Menüyü değiştir
Toggle preferences menu
Kişisel menüyü aç / kapat
Oturum açık değil
Your IP address will be publicly visible if you make any edits.

Kaldıraç Kuralı

Teradigma sitesinden

İki Bileşenli Sistemlerde Kaldıraç Kuralı: Faz Dengesi ve Kütle Korunumunun Geometrik İfadesi


1. Giriş

İki bileşenli sistemlerin termodinamik analizi, madde miktarı ile bileşim arasındaki ilişkinin nicel biçimde ortaya konmasını zorunlu kılar. Herhangi bir sıcaklık ve bileşim koşulunda iki fazın eş zamanlı varlığını öngören faz diyagramları, yalnızca hangi fazların bulunduğunu değil, bu fazların birbirine oranını da belirleme imkânı sunar. Bu oranın hesaplanmasında başvurulan kaldıraç kuralı (lever rule), kütle korunumu ilkesinin faz diyagramı geometrisine uygulanmasından doğrudan türetilen bir bağıntıdır.[1] Adını, bileşim ekseninde iki fazın bileşimini birer kol noktası, toplam bileşimi ise denge noktası olarak temsil eden mekanik kaldıraç benzetmesinden alan bu kural, 1901 yılında Hendrik Willem Bakhuis Roozeboom tarafından ikili alaşım faz diyagramlarına sistematik biçimde uygulanmış ve 20. yüzyıl boyunca metalurji, kimyasal mühendislik, jeoloji ve malzeme biliminin temel analiz araçlarından biri hâline gelmiştir.[2]

Kaldıraç kuralının önemi yalnızca pratik bir hesap kolaylığı sunmasından ibaret değildir. Kural, iki fazın oluşturduğu denge sisteminde bileşenlerin nasıl bölündüğünü, mikroyapının nicel içeriğini ve katılaşma sırasında faz oranlarının sıcaklıkla nasıl evrildiğini açıkça ortaya koyar. Gibbs faz kuralı çerçevesinde türetilen bu bağıntı, sabit basınç altındaki iki bileşenli, iki fazlı sistemlerde varyansın sıfıra indiğini, dolayısıyla faz bileşimlerinin sabit tutulduğunu, yalnızca faz miktarlarının değişebildiğini gösterir.


2. Bilimsel Açıklama ve Güncel Bulgular

2.1 Temel Kavramlar: Gibbs Faz Kuralı ve Bağ Çizgisi

Çok bileşenli, çok fazlı sistemlerin termodinamik analizinde Josiah Willard Gibbs’in 1876–1878 yılları arasında yayımladığı On the Equilibrium of Heterogeneous Substances adlı çalışmasında ortaya koyduğu faz kuralı temel referans alınır.[3] Sabit basınçta çalışılan sistemler için bu kural şu biçimde yazılır:

F=CP+1

Burada F serbestlik derecesi (varyans), C bileşen sayısı, P faz sayısıdır. Basınç sabit tutulduğundan “+2” yerine “+1” kullanılmaktadır. İki bileşenli (C=2) bir sistemde iki fazın (P=2) eş zamanlı varlığı için:

F=22+1=1

Bu sonuç, iki fazın bir arada bulunduğu bölgede yalnızca bir bağımsız yoğun değişkenin —sıcaklık ya da bileşim— serbest seçilebildiğini gösterir. Sabit sıcaklıkta faz bileşimleri tamamen belirlenmiş olup değiştirilemez; yalnızca her fazın toplam sistem içindeki miktarı değişebilir. İşte bu kısıt, kaldıraç kuralının uygulanabilirlik zeminini oluşturur.

Faz diyagramında iki fazlı bölgede bir sistem noktası seçildiğinde, sabit sıcaklıkta çizilen yatay çizgiye bağ çizgisi (tie line) adı verilir.[4] Bu çizginin her iki ucundaki noktalar, söz konusu sıcaklıkta denge hâlindeki iki fazın bileşimlerini gösterir. Örneğin α fazının bileşimi Cα, sıvı fazın bileşimi CL olarak, toplam sistem bileşimi ise C0 olarak tanımlandığında, bağ çizgisi üzerindeki Cα, C0 ve CL noktaları sıralı biçimde yer alır.

2.2 Kaldıraç Kuralının Türetimi

Kaldıraç kuralı, kütle korunumu ilkesinin doğrudan bir sonucudur. m toplam kütleli bir sistemde mα kadar α fazı ve mL kadar sıvı faz bulunduğu varsayılırsa:

m=mα+mL

B bileşeni için kütle dengesi yazılırsa:

mC0=mαCα+mLCL

Bu iki denklem birleştirilerek çözüldüğünde, α fazının kütle kesri Wα ve sıvı fazın kütle kesri WL şu biçimde elde edilir:[5]

Wα=mαm=CLC0CLCα

WL=mLm=C0CαCLCα

Her iki kesrin payı, bağ çizgisi üzerinde toplam bileşimden (C0) karşı fazın bileşimine olan uzaklığa karşılık gelir; payda ise bağ çizgisinin toplam uzunluğudur. Dolayısıyla bir fazın miktarı, o faza en yakın olmayan ucun uzunluğuyla orantılıdır — tıpkı mekanik kaldıraçta dengeyi sağlamak için ağırlığa en uzak kolu seçmenin gerekmesi gibi. Bu ters orantı özelliği, kuralın “ters kaldıraç” (inverse lever rule) olarak da anılmasına yol açar.[6]

Mol kesirlerine dayalı sistemlerde bağıntı özdeş biçimde geçerlidir; yalnızca C simgeleri kütle kesri yerine mol kesrini (x) temsil eder:

xα=xLx0xLxα,xL=x0xαxLxα

2.3 İzomorf Sistemler: Cu-Ni Örneği

İki bileşenin katı ve sıvı fazda her oranla karışabildiği izomorf (tam katı çözünürlüklü) sistemler, kaldıraç kuralının en doğrudan uygulandığı sistemlerdir. Cu-Ni alaşım sistemi bu türün en yaygın örneğidir: atomik yarıçapları yakın (rCu=1,28 Å, rNi=1,25 Å), her ikisi de YMK (yüzey merkezli kübik) kristal yapısına sahip ve benzer elektron konfigürasyonuna sahip olan bu iki metal, sıvıda da katıda da sürekli katı çözelti oluşturur.[7]

Örneğin %35 ağ. Ni içeren bir Cu-Ni alaşımı 1340°C’de incelendiğinde, faz diyagramından liquidus bileşimi CL=40 ağ.% Ni, solidus bileşimi Cα=27 ağ.% Ni olarak okunur. Kaldıraç kuralı uygulandığında:

Wα=40354027=5130,385

WL=35274027=8130,615

Yani söz konusu koşullarda sistem kütlece yaklaşık %38,5 katı ve %61,5 sıvı fazdan oluşur.[8] Sıcaklık düştükçe Cα ve CL değerleri değişir, ancak her iki sıcaklıkta kaldıraç kuralı değişmeksizin uygulanır.

2.4 Ötektik Sistemler ve Çok Bölgeli Diyagramlar

Katı fazda sınırlı karışabilirlik söz konusu olduğunda ötektik (eutectic) sistemler ortaya çıkar. Pb-Sn, Ag-Cu ve Fe-C sistemleri bu gruba girer. Pb-Sn sisteminde 183°C’deki ötektik nokta %61,9 ağ. Sn bileşimine karşılık gelir; bu noktada α (Pb’ce zengin, ~%19 Sn) ve β (Sn’ce zengin, ~%97,5 Sn) fazları sıvıyla denge hâlinde bulunur.[9]

Ötektik altı bölgede (α+L ya da L+β) kaldıraç kuralı doğrudan uygulanır. Ötektik sıcaklığının altında ise katı α+β iki fazlı bölgesi oluşur; bu bölgede de aynı bağıntı geçerliliğini korur. Önemli bir ayrım olarak, ötektik sıcaklığında üç fazın (L, α, β) bir arada bulunması Gibbs faz kuralı gereği F=0 dönemsizliğine (invariant) karşılık gelir — kaldıraç kuralı ise yalnızca iki fazlı bölgelere özgü olup üç fazlı sıcaklıkta doğrudan uygulanamaz.

Fe-C sisteminde öfektoid dönüşüm (727°C) da benzer bir dönemsizlik noktası oluşturur: östenit (γ), ferrit (α) ve sementit (Fe3C) üç fazı eş zamanlı denge hâlindedir. Bu sıcaklığın hemen üstünde ve altında kaldıraç kuralı uygulanarak perlitik çeliğin mikroyapısal bileşimi hesaplanabilir.[10]

2.5 Sıvı-Buhar Sistemleri ve Bağıl Uçuculuk

Kaldıraç kuralı yalnızca metalik ve seramik katılaşma sistemlerine özgü değildir; sıvı-buhar dengesi içeren kimyasal sistemlerde de aynı biçimde uygulanır. Toluen-benzen gibi ideal ikili karışımlarda sıcaklık-bileşim diyagramında liquidus (kabarma eğrisi) ve vaporus (yoğuşma eğrisi) arasındaki iki fazlı bölge, belirli bir genel bileşim ve sıcaklıkta sıvı ile buharın oranının kaldıraç kuralıyla belirlenmesine olanak tanır.[11]

Kısmi karışabilir sıvı sistemlerde (örn. su-fenol, su-anilin) iki sıvı fazın eş zamanlı oluştuğu bölgede bağ çizgisi, her iki katmanın bileşimini uç noktalar olarak verir; kaldıraç kuralıyla ise katmanların relatif mol miktarları hesaplanır. Metanol-benzen sistemi gibi azeotrop sergileyenlerde ise azeotrop bileşiminde bağ çizgisi noktaya çöktüğünden kaldıraç kuralı uygulanamaz; bu noktada hem sıvı hem de buhar aynı bileşime sahip olduğundan iki faz tek faz gibi davranır.[12]

2.6 Güncel Araştırmalar: CALPHAD ve Makine Öğrenmesi Entegrasyonu

Kaldıraç kuralının analitik çerçevesi, günümüzde Faz Diyagramlarının Hesaplanması (CALPHAD) yöntemiyle bütünleşik biçimde kullanılmaktadır.[13] CALPHAD, çok bileşenli sistemlerin Gibbs serbest enerji fonksiyonlarını bileşim ve sıcaklığa göre modelleyerek faz dengelerini hesaplar; elde edilen hesaplamalı faz diyagramları üzerinde kaldıraç kuralı uygulanarak çok bileşenli alaşımlardaki faz oranları tahmin edilir. Bu yaklaşım, özellikle beş ya da daha fazla temel elementten oluşan yüksek entropili alaşımlar (High-Entropy Alloys, HEA) araştırmalarında kritik bir rol üstlenmiştir.[14]

PMC’de yayımlanan 2024 tarihli kapsamlı bir derlemede, HEA tasarımında CALPHAD tabanlı faz diagram hesaplamalarının katılaşma mikroyapısını öngörmede temel araç olduğu vurgulanmış; deneysel doğrulamaların CALPHAD’ın ötektik bileşimler için oldukça isabetli tahminler verdiği saptanmıştır.[15] Benzer biçimde, 2023 yılında yayımlanan Journal of Materials Information dergisindeki çalışmada, makine öğrenmesi algoritmalarının CALPHAD çıktıları üzerinde eğitilerek ötektik HEA bileşimlerinin belirlenmesinde kullanıldığı ve bu yaklaşımın yalnızca ampirik deneme-yanılma yöntemlerine kıyasla tasarım sürecini belirgin biçimde hızlandırdığı bildirilmiştir.[16]

Acta Materialia dergisinde yayımlanan ve ısıl işlem uygulamaları yoluyla çok-ana elementli alaşımlarda mikroyapı mühendisliğini ele alan 2023 tarihli çalışma, spinodal bozunma yoluyla oluşan iki fazlı bölgelerde kaldıraç kuralı hesaplamalarının faz oranı öngörüsünü doğruladığını deneysel kanıtlarla ortaya koymuştur.[17] Yüksek sıcaklıkta çalışan ötektik HEA’lar üzerine Acta Materialia’da aynı yıl yayımlanan bir diğer çalışmada ise kaldıraç kuralının, oda sıcaklığından 1000°C’ye kadar geniş bir aralıkta sertlik ve dayanım özellikleriyle faz oranları arasındaki korelasyonun nicelendirilmesinde kullanıldığı gösterilmiştir.[18]

CALPHAD yönteminin HEA tasarımındaki sınırlılıklarına ilişkin Cambridge Core’da yayımlanan bir değerlendirmede, ikili ve üçlü alt sistem termodinamik veritabanlarının eksikliğinin çok bileşenli sistemlere genelleştirme doğruluğunu kısıtladığı belirtilmiş; ancak kaldıraç kuralının sistematik entegrasyonuyla bu sınırlılıkların kısmen aşılabildiği vurgulanmıştır.[19]


3. Kavramsal Analiz

3.1 Nizam, Gaye ve Sanat Analizi

Kaldıraç kuralının temeli olan bağ çizgisi geometrisi, iki fazlı bölgede faz bileşimlerinin sıcaklığa göre değişirken hem ayrı ayrı her fazın iç tutarlılığını hem de toplam sistemin kütle dengesini eşzamanlı sağladığını gösterir. Bu durum, üç farklı kısıtın —termodinamik denge, kimyasal potansiyel eşitliği ve kütle korunumu— eş zamanlı ve kusursuz biçimde gerçekleşmesini gerektirir. Her üç kısıtın kesiştiği noktada belirlenen bağ çizgisi geometrisinin, sistem bileşiminden bağımsız olarak tutarlı kalması düşündürücüdür.

Cu-Ni sisteminde katı-sıvı geçiş bölgesi boyunca sıcaklık düştükçe, her iki fazın bileşimi sürekli ve düzenli biçimde değişir; buna karşın toplam sistem bileşimi sabit tutulur. Bu düzenli değişim, rastlantısal bir kesişimler bütünü olmaktan öte, belirli bir matematiksel işleyişe göre tertip edilmiş bir yapı sergilediği izlenimini uyandırmaktadır. Öte yandan, izomorf sistemlerde tek bir genel bileşim parametresiyle hem liquidus hem solidus eğrilerinin konumunun belirlenebilmesi ve kaldıraç kuralının her iki eğri için de aynı geometrik mantıkla çalışması, sistemin içsel bir yapısal tutarlılık barındırdığını düşündürür.

Ötektik dönüşüm noktasında üç fazın birden denge hâlinde bulunması ve bu noktanın tam olarak belirli bir bileşim ve sıcaklıkta konumlanması dikkat çekicidir. Bu özellik, faz diyagramlarının “kazara” oluşmayan, aksine belirli eşiklerde ve belirli tertip içinde ortaya çıkan özellikler barındırdığını gözler önüne serer. Fe-C sistemindeki öfektoid noktanın (%0,76 C, 727°C) perlitik çeliğin mekanik özelliklerini optimize etmesi, bu hassas koordinasyonun işlevsel boyutunu açıkça yansıtmaktadır.

3.2 İndirgemeci ve Materyalist Safsataların Eleştirisi

Faz diyagramları literatüründe sıkça rastlanan ifadeler dikkatli bir dil çözümlemesini hak eder. “Sistem ötektik bileşimi tercih eder” ya da “alaşım en kararlı yapıya kendiliğinden ulaşır” gibi cümleler, soyut kavramlara etkin bir fail rolü atfeden ifadelerdir. Oysa doğru çözümleme farklı bir tablo ortaya koyar: faz bileşimlerinin oluşması, Gibbs serbest enerjisinin minimum durumunun gerçekleşmesiyle mümkün hâle gelir; bu minimum durum ise sistemin parametrelerine göre belirlenmiş olup sistemin kendisi tarafından “seçilmemektedir.” Başka bir deyişle, “denge durumuna ulaşmak” bir aktif süreç değil, belirli koşullar altında gerçekleşen bir durum değişimidir.[20]

Benzer biçimde, “kaldıraç kuralı faz oranlarını belirler” söylemi de yanıltıcıdır. Kaldıraç kuralı bir betimleyici ilke olarak kütle korunumunu faz geometrisine yansıtır; faz oranlarını oluşturan etken ise kimyasal potansiyellerin denkliği koşulunun gerçekleşmesidir. Betimleyici ve kurucu nedensellik ayrımı gözetilmeksizin yapılan açıklamalar, kuralı var olduğu zannedilen aktif bir mekanizmaymış gibi sunarak kavramsal kargaşaya yol açar.

CALPHAD yönteminin limitasyonlarını ele alan çalışmalarda da benzer bir sorun dikkat çekmektedir: “Gibbs enerjisi minimumu sistemi yönlendirir” türü ifadeler, Gibbs enerjisini bir aktör olarak konumlandırır. Gerçekte Gibbs enerjisi, kimyasal potansiyellerden türetilen ve belirli koşullarda minimum değerin elde edildiği bir durum fonksiyonudur; bu minimum değerin elde edilmesi, nedenin kendisi değil, nedenin bir göstergesidir.

3.3 Hammadde ve Sanat Ayrımı Analizi

İki bileşenli bir sistemde faz ayrışması incelendiğinde, hammadde olan elementlerin bireysel özellikleri ile oluşan fazların özellikleri arasında köklü bir fark gözlemlenir. Cu atomlarının ve Ni atomlarının ayrı ayrı incelenmesi halinde katı çözelti fazının sahip olduğu latent ısı, katılaşma aralığı ve likidus-solidus eğrilerinin geometrisi bu atomların bireysel özelliklerinden türetilemez — bu özellikler yalnızca iki bileşenin belirli bir oranla bir araya gelmesiyle ortaya çıkan yeni bir düzenin ürünleridir.

Pb-Sn ötektik sisteminde, bireysel kurşun ve kalay atomlarının termodinamik özelliklerinden hareketle %61,9 Sn’deki ötektik noktanın yerini veya 183°C’deki ötektik sıcaklığını doğrudan öngörmek mümkün değildir; bu değerler yalnızca iki bileşenin birlikte oluşturduğu sisteme özgüdür. Ötektik yapının kendisi de —parçaları olan α ve β fazlarının ayrı ayrı sahip olmadığı— ince katmanlı lamelar ya da küresel morfoloji gibi kolektif yapısal özellikler sergiler.[21]

Fe-C sisteminde ise karbon atomunun tek başına taşımadığı bir özellik, demir ağ yapısıyla birleşimde ortaya çıkar: öfektoid dönüşüm ve östenitin parçalanmasıyla oluşan perlitik yapı, hem ferritin yumuşaklığını hem de sementit platelerinin sertliğini kombine etmekte, bu sayede ikisinin toplamından farklı mekanik özellikler elde edilmektedir. Bu durum, parçaların toplamından farklı ve daha karmaşık özellikler taşıyan bütünün, bileşenlerden bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiğini açıkça ortaya koyar.

Kaldıraç kuralının bu perspektiften yorumu şöyledir: kural, hammadde atomlarının oluşturduğu düzene ilişkin bir nicelik özetler. Kütle korunumu başlı başına kaldıraç bağıntısını doğurmaz; bu bağıntının varlığı, iki fazın termodinamik denge koşulunda ayrı ayrı tanımlanmış bileşimlere sahip olmasını, yani fazlara özgü birer kimliğin var olmasını gerektirir. Bu kimlikler, atomların rastgele dağılımından değil, belirli bir enerji düzeni çerçevesinde kurulan yapısal organizasyondan kaynaklanır.


4. Sonuç

Kaldıraç kuralı, Gibbs faz kuralı ve kütle korunumu ilkesinin geometrik bir ifadesi olarak iki bileşenli sistemlerde faz miktarlarının belirlenmesinde temel bir araç işlevi görür. İzomorf, ötektik ve kısmi karışabilirlik sergileyen tüm iki bileşenli sistemlerde bağ çizgisi geometrisi üzerinden uygulanan bu kural, katılaşma mikro yapısından distilasyon analizine, metalurjik tasarımdan jeolojik faz dengesi yorumuna kadar geniş bir alanda uygulanmaktadır.

Günümüzde kaldıraç kuralı, CALPHAD hesaplamalı termokimya yöntemiyle ve makine öğrenmesi algoritmalarıyla bütünleşik biçimde kullanılmakta; yüksek entropili alaşımlar başta olmak üzere çok bileşenli sistemlerin faz tasarımında nicel bir temel sağlamaktadır. Her iki fazın bileşimi sabit tutulurken oranların serbestçe değişebildiği bu yapı, kütle korunumunun termodinamik denge geometrisiyle buluştuğu, altta yatan bir matematiksel düzenin varlığına işaret eder. Tek bir atomun taşımadığı özelliklerin, belirli bir bileşimde tertip edilmiş iki fazlı sistemde ortaya çıkması, parçaların toplamına indirgenemeyecek bütüncül bir organizasyonun mevcudiyetine dikkat çekmektedir.

Deliller ışığında, iki bileşenli faz diyagramlarındaki bu yapısal tutarlılığın —kütle korunumu, kimyasal potansiyel denkliği ve geometrik orantının eş zamanlı gerçekleşmesinin— ne ölçüde tesadüfi ya da zorunlu olduğuna dair nihai karar okuyucunun kendi aklına ve vicdanına bırakılmaktadır.


5. Kaynakça

  1. Callister, W. D., & Rethwisch, D. G. (2018). Materials Science and Engineering: An Introduction (10. baskı). Wiley.
  2. Grokipedia. (2024). Lever rule. https://grokipedia.com/page/Lever_rule
  3. Gibbs, J. W. (1876–1878). On the equilibrium of heterogeneous substances. Transactions of the Connecticut Academy of Arts and Sciences, 3, 108–248.
  4. DeVoe, H. (2020). Thermodynamics and Chemistry (3. baskı). https://chem.libretexts.org — “Phase Diagrams: Binary Systems.”
  5. Callister, W. D., & Rethwisch, D. G. (2018). Materials Science and Engineering: An Introduction (10. baskı). Wiley.
  6. Grokipedia. (2024). Lever rule. https://grokipedia.com/page/Lever_rule
  7. PT Tensor. (2024, 30 Eylül). Phase diagram analysis using lever rule: A Cu-Ni case study. https://pttensor.com/2024/09/30/phase-diagram-analysis-using-lever-rule-a-cu-ni-case-study/
  8. PT Tensor. (2024, 30 Eylül). Phase diagram analysis using lever rule: A Cu-Ni case study. https://pttensor.com/2024/09/30/phase-diagram-analysis-using-lever-rule-a-cu-ni-case-study/
  9. ScienceDirect Topics. (2024). Lever rule. Nanostructured Materials, Chapter 8. https://www.sciencedirect.com/topics/engineering/lever-rule
  10. ScienceDirect Topics. (2024). Lever rule. Nanostructured Materials, Chapter 8. https://www.sciencedirect.com/topics/engineering/lever-rule
  11. Fleming, P. (2023). Phase diagrams for binary mixtures. CHEM 341 Physical Chemistry I. https://chem.libretexts.org
  12. Fleming, P. (2023). Phase diagrams for binary mixtures. CHEM 341 Physical Chemistry I. https://chem.libretexts.org
  13. Gorsse, S., & Miracle, D. B. (2018). Current and emerging practices of CALPHAD toward the development of high entropy alloys and complex concentrated alloys. Journal of Materials Research. https://doi.org/10.1557/jmr.2018.152
  14. Karar, M. K. ve diğ. (2024). Exploring high entropy alloys: A review on thermodynamic design and computational modeling strategies. PMC. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC11605370/
  15. Karar, M. K. ve diğ. (2024). Exploring high entropy alloys: A review on thermodynamic design and computational modeling strategies. PMC. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC11605370/
  16. Qiao, L., Ramanujan, R., & Zhu, J. (2023). Data-driven design of eutectic high entropy alloys. Journal of Materials Informatics. https://doi.org/10.20517/jmi.2023.06
  17. Koneru, S. R., Kadirvel, K., Fraser, H., & Wang, Y. (2023). Microstructural engineering by heat treatments of multi-principal element alloys via spinodal mediated phase transformation pathways. Acta Materialia, 258, 119198. https://doi.org/10.1016/j.actamat.2023.119198
  18. Wang, M., Lu, Y., Lan, J., Wang, T., Zhang, C., Cao, Z., & Liaw, P. K. (2023). Lightweight, ultrastrong and high thermal-stable eutectic high-entropy alloys for elevated-temperature applications. Acta Materialia, 248, 118806. https://doi.org/10.1016/j.actamat.2023.118806
  19. Gorsse, S., & Miracle, D. B. (2018). Current and emerging practices of CALPHAD toward the development of high entropy alloys and complex concentrated alloys. Journal of Materials Research. https://doi.org/10.1557/jmr.2018.152
  20. Gibbs, J. W. (1876–1878). On the equilibrium of heterogeneous substances. Transactions of the Connecticut Academy of Arts and Sciences, 3, 108–248.
  21. ScienceDirect Topics. (2024). Lever rule. Nanostructured Materials, Chapter 8. https://www.sciencedirect.com/topics/engineering/lever-rule