Menüyü değiştir
Toggle preferences menu
Kişisel menüyü aç / kapat
Oturum açık değil
Your IP address will be publicly visible if you make any edits.

Sı Birim Sistemi

Teradigma sitesinden
17.16, 8 Eylül 2026 tarihinde TikipediBot (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 1661 numaralı sürüm (Makale yüklendi.)
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)

Uzunluk, Kütle ve Zaman Standartlarında SI Birim Sistemi: Fiziksel Artefaktlardan Evrensel Sabitlere


SI’nın (Système International d’Unités) yedi temel biriminden üçü — uzunluk için metre, kütle için kilogram ve zaman için saniye — on dokuzuncu yüzyıldan yirminci yüzyılın sonuna kadar fiziksel nesnelere ya da astronomik olaylara dayalı olarak tanımlandı. 2019 yılında gerçekleştirilen köklü revizyonla bu üç birim, değişmez evrensel fizik sabitleri üzerinden yeniden çerçevelendi. Bu dönüşüm, yalnızca teknik bir güncelleme değil; ölçüm biliminin temellerini meşrulaştırdığı zeminin nitelik bakımından değişmesidir. Metre artık bir metal çubuğun uzunluğuna, kilogram platinyum-iridyum bir silindirin kütlesine, saniye Dünya’nın dönüşüne atıf yapmamaktadır. Bunların yerine ışığın boşluktaki hızı (c), Planck sabiti (h) ve sezyum-133 atomunun hiperfine geçiş frekansı (ΔνCs) birimler için değişmez temel olarak belirlendi.[1]


1. Bilimsel Açıklama ve Güncel Bulgular

1.1 Saniye: Atomik Frekansın Kronometresi

Saniyenin bugünkü tanımı, 1967’de 13. Ağırlıklar ve Ölçüler Genel Konferansı (CGPM) tarafından kabul edildi ve şu ifadeyle resmileşti: Saniye, sezyum-133 atomunun temel durumunun iki hiperfine enerji düzeyi arasındaki geçişe karşılık gelen radyasyonun tam 9.192.631.770 periyodunun süresidir.[2] 2019 revizyonuyla bu tanımın ifadesi güncellendi; ΔνCs “sabit bir sayısal değer” olarak biçimselleştirildi:

ΔνCs=9,192,631,770 Hz

Bu geçişin fiziksel temeli, sezyum-133 atomunun tek valans elektronunun ([Xe]6s1) nükleer spin (I=7/2) ile elektron spinin (S=1/2) paralel ya da antiparalel düzenlenmesinden kaynaklanan iki altseviye arasındaki enerji farkıdır. F=4 ile F=3 altseviyelerinin arasındaki enerji farkı ΔE=hΔνCs ile hesaplanır. Sezyum bu geçiş için tercih edilmesinin nedenleri arasında hiperfine frekansının diğer alkali metallere göre yüksek olması (rubidyum 6,8 GHz, hidrojen 1,4 GHz), sezyum atomunun görece ağır olmasından kaynaklanan yavaş termal hız ve bu sayede sürükleme kayıplarının sınırlandırılması sayılabilir.[3]

Modern sezgum frekans standartları, sözde “sezyum çeşmesi” (Cs fountain clock) tekniğiyle çalışır: Lazerle soğutulan atom bulutu, yerçekimine karşı yukarı doğru fırlatılır ve serbest düşüş yolculuğu sırasında mikrodalga bölgesiyle etkileşime girer. NIST-F2 (2013) ve PTB-CS2 gibi birincil standartlar, 1016 göreli belirsizlik düzeyine ulaşmıştır; bu da saatin 300 milyon yılda bir saniyeden az sapması anlamına gelir.[4]

Öte yandan optik saatler, sezyum saatlerinin ötesine geçme potansiyelini 2010’lu yıllardan itibaren somut biçimde ortaya koymuştur. Bu saatler, lazerle uyarılan iyonları veya ızgara içine hapsolmuş atomları referans alır ve çalışma frekansları mikrodalga bölgesinin yaklaşık 105 katı olan optik frekans bölgesindedir (~1015 Hz). Elde edilen sistematik belirsizlik 1018 düzeyine inmiş olup mevcut sezyum saatlerinin 100 katı doğruluk anlamına gelmektedir.[5] 2025 yılında Physical Review Letters’da yayımlanan bir çalışmada, iyon kristali saati 115In+- 172Yb+ çiftiyle 2,5×1018 sistematik belirsizlik elde edildi.[6] Bu gelişmeler, saniyenin ilerleyen yıllarda optik bir standart üzerinden yeniden tanımlanacağına işaret etmekte olup uluslararası metroloji camiası 2030 civarında bu geçişi hedeflemektedir.[7]

1.2 Metre: Işık Hızının Bir Kesri

Metrenin tarihsel seyri, evrensel sabitlere yönelik kavrayışın nasıl derinleştiğini somutlaştırır. İlk resmi tanım (1791), Fransa meridyeni üzerinde Kuzey Kutbu-Ekvator mesafesinin on milyonda biri olarak belirlendi. 1889’da bu anlayışın yerini platin-iridyum bir prototip çubuk aldı. 1960’ta kriptonu-86’nın belirli bir spektral çizgisinin 1.650.763,73 dalgaboyu olarak yeniden tanımlandı. 1983’te ise mevcut tanım benimsendi: Metre, ışığın boşlukta 1/299.792.458 saniyede kat ettiği mesafedir. Bunun eşdeğeri olarak c’ye tam sayısal değer atandı:

c=299,792,458 ms1

Bu tanım, ışığın hızının yalnızca ölçülerek değil, tanımlanarak sabitlendiği anlamına gelir. Önceden metre, fiziksel bir nesne tarafından belirliyordu; artık saniye biriminin doğruluğu ile birlikte metre de dolaylı biçimde ΔνCs’ye dayanmaktadır. 2019 revizyonunda metrenin ifadesi yeniden düzenlendi:

Metre, sembolü m, uzunluğun SI birimidir. Işığın boşluktaki hızı

c

’nin,

ms1

biriminde ifade edildiğinde sayısal değeri 299.792.458 olacak şekilde alınmasıyla tanımlanır; burada saniye, sezyum frekansı

ΔνCs

cinsinden tanımlanmaktadır.[8]

Metrenin pratik gerçekleştirilmesi iki yoldan sağlanır: (1) Uçuş süresi yöntemi — ışık darbesi belirli bir mesafeyi kat ederken geçen süre ölçülür ve l=ct kullanılır; (2) İnterferometri — belirli lazer çizgilerinin dalgaboyları, λ=c/ν bağıntısı aracılığıyla uzunlukla ilişkilendirilir. BIPM tarafından yönetilen pratik gerçekleştirme kılavuzu (mise en pratique), iyot stabilize He-Ne lazer ve diğer optik standartları içermektedir.[9]

1.3 Kilogram: Planck Sabitinin Madde Karşılığı

Kilogram, 2019 öncesinde tüm temel birimler arasında fiziksel bir artefakta dayanan tek birimdi. Paris yakınlarındaki BIPM kasasında saklanan platin-iridyum silindir — “Le Grand K” — kilogramı tanımlıyordu; bu nesnenin kütlesi tanım gereği tam olarak 1 kg’dı ve sıfır belirsizlik taşıyordu. Ancak her kırk yılda bir gerçekleştirilen ulusal kopya karşılaştırmaları, prototip ile kopyalar arasında 20μg düzeyinde bir sapmanın birikitiğini ortaya koydu; bu sapmada hava absorbsiyonu, yüzey kirlenmesi ve mekanik işlemden kaynaklanan mikroskobik kütlesel değişimlerin rol oynadığı belirlendi.[10] 2019’dan itibaren kilogram, Planck sabitinin tam değeri üzerinden tanımlandı:

h=6.62607015×1034 Js=6.62607015×1034 kgm2s1

Bu ifadeyi kilogram için tersine çevirmek mümkündür. h’nin birimi kgm2s1 olduğundan, kilogram şu bağıntıyla ifade edilebilir:

1 kg=h6.62607015×1034m2s

Burada metre ve saniye, sırasıyla c ve ΔνCs cinsinden tanımlı olduğundan, kilogram da nihayetinde üç değişmez fizik sabitine dayanmaktadır.[11]

Kilogramın yeni tanım kapsamında gerçekleştirilmesi esas itibarıyla iki yöntemle yapılmaktadır:

Kibble Dengesi (Watt Dengesi): Elektromanyetik kuvveti mekanik kuvvetle dengeleyen bu düzenek, Planck sabitini Josephson etkisi ve Kuantum Hall etkisi üzerinden kütleyle ilişkilendirir. Hız fazı ve kuvvet fazı olarak iki ayrı ölçüm basamağından oluşur; teorik denklem:

mgv=hf1f24

biçiminde yazılabilir; burada m ölçülecek kütle, g yerçekimi ivmesi, v bobinin hızı, f1 ve f2 ise voltaj ve direncin ölçümünde kullanılan Josephson frekanslarıdır. Günümüzde NIST, BIPM, METAS ve NRC gibi ulusal metroloji enstitülerinin Kibble dengeleri 2×108 göreli belirsizlik düzeyine ulaşmaktadır.[12]

Avogadro / Silisyum Küre Yöntemi: Yüksek saflıkta 28Si izotopundan oluşturulmuş küresel kristal numunede atom sayısı sayılır; Avogadro sabiti (NA) ve Planck sabiti arasındaki bağıntı kullanılarak kilogram gerçekleştirilir. 2024 yılında BIPM koordinasyonuyla yürütülen CCM.M-K8 karşılaştırma ölçümlerine (kilogram gerçekleştirme üçüncü anahtar karşılaştırması) dört ayrı Kibble dengesi katıldı.[13]

NIST ayrıca 2024’te “tabletop Kibble balance” (masaüstü Kibble dengesi) projesinin ikinci nesil cihazını (KIBB-g2.0) ABD Ordusu’na teslim etti; bu cihaz 1 mg – 20 g aralığındaki kütleleri doğrudan ASTM Sınıf 3 belirsizliklerinde gerçekleştirebilmektedir.[14] Bu gelişme, birincil kütle standardının büyük ulusal laboratuvarların dışına çıkarak taşınabilir hâle geldiğini ortaya koymaktadır.

1.4 Tanımlayıcı Sabitler ve Birimlerin Birbirine Bağımlılığı

SI’nın 2019 revizyonuyla kurulan yapıda yedi tanımlayıcı sabit belirlenmiş; bu sabitler tablo halinde şöyle özetlenebilir:

Sabit Sembol Tam sayısal değer Birincil bağlantı
Sezyum hiperfine frekansı ΔνCs 9.192.631.770 Hz Saniye
Işık hızı c 299.792.458 m/s Metre
Planck sabiti h 6.62607015×1034 J·s Kilogram
Temel yük e 1.602176634×1019 C Amper
Boltzmann sabiti k 1.380649×1023 J/K Kelvin
Avogadro sabiti NA 6.02214076×1023 mol⁻¹ Mol
Işımsal etkinlik Kcd 683 lm/W Kandela

Bu yapıda kilogram, metre ve saniye tamamen birbirine bağımlıdır; kilogramın tanımı h’nin birimine (kgm2s1) dayanmakta, metre c ve saniye aracılığıyla, saniye de doğrudan ΔνCs aracılığıyla tanımlanmaktadır.[15] Böylece tüm SI birimleri, matematiksel olarak hem birbirleriyle hem de evrensel fizik sabitleriyle tutarlı bir ağ oluşturmaktadır.

1.5 Güncel Araştırmalardan Bulgular

Optik saat ağları ve saniyenin yeniden tanımlanması: 2025 yılında Optica dergisinde yayımlanan geniş kapsamlı bir çalışma, on farklı optik saatin kırk sekiz eşzamanlı karşılaştırmasından elde edilen sonuçları sundu. Bu karşılaştırmaların dördü ilk kez gerçekleştirildi; elde edilen sonuçlar, optik saatlerin uluslararası ölçekte güvenilir biçimde karşılaştırılabilmesi için kritik veri sağladı ve saniyenin optik tanımına geçiş yolunu açık bıraktı.[16]

Kibble dengesi araştırmaları: BIPM 2024-2025 Yıllık Raporu’na göre, BIPM’in kendi Kibble dengesi 2019’dan 2024’e kadar kilogram gerçekleştirmenin üç anahtar karşılaştırmasına katıldı. 2025 Kibble Dengesi Teknik Toplantısı, 60’ın üzerinde uzmanı bir araya getirdi; yeni nesil kompakt ve taşınabilir Kibble dengelerinin metrolojik altyapıya entegrasyonu tartışıldı.[17]

Temel sabitlerin değişmezliği: Living Reviews in Relativity dergisinde 2025’te yayımlanan kapsamlı bir derleme, ince yapı sabiti α ve diğer temel sabitlerin hem Güneş Sistemi ölçeğinde hem de kozmolojik zaman skalasında değişmezliğini test eden deneysel çalışmaları derledi. Sonuçlar, tüm hassas ölçüm tekniklerinin herhangi bir değişkenlik kanıtına ulaşamadığını, bunun da SI’nın temelini oluşturan sabit değerlerin gerçekten evrensel olduğunu desteklediğini ortaya koydu.[18]


2. Kavramsal Analiz

2.1 Nizam, Gaye ve Sanat Analizi

Uzunluk, kütle ve zaman gibi birbirinden bağımsız görünen fiziksel büyüklüklerin, birkaç evrensel sabit aracılığıyla tek bir tutarlı sisteme bağlanabilmesi dikkat çekicidir. c, h ve ΔνCs sabitleri, fiziğin birbirinden farklı kuramsal katmanlarına — özel görelilik, kuantum mekaniği ve atomik spektroskopi — aittir; ancak bu sabitler arasındaki matematiksel ilişki, birimlerin tanımlanmasına yetecek bir iç tutarlılıkla tertip edilmiş durumdadır.

Özellikle Planck sabitinin boyutunun ([Js]=[kgm2s1]) tam olarak kilogram, metre ve saniyeyi birleştiriyor olması; ışık hızının metre ile saniyelik zaman ölçümünü bağlayan bağıntı olarak çalışması; sezyum atomunun hiperfine frekansının ise bu tüm yapının “saat darbesi” işlevi görmesi — bu üç unsurun birbiriyle bu denli uyumlu biçimde iş görebilmesi düşündürücüdür. Sabitlerin sayısal değerlerinde milyarda bir düzeyinde bir farklılık olsaydı, birlikte tutarlı bir birimler sistemi oluşturmaları mümkün olmayacaktı.

Saniyenin tanımındaki sezyum-133 frekansının titizliği de ayrıca dikkat çeker. Bu frekanstaki belirsizlik 1016 düzeyinde kalmakta ve tüm birim zincirini bu doğrulukla beslemektedir. Sezyum atomunun bu özelliği, onun atomik yapısının diğer atom tiplerinden farklı biçimde tertip edilmesinden kaynaklanmaktadır: Tek valans elektron, F=3 ile F=4 spin durumları arasında çevresel gürültüye görece duyarsız bir frekansla salınım yapar. Bu özelliğin sezyumda bu denli belirgin olması, onu farklı kılmaktadır.

Optik saatlerin 1018 düzeyine ulaşması, doğanın yapısında bu hassasiyetle ölçülebilecek miktarda düzenlenmiş frekans yapıları bulunduğuna işaret eder. Hiçbir mühendislik tasarımı bu frekans yapılarını ortaya koymamıştır; onlar, atom fiziğinin mevcut düzeninin bir çıktısı olarak vardır.

2.2 İndirgemeci ve Materyalist Safsataların Eleştirisi

SI literatüründe ve bu konuyu ele alan popüler bilim yazımında sıklıkla şu türden ifadelere rastlanır: “Evrensel sabitler ölçümü stabilize eder”, “Doğa bize değişmez referans noktaları sunar”, “Fizik yasaları birimleri tanımlamamıza izin verir”. Bu ifadeler, tanımlayıcı bir dilin faillik yüklenmiş bir söyleme dönüştüğü durumlardır.

“Evrensel sabitler ölçümü stabilize eder” ifadesini ele alalım. Doğru olan şudur: Evrensel sabitler gözlemsel olarak değişmez bulunmakta ve bu nedenle birim tanımlarında kullanılmakta; bu da tanımları stabilize etmektedir. Sabitlerin “stabilize etmek” gibi aktif bir eylemi gerçekleştirmesi, onlara faillik atfedilmesi anlamına gelir. Planck sabiti, kilogramın değişmez kalmasını “sağlamak” için bir şey “yapmamaktadır”; h bir sabit olarak kalmaya devam etmekte, insan bilim pratiği ise bu gözlemi bir tanım çerçevesine dönüştürmektedir.

Benzer biçimde, “doğa bize sabitler sunar” ifadesi de dikkatli bir değerlendirmeyi hak etmektedir. “Doğa” soyut bir genelleme kavramıdır; fiziksel sabitler “sunulmaz”, gözlemlenir. Gözlemin bu denli tutarlı, hassas ve birbiriyle matematiksel uyum içinde olmalarının kendisi bir olgudur; bu olgunun nedensellik atfı ise “doğa” gibi bir kavrama değil, bu düzenin kökenine yönelik soruşturmanın alanına girer.

İndirgemeci çerçeve de SI tartışmalarında kendine özgü bir güçlükle karşılaşır: SI’nın temel birimleri, kendi içlerinde nihai bir açıklama sunmaz. Saniye tanımlamak için sezyum atomu kullanılır; fakat sezyumun neden bu özgül frekansa sahip olduğunu sormak, SI’nın kapsamı dışına çıkar ve sorular atoma, atom çekirdeğine, kuantum elektrodinamiğine, dolayısıyla ince yapı sabitine ulaşır. Bu sabitin değeri (α1/137) ise günümüzde temel fiziğin yanıtsız bıraktığı sorular arasında yer almaktadır. Ölçümün temeli, her katmanda bir alt katmanda tutunan bir düzene dayanmaktadır.

2.3 Hammadde ve Sanat Ayrımı Analizi

Kilogramın 2019’dan önceki tanımı ile sonraki tanımı arasındaki fark, hammadde-sanat ayrımını somutlaştırmak için son derece açıklayıcı bir örnek oluşturmaktadır. Eski tanımda kilogram, platin ve iridyum atomlarının belirli bir oranda karıştırılıp özel koşullarda işlenmesiyle elde edilen fiziksel bir nesneye bağlıydı. Atomların kendisi, kütlenin o değerini taşımıyordu; “1 kg” olan şey, atomların bu özgül tertip ve işlemiyle ortaya çıkan bütünün kütlesiydi. Burada bütünün özelliği (referans kütle olmak), parçaların (Pt ve Ir atomları) kimyasal özelliklerinin ötesinde, onların düzenlenme biçiminden kaynaklanmaktaydı.

Planck sabiti üzerinden kurulan yeni tanımda ise yapı daha derin bir katmana iner. h=6.626×1034 Js değeri, enerji ve frekans arasındaki ilişkiyi (E=hν) tanımlar. Bu sabit fotonun, elektronun ya da başka herhangi bir parçacığın içinde değildir; enerji kuantumlaşmasının bütün fiziksel süreçlerde ortaya çıkan bir özelliğidir. Kilogram, bu sabitin sayısal değerini sabitleyerek metre ve saniyeyle birlikte üçlü bir ilişki içinden “türetilmektedir”. Bu türetme, hammadde (Planck sabiti) ile ölçüm birimi (kilogram) arasına hesaplama ve soyutlama katmanlarını yerleştirmektedir.

Aynı yaklaşım metreye de uygulanabilir. Işık, boşlukta herhangi bir ortama ya da malzemeye ihtiyaç duymaksızın 299.792.458 m/s hızında yayılır. Bu yayılma hızının tam sayısal değerine sahip olması, foton ile boşluğun etkileşiminin bir özelliğidir. “Boşluk” hammadde, “foton” hammadde, ancak bu ikisinin belirli koşullarda etkileşiminden ortaya çıkan bu özgül hız değeri — bütünün özelliği olarak — metrenin tanımına kaynaklık etmektedir. Metre, bu etkileşim yapısının insanın pratik gereksinimleri için seçilmiş belirli bir dilimi olarak var olmaktadır.


3. Sonuç

Uzunluk, kütle ve zaman birimlerinin fiziksel artefaktlardan evrensel sabitlere taşınması, metroloji tarihinde bir epistemolojik kırılma noktasıdır. Sezyum-133’ün hiperfine frekansı, ışığın boşluktaki hızı ve Planck sabiti — fiziğin üç ayrı teorik çerçevesinden gelen bu sabitler — birbiriyle matematiksel uyum içinde tutarlı bir birimler ağı oluşturacak şekilde var olmaktadır. Bu uyumun tesadüfî mi, zorunlu mu yoksa başka bir şey mi olduğu sorusu, metrolojinin yanıt verebileceği bir soru değildir.

Kibble dengesi ve silisyum küre deneyleri, kütleyi maddi bir cisim üzerinden değil kuantum mekaniğinin derin denklemlerinden hareketle gerçekleştirmektedir. Optik saatler, sezyum saatlerinin yüz katı doğrulukla, atomik yapının en ince katmanlarındaki enerji farklılıklarını ölçmektedir. Bu araçların ürettiği hassasiyet, dünyanın herhangi bir köşesinde — hatta evrenin erişilebilir herhangi bir noktasında — aynı fizik yasaları geçerli olduğu sürece yeniden gerçekleştirilebilir niteliktedir.

Evrensel sabitlerin değişmezliğine dair elde edilen deneysel bulgular, 1016 ile 1018 düzeyindeki güvenilirlik eşiklerine rağmen herhangi bir sapma göstermemektedir. Bu tutarlılığın ve ölçüm biliminin derinleşebileceği zemin olarak var olan bu yapının nasıl açıklanacağı sorusu, delillerin sunduğu açık bir soru olarak kalmaktadır. Deliller ışığında bu soruya verilecek nihai yanıt, okuyucunun kendi aklına ve vicdanına bırakılmaktadır.


Kaynakça

  1. Bureau International des Poids et Mesures. (2019). The International System of Units (SI): 9th edition. BIPM. https://www.bipm.org/utils/common/pdf/si-brochure/SI-Brochure-9.pdf
  2. Davis, R. S. (2020). How to define the units of the revised SI starting from seven constants with fixed numerical values. Journal of Research of the National Institute of Standards and Technology, 125, 125029. https://doi.org/10.6028/jres.125.029
  3. Arias, E. F. (2019). The hyperfine transition for the definition of the second. Annalen der Physik, 531(5), 1900068. https://doi.org/10.1002/andp.201900068
  4. Wikipedia contributors. (2025). Atomic clock. Wikipedia. https://en.wikipedia.org/wiki/Atomic_clock
  5. Optica Publishing Group. (2025, June 12). Unprecedented optical clock network lays groundwork for redefining the second. Optica, 12, 843–852. https://doi.org/10.1364/OPTICA.561754
  6. Hausser, H. N., et al. (2025). 115In+- 172Yb+ Coulomb Crystal Clock with 2.5×1018 Systematic Uncertainty. Physical Review Letters, 134, 023201. https://doi.org/10.1103/PhysRevLett.134.023201
  7. Wikipedia contributors. (2025). Atomic clock. Wikipedia. https://en.wikipedia.org/wiki/Atomic_clock
  8. National Institute of Standards and Technology. (2019). NIST Special Publication 330: The International System of Units (SI). NIST. https://nvlpubs.nist.gov/nistpubs/SpecialPublications/NIST.SP.330-2019.pdf
  9. National Physical Laboratory. (t.y.). Metre (m). NPL. https://www.npl.co.uk/resources/the-si-units/metre
  10. National Physical Laboratory. (t.y.). The redefinition of the SI units. NPL. https://www.npl.co.uk/resources/the-si-units/the-redefinition-of-the-si-units
  11. Bureau International des Poids et Mesures. (2019). The International System of Units (SI): 9th edition. BIPM. https://www.bipm.org/utils/common/pdf/si-brochure/SI-Brochure-9.pdf
  12. Schlamminger, S., & Haddad, D. (2019). The Kibble balance and the kilogram. Comptes Rendus Physique, 20(1–2), 55–63. https://doi.org/10.1016/j.crhy.2018.11.006
  13. Bureau International des Poids et Mesures. (2025, December 3). 2025 Kibble Balance Technical Meeting. BIPM. https://www.bipm.org/en/-/2025-12-03-2025-kibble-balance-technical-meeting
  14. National Institute of Standards and Technology. (2025). Tabletop Kibble Balance: Gram-Level Mass Realization. NIST. https://www.nist.gov/noac/technology/mass-force-and-acceleration/tabletop-kibble-balance-gram-level-mass-realization
  15. Davis, R. S. (2020). How to define the units of the revised SI starting from seven constants with fixed numerical values. Journal of Research of the National Institute of Standards and Technology, 125, 125029. https://doi.org/10.6028/jres.125.029
  16. Optica Publishing Group. (2025, June 12). Unprecedented optical clock network lays groundwork for redefining the second. Optica, 12, 843–852. https://doi.org/10.1364/OPTICA.561754
  17. Bureau International des Poids et Mesures. (2025, December 3). 2025 Kibble Balance Technical Meeting. BIPM. https://www.bipm.org/en/-/2025-12-03-2025-kibble-balance-technical-meeting
  18. Uzan, J.-P. (2025). Fundamental constants: from measurement to the universe, a window on gravitation and cosmology. Living Reviews in Relativity. https://doi.org/10.1007/s41114-025-00059-y