yüzyılın ortasından itibaren sistematik biçimde incelenmektedir. İdeal gaz modeli, moleküllerin birbirinden etkilenmediği ve hacminin ihmal edilebileceği varsayımına dayanarak şeklinde ifade edilmekte ve pek çok koşulda yaklaşık doğrulukla uygulanabilmektedir.[1] Ne var ki gerçek maddeler, yüksek basınç ve düşük sıcaklık koşullarında bu idealize modelden belirgin biçimde ayrılmakta; moleküller arası etkileşimler ve molekülün kendine özgü hacmi giderek belirleyici bir rol oynamaktadır. Hollandalı fizikçi Johannes Diderik van der Waals, 1873 yılında doktora tezi olarak sunduğu çalışmasında bu iki temel etkenin ideal gaz denklemine katılmasıyla gerçek gaz davranışının çok daha geniş bir basınç-sıcaklık aralığında betimlenebileceğini göstermiş; bu katkıyla 1910 yılında Nobel Fizik Ödülü’ne değer görülmüştür.[2]
Bu ayrım yalnızca teorik bir merak konusu değildir. Endüstriyel süreçlerde doğal gaz boru hatlarının tasarımı, sıvılaştırılmış gazların depolanması, kritik nokta yakınında gerçekleştirilen reaktif süreçler ve geniş basınç aralıklarında çalışan enerji sistemleri; tüm bu uygulamalarda ideal gaz yaklaşımının yüzde beşi aşan hataya yol açtığı bilinmektedir.[3] Bu nedenle gerçek gaz termodinamiği, hem temel bilimsel hem de uygulamalı mühendislik açısından ayrıntılı incelemeyi gerektiren bir alan olmayı sürdürmektedir.
2. Bilimsel Açıklama ve Güncel Bulgular
2.1 İdeal Gaz Modelinin Temel Kavramları ve Sınırlılıkları
İdeal gaz yasası, kinetik-moleküler teorinin iki temel varsayımına dayanmaktadır: (1) gaz moleküllerinin ihmal edilebilir hacme sahip nokta kütleler olduğu ve (2) moleküller arasında çekme ya da itme kuvvetlerinin bulunmadığı.[4] mol için:
burada basınç, hacim, evrensel gaz sabiti ve mutlak sıcaklıktır.
Normal sıcaklık ve basınç koşullarında (yaklaşık 1 atm, 298 K) bu model gözlemlerle %5’in altında bir sapmayla uyuşmaktadır. Ancak basınç arttıkça ya da sıcaklık azaldıkça iki fiziksel gerçeklik belirginleşmektedir: moleküller sonlu bir uzayı kapsamakta ve komşu moleküller arasında elektrostatik kökenli çekici kuvvetler ortaya çıkmaktadır.[5]
2.2 Sıkışabilirlik Faktörü ve İdeallikten Sapmanın Nicel İfadesi
İdeallikten sapmanın büyüklüğü, boyutsuz sıkışabilirlik faktörü () ile ifade edilmektedir:
burada molar hacimdir. İdeal bir gaz için olup tüm basınç ve sıcaklık koşullarında sabit kalır. Gerçek gazlar için:
- : Çekici kuvvetler baskındır; gaz ideal tahmininden daha sıkışabilir
- : İtici kuvvetler baskındır; gaz ideal tahmininden daha az sıkışabilir
- Basınç sıfıra yaklaşırken bütün gazlar sınırına yaklaşır[6]
Bu davranış gaz cinsine ve koşullara göre karakteristik farklılıklar göstermektedir. , büyük moleküler hacmi ve polar özelliği nedeniyle düşük basınçlarda bölgesinde belirgin bir çukur sergilemektedir. Buna karşın ve , çok küçük moleküler hacme ve ihmal edilebilir çekici kuvvetlere sahip olduğundan düşük basınçlarda bile eğilimindedir.[7]
Boyle sıcaklığı (), sıkışabilirlik faktörünün düşük basınç sınırında olduğu, yani çekici ve itici etkilerin birbirini tam olarak dengelediği sıcaklıktır. için bu değer yaklaşık 327 K’dir.[8] Bu sıcaklıkta gaz, geniş bir basınç aralığında ideal davranışa en yakın biçimde davranmaktadır.
2.3 Van der Waals Denkleminin Türetilmesi ve Fiziksel Temeli
Van der Waals, mol gerçek gaz için ideal gaz denkleminde iki düzeltmenin yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.[9]
Hacim düzeltmesi: Gerçek moleküller, başka moleküller tarafından işgal edilemeyecek bir hacme sahiptir. mol gazın dışarıda bıraktığı “dışlanan hacim” ile gösterilmekte; dolayısıyla moleküllerin serbestçe hareket edebildiği etkin hacim olmaktadır. Parametre , mol başına dışlanan hacmi temsil etmekte ve büyük moleküllerde daha yüksek değerler almaktadır.
Basınç düzeltmesi: Gaz fazındaki bir molekül, konteynerin duvarına çarpmadan önce çevresindeki moleküllerin çekici kuvvetine maruz kalmakta; bu durum ölçülen basıncı azaltmaktadır. Van der Waals, gerçek basıncı ideal basınçtan ayıran bu terimi şeklinde formüle etmiştir; burada katsayısı çekici kuvvetlerin büyüklüğünü yansıtmaktadır.
Tüm bu düzeltmeler bir araya getirildiğinde:
Bir mol gaz için molar hacim cinsinden:
Parametre , moleküller arası çekici kuvvetlerin etkisini; ise moleküllerin sonlu hacmini temsil etmektedir.[10] Bazı gazlar için bu sabitler şöyledir:
| Gaz | ||
|---|---|---|
| 0,034 | 0,0237 | |
| 0,244 | 0,0266 | |
| 1,390 | 0,0391 | |
| 1,360 | 0,0318 | |
| 3,590 | 0,0427 | |
| 4,170 | 0,0371 | |
| 5,460 | 0,0305 |
Tabloda görüldüğü üzere, değerinin artması moleküller arası çekimi güçlendirmekte; buna bağlı olarak maddenin sıvılaşma kolaylığı da artmaktadır. ve ’nun yüksek değerleri, güçlü dipol-dipol etkileşimleri ve hidrojen bağlarıyla doğrudan ilişkilidir.[11]
2.4 Yüksek ve Düşük Basınçlarda Van der Waals Denkleminin Davranışı
Van der Waals denklemi basınç koşullarına göre farklı sınır ifadelere dönüşmektedir.
Çok düşük basınçlarda (): ve terimleri ihmal edilebilir düzeye düşmekte, denklem biçimine indirgemektedir.
Düşük basınçlarda (, küçük ama anlamlı): Çekici kuvvetlerin etkisi baskın olduğundan , yani olmaktadır.[12]
Yüksek basınçlarda (, artık ihmal edilemez):
Bu koşulda olup, gaz ideal tahmininden daha büyük bir hacim kapsamaktadır.[13]
2.5 Kritik Nokta ve Karşılıklı Durumlar İlkesi
Van der Waals denklemi, her madde için bir kritik nokta öngörmektedir. Kritik noktada (, , ) izoterm eğrisinin hem birinci hem de ikinci türevinin sıfır olması koşulundan:
bağıntıları elde edilmektedir. Bu eşitlikler, ve sabitlerinin deneysel kritik büyüklüklerden hesaplanmasına olanak tanımaktadır.[14]
Van der Waals, 1913’te geliştirdiği karşılıklı durumlar ilkesini öne sürmüştür. Buna göre tüm maddeler, indirgenmiş değişkenler olan ve üzerinden ifade edildiğinde evrensel bir ilişkisine uymaktadır.[15] Bu ilke, madde bağımsız genelleştirilmiş sıkışabilirlik grafiklerinin oluşturulmasını mümkün kılmaktadır. ya da koşullarında olduğu, yani gazın ideal davranışa yaklaştığı gözlemlenmektedir.[16]
2.6 Viriyal Denklem ve Mikroskobik Temel
Gerçek gaz davranışını istatistiksel mekanik zeminden ele alan viriyal denklem, sıkışabilirlik faktörünü yoğunluk cinsinden bir kuvvet serisi olarak ifade etmektedir:
Burada , , gibi katsayılar viriyal katsayılar olarak adlandırılmakta ve yalnızca sıcaklığın fonksiyonlarıdır.[17] İkinci viriyal katsayı , iki molekül arasındaki çift-cisim etkileşimini; üçüncü katsayı ise üç-cisim karşılıklı etkileşimini yansıtmaktadır. Pratikte denklem üçüncü terimden sonra kesilmektedir; zira daha yüksek mertebeli etkileşimler nadirdir.
Van der Waals parametreleriyle viriyal katsayılar arasında doğrudan bir ilişki kurulabilmektedir:
düşük olduğunda çekici kuvvetler baskın () olmakta; yükseldikçe artmakta ve Boyle sıcaklığında koşulu gerçekleşmektedir.[18]
2.7 Lennard-Jones Potansiyeli ve Moleküler Dinamik Simülasyonları
Mikroskobik düzeyde iki molekülün etkileşim enerjisi, Lennard-Jones (LJ) potansiyeli ile modellenmektedir:
Burada potansiyel çukurunun derinliği (çekici etkileşimin maksimum büyüklüğü), etkileşim enerjisinin sıfırlandığı moleküler çap ve iki molekül arasındaki uzaklıktır.[19] terimi, Pauli dışlama ilkesinden kaynaklanan kısa menzilli itmeleşmeyi; terimi ise London dispersiyon kuvvetlerinden kaynaklanan uzun menzilli çekimi temsil etmektedir.
Bu potansiyel, van der Waals denklemindeki ve sabitleriyle doğrudan ilişkilidir: büyüklüğü sabitinin, büyüklüğü ise sabitinin moleküler düzeydeki karşılığıdır. Günümüz moleküler dinamik simülasyonları, LJ potansiyelini kullanarak gaz karışımlarının pVT ilişkilerini deneysel ölçümlerle yüksek uyum içinde yeniden üretebilmektedir.[20]
2.8 Van der Waals’ın Ardından Geliştirilen Durum Denklemleri
Van der Waals denkleminin keşfettiği ve 1900’lerin başından itibaren standart kabul edilen bu çerçeve, bugüne kadar yüzlerce türev denkleme ilham vermiştir.[21]
Redlich-Kwong (RK, 1949): İtici terimi değiştirmeksizin çekici terimi sıcaklığa bağlı kılarak doğruluğu önemli ölçüde artırmıştır.
Soave-Redlich-Kwong (SRK, 1972): Pitzer’in asentrik faktörü ’yı denklemin fonksiyonuna dahil etmiş; polar bileşikler de dahil olmak üzere buhar-sıvı dengesini daha gerçekçi biçimde betimleyebilmiştir.
Peng-Robinson (PR, 1976): Sıvı yoğunluklarını önceki kübik denklemlere kıyasla daha doğru yansıtmak amacıyla tasarlanmış olan bu denklem, kritik noktaya yakın bölgedeki davranışı iyileştirmiştir. Saf bileşikler için 220’den fazla modifikasyona uğramış; petrol ve gaz endüstrisindeki süreç simülasyonlarında fiilî standart haline gelmiştir.[22]
Peng-Robinson denklemi şu biçimdedir:
SAFT (İstatistiksel Çağrışım Akışkan Teorisi): Polimer ve güçlü çağrışımlı sıvılar için Wertheim’ın pertürbasyon teorisine dayanan SAFT tipi denklemler, özellikle elektronik-kimyasal mühendislik ve biyomedikal uygulamalarda üstünlük sağlamaktadır.[23]
Kontogeorgis ve ark. tarafından 2018’de yayımlanan kapsamlı bir değerlendirmede, mevcut hiçbir denklemin tüm bileşenler ve koşullar için evrensel geçerliliğe sahip olmadığı; çalışma koşullarına, bileşenin polarlığına ve istenen doğruluğa göre farklı denklem seçiminin zorunlu olduğu vurgulanmaktadır.[24] Bu durum, hem teorik hem de uygulamalı termodinamik araştırmaların canlılığını koruduğuna işaret etmektedir.
2.9 Güncel Araştırma Bulguları
Moleküler dinamik ile sıkışabilirlik katsayısı: AIP Advances dergisinde yayımlanan bir çalışmada, doğal gaz karışımlarının sıkışabilirlik katsayısını belirlemek için Lennard-Jones potansiyeline dayalı moleküler dinamik simülasyonlarının, 165 deneysel veri noktası üzerinden klasik durum denklemlerine kıyasla daha düşük hata ürettiği gösterilmiştir. Metan içeriği %90’ı aşan karışımlarda bu yöntemin üstünlüğü belirgin biçimde ortaya konulmuştur.[25]
Peng-Robinson denkleminin genişletilmesi: 2024 yılında Journal of Chemical & Engineering Data’da ve Fluid Phase Equilibria’da yayımlanan çalışmalar, PR denkleminin su-tuz-hidrokarbon üçlü sistemlerine uygulanmasını ele almaktadır. Teorik açıdan gerekçelendirilmiş uzantıların, saf hidrokarbon sistemleri için tasarlanmış özgün modelin yetki alanı dışına çıkılmasını mümkün kıldığı gösterilmiştir.[26]
Yoğunluk Gradyanı Teorisi ve yüzey gerilimi: PMC’de 2024 yılında yayımlanan araştırmada, PR denklemi ile Yoğunluk Gradyanı Teorisi birleştirilerek n-alkanların yüzey gerilimi geniş bir sıcaklık aralığında tahmin edilmiştir. Önerilen evrensel etki parametresi korelasyonunun, metandan eikosana kadar uzanan alkan serisini başarıyla kapsadığı bildirilmiştir.[27]
Van der Waals denkleminin teorik yeniden değerlendirmesi: Industrial & Engineering Chemistry Research dergisinde yayımlanan çalışmada, kübik durum denklemlerinin sınırlılıklarının iki-parametre yoğunluk bağımlılığından kaynaklandığı ve vdW itici terimi ile genelleştirilmiş çekici terim birleştirildiğinde, RK-PR denkleminin üç-parametreli fonksiyonellikler arasında en üstün performansı sergilediği sonucuna varılmıştır.[28]
3. Kavramsal Analiz
3.1 Nizam, Gaye ve Sanat Analizi
Van der Waals denkleminin fiziğe kazandırdığı kavramsal çerçeve incelendiğinde, iki son derece farklı fiziksel gerçekliğin—çekici etkileşimler ve sonlu moleküler hacim—matematiksel açıdan zarif bir dengeyle bir araya getirildiği görülmektedir. Yalnızca iki parametrenin ( ve ) hesaba katılmasıyla gaz-sıvı fazının doğal çıktı olarak ortaya çıkması, özellikle dikkat çekicidir.
Bu bağlamda dikkat çekici bir nokta, kritik noktanın özel konumudur. Gerçek maddelerde kritik nokta, en küçük sıkışabilirlik katsayısının oluştuğu tek bir termodinamik konumdur: ve . Bu noktada gaz ve sıvı fazları birbirinden ayırt edilemez hâle gelmektedir.[29] Van der Waals denkleminin öngördüğü kritik sıkışabilirlik faktörü iken gerçek gazlarda bu değer genellikle 0,24–0,30 arasında gözlemlenmektedir; bu sapma, moleküler etkileşimlerin modelde tam olarak temsil edilemediğini ortaya koymaktadır.
Öte yandan Lennard-Jones potansiyelinin ile üslerinin bileşimi düşündürücü bir denge sergilemektedir. terimi katı bir kısa menzilli itmeyi, ise uzun menzilli çekimi temsil etmektedir. Bu iki zıt kuvvetin belirli bir mesafede dengelendiği konumda potansiyel bir minimum oluşmakta; bu minimum, gaz-sıvı-katı arasındaki geçiş sıcaklıklarını dolaylı biçimde belirlemektedir. Her madde için bu dengenin hem nicel hem de nitel olarak özgün biçimde kurulmuş olması, son derece özgül bir konfigürasyona işaret etmektedir.
Karşılıklı durumlar ilkesi ise farklı maddeler arasındaki bu ortaklığın derinliğine işaret etmektedir: argon, azot, oksijen, karbondioksit ve metan gibi köken, yapı ve ağırlık bakımından birbirinden tamamen farklı moleküller, indirgenmiş değişkenler kullanıldığında neredeyse özdeş bir eğrisi çizmektedir.[30] Bu ortaklığın tek bir matematiksel çerçeve içinde kendiliğinden ortaya çıkıyor olması, araştırmacıların dikkatini çekmeye devam etmektedir.
3.2 İndirgemeci ve Materyalist Safsataların Eleştirisi
Gaz davranışını inceleyen standart kaynaklarda sıkça rastlanan bir anlatım biçimi şöyledir: “Moleküller yüksek basınçta daha az yer bulmaktadır, dolayısıyla gaz basıncını artırmaktadır” ya da “Çekici kuvvetler gazın yoğunlaşmasına karar verir.” Bu ifadelerde yanlış bir fail atfı yapılmaktadır: bir denklem ya da kuvveti tanımlayan parametre, fiziksel olayın açıklayıcısı değil betimleyicisidir.
koşulunu bir örnekle ele alalım. Geleneksel anlatım, çekici kuvvetlerin basıncı azalttığını söylemektedir. Ancak bu ifade yanlış değil; yetersizdir. Gerçekte olan şudur: moleküllerin konteynerin cidarına çarpmadan önce komşularıyla etkileşimde bulundukları koşulda, ölçülen basınç ideal hesaplamadan küçük kalmaktadır. “Çekici kuvvet basıncı azalttı” ifadesi bir olayı adlandırmaktadır; nedensellik zincirini tam olarak ortaya koymamaktadır.
Benzer biçimde “Van der Waals sabiti , moleküller arası çekimi ölçer” cümlesi de yanıltıcı bir kesinlik taşıyabilir. Parametre , gerçekte iki sıvılaştırılmış gaz arasındaki iç enerji değişiminden yararlanılarak ampirik olarak belirlenmektedir; sonradan teorik bir yorumla moleküler etkileşimlerle ilişkilendirilmektedir. Viriyal katsayı ’nin LJ potansiyeli üzerinden hesaplanması ise moleküler çift-cisim etkileşimini betimlemekte, ancak çok-cisim korelasyonlarını yeterince yansıtamamaktadır. Bu sınırlılık, hiçbir kübik durum denkleminin bütün madde türlerine evrensel biçimde uygulanamamasının temel nedenidir.[31]
Buradaki epistemik nokta şudur: bir yasanın ya da modelin bir olayı tahmin etmesi, o olayın ortaya çıkmasını o yasa sayesinde gerçekleştiği anlamına gelmemektedir. Denklemler, gözlemlenen gerçekliğin matematiksel soyutlamalarıdır; fiziksel süreçlerin kendisi değildir.
3.3 Hammadde ve Sanat Ayrımı Analizi
İdeal gaz modeli ile gerçek gaz davranışı arasındaki fark, hammadde-sanat ayrımını somut biçimde gösteren bir bağlam sunmaktadır. İdeal modelde moleküller birbirinden yalıtık, belirli bir özelliği olmayan noktasal kütlelerdir; ancak gerçek gaz davranışı, aynı moleküllerin birbirleriyle etkileşime girdiği koşulda bu ilkel tanımlamada bulunmayan yeni özelliklerin ortaya çıktığını göstermektedir.
molekülünü ele alalım. Karbon atomu tek başına ve ile tanımlanabilecek bir ideal parçacıktır. Oksijen atomu için de aynı durum geçerlidir. Ancak bir molekülü oluştuğunda ve bu moleküller bir yoğunlukta bir araya geldiğinde:
- Yüksek değeri () ortaya çıkmakta, yani moleküller arası çekici etkileşim belirginleşmektedir
- K kritik sıcaklığı ve atm kritik basıncı oluşmaktadır
- İdeal tahminlerden belirgin biçimde ayrılan bir eğrisi meydana gelmektedir
Bu nitelikler tek başına karbon ya da oksijen atomlarında bulunmamaktadır. Ayrıca ’nin gaz, sıvı ve katı arasında geçiş yapabilmesi, kritik noktada faz sınırlarının eriyebilmesi ve 5,1 atm üzerinde katıdan doğrudan gaza dönüşebilmesi (yüceltme), yalnızca yeterli sıcaklık ve basınç koşullarında tertip edilen bir popülasyonu için söz konusu olmaktadır.
Su () bu bağlamda daha da çarpıcı bir örnek oluşturmaktadır. değeriyle su, tablodaki en yüksek çekime sahip maddeler arasındadır. Dolayısıyla suyun özgün yüksek kaynama noktası, yüksek ısı kapasitesi ve üstün çözücü özellikleri; atom düzeyinde bakıldığında bir hidrojen ve yarım oksijende bulunmayan niteliklerdir. Bu özellikler, hidrojen atomları ile oksijen atomlarının belli bir geometri ve elektron dağılımıyla bir araya gelmesiyle “inşa edilen” bütünün özellikleridir. Parçaların toplamından beklenenden fazlasının meydana geldiğini gösteren bu tablo, indirgemeci yaklaşımın yetersizliğini somut biçimde sergilemektedir.
4. Sonuç
Gerçek gaz fiziği, basit bir ampirik düzeltme meselesinin ötesinde son derece verimli bir inceleme alanı sunmaktadır. Van der Waals denkleminin temel katkısı, gaz-sıvı geçişinin yalnızca iki parametreyle betimlenebileceğini, kritik noktanın bu iki parametreden türetilebileceğini ve karşılıklı durumlar ilkesinin evrensel geçerliliğe sahip olduğunu gösteren çerçevedir.
Araştırmalar, bu temelin üzerine üç büyük sorumluluğu doğrulayarak inşa edilmiş bir bina gibi yükselmektedir: moleküler hacim gerçekliği, moleküller arası etkileşim gerçekliği ve makroskopik ortaya çıkış (emergence). İdeal modelde var olmayan gaz-sıvı fazı, kritik nokta, viriyal katsayıların sıcaklık bağımlılığı ve Boyle sıcaklığı gibi olgular, yalnızca belirli bir biçimde tertip edilmiş moleküler kolektifin özellikleriyken, bileşen atomların özellikleri değildir.
Günümüz termodinamindiğinde mevcut hiçbir durum denkleminin tüm koşulları ve madde türlerini kapsayamadığının bildirilmesi, maddenin bu kolektif özelliklerinin tam anlamıyla kavranmadığını göstermektedir.[32] Lennard-Jones potansiyelinin üslerinin neden tam olarak 12 ve 6 olduğu, viriyal katsayıların sıcaklık bağımlılığının mikroskobik kökeninin hangi derinliğe kadar anlaşılabildiği ve kritik noktanın evrensel skalınması soruları, aktif araştırma gündeminde kalmaya devam etmektedir.
Deliller ışığında, gerçek gaz davranışının hem çarpıcı düzenliliğini hem de tam olarak anlaşılamayan derinliğini bir arada gösteren bu tablonun nihai olarak nasıl yorumlanacağı, okuyucunun kendi aklına ve vicdanına bırakılmaktadır.
Kaynakça
- ↑ Atkins, P., & de Paula, J. (2010). Physical Chemistry (9th ed.). Oxford University Press.
- ↑ Van der Waals, J. D. (1910). Nobel Lecture: The equation of state for gases and liquids. Nobel Foundation. https://www.nobelprize.org/prizes/physics/1910/waals/lecture/
- ↑ Atkins, P., & de Paula, J. (2010). Physical Chemistry (9th ed.). Oxford University Press.
- ↑ Vaia. (2022). MCAT General Chemistry Review 2023-2024: Real vs. ideal gases. https://www.vaia.com/en-us/textbooks/chemistry/
- ↑ Vaia. (2022). MCAT General Chemistry Review 2023-2024: Real vs. ideal gases. https://www.vaia.com/en-us/textbooks/chemistry/
- ↑ Mukherjee, N. (2021). Gas compressibility factor Z: Ideal gas vs. real gas. LinkedIn. https://www.linkedin.com/pulse/gas-compressibility-factor-z-ideal-vs-real-nikhilesh-mukherjee
- ↑ Mukherjee, N. (2021). Gas compressibility factor Z: Ideal gas vs. real gas. LinkedIn. https://www.linkedin.com/pulse/gas-compressibility-factor-z-ideal-vs-real-nikhilesh-mukherjee
- ↑ Fleming, P. E. (2024). Physical Chemistry (2nd ed.). LibreTexts. https://chem.libretexts.org/Bookshelves/Physical_and_Theoretical_Chemistry_Textbook_Maps/Physical_Chemistry_(Fleming)/02:_Gases/2.07:_Real_Gases
- ↑ Purdue University. (2024). Deviations from ideal gas law behavior. Chem Ed. https://chemed.chem.purdue.edu/genchem/topicreview/bp/ch4/deviation5.html
- ↑ Purdue University. (2024). Deviations from ideal gas law behavior. Chem Ed. https://chemed.chem.purdue.edu/genchem/topicreview/bp/ch4/deviation5.html
- ↑ Vaia. (2022). MCAT General Chemistry Review 2023-2024: Real vs. ideal gases. https://www.vaia.com/en-us/textbooks/chemistry/
- ↑ ADI Chemistry. (2024). Real gases: Deviation from ideal gas behaviour and van der Waals equation. http://www.adichemistry.com/physical/gaseous/deviation/van-der-waals-equation.html
- ↑ ADI Chemistry. (2024). Real gases: Deviation from ideal gas behaviour and van der Waals equation. http://www.adichemistry.com/physical/gaseous/deviation/van-der-waals-equation.html
- ↑ Van der Waals, J. D. (1910). Nobel Lecture: The equation of state for gases and liquids. Nobel Foundation. https://www.nobelprize.org/prizes/physics/1910/waals/lecture/
- ↑ Fleming, P. E. (2024). Physical Chemistry (2nd ed.). LibreTexts. https://chem.libretexts.org/Bookshelves/Physical_and_Theoretical_Chemistry_Textbook_Maps/Physical_Chemistry_(Fleming)/02:_Gases/2.07:_Real_Gases
- ↑ BC Campus. (2022). Real gas and compressibility factor. Introduction to Engineering Thermodynamics. https://pressbooks.bccampus.ca/thermo1/chapter/3-2-real-gas-and-compressibility-factor/
- ↑ Fleming, P. E. (2024). Physical Chemistry (2nd ed.). LibreTexts. https://chem.libretexts.org/Bookshelves/Physical_and_Theoretical_Chemistry_Textbook_Maps/Physical_Chemistry_(Fleming)/02:_Gases/2.07:_Real_Gases
- ↑ ADI Chemistry. (2024). Real gases: Deviation from ideal gas behaviour and van der Waals equation. http://www.adichemistry.com/physical/gaseous/deviation/van-der-waals-equation.html
- ↑ Wikibooks. (2024). Molecular simulation: The Lennard-Jones potential. https://en.wikibooks.org/wiki/Molecular_Simulation/The_Lennard-Jones_Potential
- ↑ Khotiaintsev, M., & Kazantsev, A. (2019). Compressibility factor of natural gas determination by means of molecular dynamics simulations. AIP Advances, 9, 055108. https://doi.org/10.1063/1.5091032
- ↑ Cismondi, M., & Mollerup, J. (2005). Development and application of a three-parameter RK-PR equation of state. Industrial & Engineering Chemistry Research, 44(12), 4423–4428. https://pubs.acs.org/doi/10.1021/acs.jced.9b00264
- ↑ Cismondi, M., & Mollerup, J. (2005). Development and application of a three-parameter RK-PR equation of state. Industrial & Engineering Chemistry Research, 44(12), 4423–4428. https://pubs.acs.org/doi/10.1021/acs.jced.9b00264
- ↑ Kontogeorgis, G. M., Privat, R., & Jaubert, J.-N. (2018). Taking another look at the van der Waals equation of state—almost 150 years later. Industrial & Engineering Chemistry Research, 58(38), 17807–17832.
- ↑ Kontogeorgis, G. M., Privat, R., & Jaubert, J.-N. (2018). Taking another look at the van der Waals equation of state—almost 150 years later. Industrial & Engineering Chemistry Research, 58(38), 17807–17832.
- ↑ Khotiaintsev, M., & Kazantsev, A. (2019). Compressibility factor of natural gas determination by means of molecular dynamics simulations. AIP Advances, 9, 055108. https://doi.org/10.1063/1.5091032
- ↑ Novak, N., Kontogeorgis, G. M., Castier, M., & Economou, I. G. (2024). Theoretical considerations on single and mixed solvent electrolyte solutions. Fluid Phase Equilibria, 576, 113924. https://doi.org/10.1016/j.fluid.2023.113924
- ↑ Cachadiña, I., Mulero, Á., & Villamañán, M. A. (2024). A new general correlation for the influence parameter in density gradient theory and Peng–Robinson equation of state for n-alkanes. PMC (Molecules). https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC11643655/
- ↑ Cismondi, M., & Mollerup, J. (2005). Development and application of a three-parameter RK-PR equation of state. Industrial & Engineering Chemistry Research, 44(12), 4423–4428. https://pubs.acs.org/doi/10.1021/acs.jced.9b00264
- ↑ BC Campus. (2022). Real gas and compressibility factor. Introduction to Engineering Thermodynamics. https://pressbooks.bccampus.ca/thermo1/chapter/3-2-real-gas-and-compressibility-factor/
- ↑ Fleming, P. E. (2024). Physical Chemistry (2nd ed.). LibreTexts. https://chem.libretexts.org/Bookshelves/Physical_and_Theoretical_Chemistry_Textbook_Maps/Physical_Chemistry_(Fleming)/02:_Gases/2.07:_Real_Gases
- ↑ Kontogeorgis, G. M., Privat, R., & Jaubert, J.-N. (2018). Taking another look at the van der Waals equation of state—almost 150 years later. Industrial & Engineering Chemistry Research, 58(38), 17807–17832.
- ↑ Kontogeorgis, G. M., Privat, R., & Jaubert, J.-N. (2018). Taking another look at the van der Waals equation of state—almost 150 years later. Industrial & Engineering Chemistry Research, 58(38), 17807–17832.