Menüyü değiştir
Toggle preferences menu
Kişisel menüyü aç / kapat
Oturum açık değil
Your IP address will be publicly visible if you make any edits.

Hesaplanan Sonuçlarda Standard Sapma

Teradigma sitesinden

Analitik Verilerin Değerlendirilmesi: Hesaplanan Sonuçlarda Standart Sapma


Deneysel ölçümler, doğası gereği belirli bir dağılım aralığında gerçekleşir. Hiçbir ölçüm, mutlak bir kesinlikte yinelenebilir değildir; enstrümanın sınırlılıkları, çevresel koşulların değişkenliği ve gözlemci kaynaklı farklılıklar, elde edilen her değerde kaçınılmaz bir yayılma meydana getirir. Analitik kimyada standart sapma, bu yayılmanın matematiksel olarak ifade edilmesinde başvurulan temel istatistiksel büyüklüktür. Ancak bu tanım, nihai analitik sonucun tek bir ölçümden değil, birden fazla bağımsız değişkeni içeren hesaplamalardan türetildiği durumlar için yeterli kalmaz. Bu durumlarda, her bağımsız değişkene ait belirsizliğin, hesaplanan sonuca nasıl yansıdığının ayrıca belirlenmesi zorunlu hale gelir; bu gereklilik, hata yayılımı (propagation of uncertainty) ilkesinin temelini oluşturur.[1]


1. Temel Kavramlar: Standart Sapma, Varyans ve Dağılım

1.1 Standart Sapma ve Varyansın Matematiksel Tanımı

Bir n ölçümden oluşan veri kümesinde, aritmetik ortalama şöyle tanımlanır:

x¯=1ni=1nxi

Örnek standart sapması s, bu ortalama etrafındaki yayılmayı ölçen büyüklüktür:

s=i=1n(xix¯)2n1

Paydadaki (n1) terimi, Bessel düzeltmesi olarak bilinir; popülasyon standart sapmasının örnekten tahmin edilmesinde sapmasız bir kestirim elde edilmesini sağlar. Varyans ise standart sapmanın karesidir: s2. Standart sapma, ortalama ile aynı birimi taşıdığı için deneysel raporlamada tercih edilirken, varyans matematiksel türetmelerde daha elverişlidir.[2]

1.2 Popülasyon ve Örnek Standart Sapması Ayrımı

Analitik kimyada pratikte tüm popülasyon nadiren ölçülebilir; bunun yerine sınırlı sayıda tekrar ölçümden oluşan bir örnek üzerinde çalışılır. Bu nedenle iki farklı standart sapma kavramı işlevsel bir ayrım taşır:

  • Popülasyon standart sapması σ: Tüm olası ölçümleri temsil eden teorik büyüklük; (N) ile bölünür.
  • Örnek standart sapması s: Gerçek laboratuvar ölçümlerinden elde edilen kestirim; (n1) ile bölünür.

n büyüdükçe sσ olmakta; küçük örneklem boyutlarında ise s ile σ arasındaki fark önem kazanmaktadır.[3]

1.3 Gauss (Normal) Dağılımı ve Merkezi Limit Teoremi

Çok sayıda bağımsız rastgele değişkenin etkisi altında oluşan ölçümler, yeterince büyük örneklem boyutlarında Gauss (normal) dağılımına yakınsar. Bu yakınsama, merkezi limit teoreminin bir sonucudur: Ölçüm sonucunu eş zamanlı etkileyen belirsizlik kaynaklarının sayısı arttıkça, sonucun dağılımı dağılım fonksiyonlarından bağımsız olarak normal dağılıma yaklaşır; bu yakınsama pratikte yalnızca 3–5 önemli katkı kaynağı mevcutken bile gerçekleşebilir.[4]

Normal dağılımın matematiksel ifadesi:

f(x)=1σ2πexp((xμ)22σ2)

Bu dağılımın önemli bir özelliği, verilerin μ±σ aralığına yaklaşık %68,3’ünün, μ±2σ aralığına %95,5’inin ve μ±3σ aralığına %99,7’sinin düştüğüdür. Analitik kimyada güven aralıklarının ve tespit sınırlarının hesaplanmasında bu özellik temel referans noktası olarak kullanılır.[5]

1.4 Bağıl Standart Sapma (RSD) ve Varyasyon Katsayısı (CV)

Standart sapmanın büyüklükle birlikte ölçeklendiği durumlarda, mutlak standart sapma yerine bağıl standart sapma (relative standard deviation, RSD) ya da varyasyon katsayısı (CV) kullanılır:

%RSD=sx¯×100

Bu büyüklük birimsizdir ve farklı büyüklük düzeyindeki yöntemlerin kesinliğini karşılaştırmayı kolaylaştırır. ICH Q2(R2) rehberi gibi düzenleyici belgeler, analitik yöntem doğrulama çalışmalarında kesinlik kriterini %RSD cinsinden ifade eder.[6]


2. Hesaplanan Sonuçlarda Hata Yayılımı

2.1 Hata Yayılımının Teorik Temeli

Analitik kimyada sonuç R, çoğunlukla birden fazla ölçüm büyüklüğünün bir işlevi olarak hesaplanır: R=f(A,B,C,). Bu büyüklüklerin her birinin standart belirsizlikleri uA, uB, uC mevcutsa, bileşik belirsizlik uR, kısmi türevler aracılığıyla propagasyonla elde edilir.[7]

Kesin hata yayılımı formülü:

σR2=(RA)2σA2+(RB)2σB2+(RC)2σC2+

Bu ifade, bağımsız ve tesadüfi hataların varlığını varsayar; çapraz terimler sıfıra yakınsar. Büyüklükler arasında korelasyon bulunduğunda ise çapraz terimler ihmal edilemez.[8]

2.2 Toplama ve Çıkarma İşlemlerinde Yayılım

R=A+B veya R=AB biçimindeki işlemlerde mutlak standart belirsizlikler karelerinin toplamının kareköküyle birleştirilir:

uR=uA2+uB2

Örneğin bir analitik konsantrasyon hesaplamasında CA=(StotalSmb)/kA ifadesi mevcutsa, payın belirsizliği önce bu kural ile hesaplanır:

u(StotalSmb)=uStotal2+uSmb2

Stotal=24,37±0,02 ve Smb=0,96±0,02 için:

upay=(0,02)2+(0,02)2=0,028

Yani pay 23,41±0,028 olarak ifade edilir.[9]

2.3 Çarpma ve Bölme İşlemlerinde Yayılım

R=A×B veya R=A/B biçimindeki işlemlerde göreli standart belirsizlikler kullanılır:

uRR=(uAA)2+(uBB)2

Önceki örnek üzerinden, kA=0,186±0,003 ppm1 verilmişken:

uCACA=(0,02823,41)2+(0,0030,186)2=0,0162

Analitik konsantrasyondaki mutlak belirsizlik: uCA=0,0162×125,9 ppm2 ppm. Sonuç: CA=126±2 ppm.[10]

2.4 Logaritmik ve Üstel İfadelerde Yayılım

UV-Vis spektrofotometride Lambert–Beer yasası A=εbC biçiminde ifade edilir. Molar absorptivite ε’nın belirsizliği, hem A’nın hem de C’nin ölçüm belirsizliklerini içeren bir türevle elde edilir.[11] Benzer biçimde, logaritmik işlemlerde örneğin R=ln(A) ise:

uR=uAA

Bu formüller, spektrofotometrik, elektrometrik ve kromatografik yöntemlerin tamamında elde edilen nihai konsantrasyon değerlerinin belirsizlik bütçesinin oluşturulmasında kullanılır.

2.5 Tolerans Aralıklarından Standart Sapma Kestirimi

Laboratuvar camı ve enstrümanlar için üreticiler genellikle standart sapma yerine tolerans aralığı (±x) belirtir. Bu aralıktan standart sapma kestirimi üç dağılım varsayımı altında yapılabilir:[12]

Dağılım Modeli Standart Sapma Kestirimi
Düzgün (Uniform) Dağılım s=x/3
Üçgen (Triangular) Dağılım s=x/6
Normal (Gaussian) Dağılım s=x/k (k: kapsam faktörü)

En tutucu kestirim düzgün dağılımdan elde edilir; merkezdeki değerlerin daha olası olduğu durumlarda üçgen dağılım tercih edilir.


3. Analitik Uygulamalar: Kalibrasyondan Yöntem Doğrulamaya

3.1 Kalibrasyon Eğrisinden Elde Edilen Sonuçların Belirsizliği

Doğrusal kalibrasyon eğrisinden y=mx+b analizci konsantrasyonu hesaplandığında, basit hata yayılımı yeterli değildir. Analitik konsantrasyonun standart sapması sCA şu biçimde ifade edilir:[13]

sCA=srm1p+1n+(S¯sampS¯std)2m2i=1n(CstdiC¯std)2

Burada sr regresyon standart sapması, p tekrar ölçüm sayısı, n kalibrasyon standardı sayısı, S¯samp örneğin ortalama sinyali ve S¯std standartların ortalama sinyalidir. Bu formül üç kritik bilgiyi entegre eder: (1) eğrinin regresyon belirsizliği, (2) tekrar ölçüm sayısının etkisi ve (3) numune sinyalinin ortalama standart sinyalinden uzaklığı. Numune sinyal değeri ortalama standart sinyaline ne kadar yakınsa hesaplanan konsantrasyonun belirsizliği o kadar küçük olur.

3.2 Yöntem Doğrulamada Kesinlik Kriterleri

ICH Q2(R2) (2023) rehberine göre analitik yöntem doğrulamasında kesinlik üç düzeyde değerlendirilir:[14]

  1. Tekrarlanabilirlik (Repeatability): Aynı analist, aynı ekipman, aynı gün.
  2. Ara kesinlik (Intermediate Precision): Farklı analistler, ekipmanlar, günler; laboratuvar içi yeniden üretilebilirlik.
  3. Yeniden üretilebilirlik (Reproducibility): Farklı laboratuvarlar arası karşılaştırma.

Her düzey için kesinlik %RSD cinsinden ifade edilir. Farmakolojik assay çalışmaları için genel kabul kriteri %RSD ≤ 2’dir. Çevre analizi ve iz elementlerin tayininde ise Horwitz eşitliği ile beklenen %RSD değeri belirlenir:[15]

%RSDR=2(10,5logC)

Burada C analitlerin kütle kesri cinsinden konsantrasyonudur. Bu eşitlik, konsantrasyon azaldıkça izin verilen yayılmanın arttığını gösterir; C=106 (1 ppm) düzeyinde beklenen %RSD yaklaşık 16 olurken, C=109 (1 ppb) düzeyinde bu değer 45’e yükselir.

3.3 Hesaplanan Belirsizliğin Deneysel Standart Sapmayla Karşılaştırılması

Hata yayılımı hesaplaması yalnızca nihai sonucun belirsizliğini kestirmekle kalmaz; yöntemin kontrol altında olup olmadığının da göstergesi olarak kullanılır. Örneğin, her birinde ±0,001 g belirsizlik bulunan iki kütle ölçümünden elde edilen taramalı kütlenin teorik belirsizliği:[16]

uR=(0,001)2+(0,001)2=0,0014 g

Aynı numunenin birden fazla ölçümünden elde edilen deneysel standart sapma s=±0,050 g ise bu, teorik kestirimin çok üzerindedir ve ölçüm sürecinin kontrolden çıktığına işaret eder. Bu karşılaştırma yöntemi, kalite kontrol laboratuvarlarında sistematik hata kaynaklarının erken tespitinde kullanılmaktadır.

3.4 Metabolomik ve Biyoanalitik Çalışmalarda Varyans Bileşenleri

Metabolomik gibi karmaşık analitik platformlarda varyansın iki temel kaynağı bulunur: biyolojik varyans ve analitik varyans. Biyolojik varyans, aynı türden örnekler arasındaki doğal farklılıkları yansıtırken; analitik varyans, aynı örnekten yapılan tekrar ölçümlerdeki teknik dağılımı ifade eder. Çoğu durumda biyolojik varyans analitik varyanstan belirgin biçimde büyüktür; bu nedenle biyolojik örnekler üzerinde hesaplanan standart sapma, yöntemin tekrarlanabilirliğini değil, analitin biyolojik değişkenliğini yansıtır.[17]

Sistematik hata (bias), tekrar ölçümle tespit edilemeyen bir belirsizlik türüdür ve varyansı değil, ölçüm ortalama değerini etkiler. Bu nedenle yöntem doğrulamada kesinlik (precision) ve doğruluk (accuracy/trueness) birbirinden bağımsız olarak değerlendirilir; standart sapma yalnızca birincisinin ölçütüdür.


4. Güncel Araştırmalardan Bulgular

4.1 Lineer Regresyon Kalibrasyonunda Metodolojik Tartışmalar

Aboal-Somoza ve Crujeiras (2024), Journal of Chemical Education’da yayımlanan çalışmalarında, Beer-Lambert yasasının analitik kalibrasyonda yaygın biçimde yanlış uygulandığını göstermiştir. Klasik kalibrasyon (konsantrasyon bağımsız değişken, absorbans bağımlı değişken) yerine, konsantrasyonun absorbansdan tahmin edilmesi için ters regresyon (inverse regression) kullanımının öngörme hataları açısından daha uygun olduğu savunulmaktadır. Bu metodolojik ayrım, hesaplanan konsantrasyondaki standart sapmayı doğrudan etkiler; hatalı regresyon yönü seçimi, gerçek belirsizliği olduğundan büyük ya da küçük gösterebilmektedir.[18]

4.2 ICH Q2(R2) Güncellemesi ve Çok Değişkenli Analitik Yöntemlere Uyum

2023 yılında yürürlüğe giren ICH Q2(R2) ve Q14 rehberleri, tek değişkenli ve çok değişkenli analitik prosedürlerin doğrulama çerçevesini yeniden yapılandırmıştır. Çok değişkenli yöntemlerde (örneğin NIR spektroskopisi, kemometri) tahmin belirsizliği, kalibrasyon modelinin kalibrasyondan bağımsız test seti performansıyla değerlendirilir; bağımsız örnekler kalibrasyonda yer almayan örnekler olarak tanımlanmakta ve standart sapma kestirimi doğrudan model hata istatistiklerinden elde edilmektedir.[19]

4.3 Adli Analiz Kılavuzlarında Belirsizlik Değerlendirmesi

ENFSI (Avrupa Adli Bilimler Enstitüsü) tarafından 2024 yılında güncellenen kılavuz, adli nicel analizlerde ölçüm belirsizliğinin hesaplanması için modelleme yaklaşımını standartlaştırmaktadır. Kılavuz, sistematik katkıların (bias) standart belirsizliğe dahil edilmesini ve referans materyal değerleriyle karşılaştırmalı çalışmalar aracılığıyla yeniden üretilebilirlik standart sapmasının bileşen analizine ayrıştırılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu yaklaşımda, merkezi referans materyali ortalamasından göreli farkların kareli ortalaması ölçüm içi yeniden üretilebilirliğin ölçütü olarak kullanılmaktadır.[20]

4.4 Biometriye Uygulamalar: SD ile SEM Arasındaki Yanlış Kullanım

NCBI Statpearls’te (Kasım 2024 güncelleme) derlenen incelemede, standart sapma (SD) ile standart hatanın (SEM, standart error of the mean) analitik ve biyomedikal literatürde sıklıkla birbirinin yerine hatalı kullanıldığı vurgulanmaktadır. SEM = s/n ifadesinden hesaplanan bu büyüklük, ortalama tahmini etrafındaki belirsizliği yansıtır ve n arttıkça azalır; oysa SD, popülasyonun dağılımını karakterize eder ve n’den bağımsızdır. Bazı dergiler bu karışıklığı önlemek amacıyla yalnızca SD’nin ortalama ile birlikte raporlanmasına izin vermektedir.[21]


5. Kavramsal Analiz

5.1 Nizam, Gaye ve Sanat

Standart sapmanın analitik kimyadaki rolü değerlendirildiğinde, dikkat çekici bir tertip göze çarpar: Ölçüm hatalarının bağımsız ve rastgele olduğu koşullarda, çok sayıda belirsizlik kaynağının bileşimi zorunlu olarak belirli bir dağılım kalıbına, Gauss dağılımına, yakınsar. Bu yakınsama, aritmetik bir zorunluluk olarak ortaya çıkar ve onlarca farklı dağılım fonksiyonundan bağımsız olarak işlemekte, merkezi limit teoreminin bir çıktısı olarak gerçekleşmektedir.[22]

Söz konusu yapının bu şekilde işliyor olması kayda değerdir. Çevresel dalgalanmalar, vibrasyon, termal gürültü, enstrüman elektroniği ve örnek matriksindeki kimyasal değişkenlik gibi birbirinden farklı ve koordineli olmayan kaynakların çıktısının, mükemmel biçimde simetrik ve matematiksel olarak tanımlanabilir bir yapıya ulaşması dikkat çekicidir. Bu yapı o denli tutarlıdır ki klinik biyokimya, farmasötik analiz, adli kimya ve çevre izleme gibi birbirinden çok farklı alanlarda aynı matematiksel araçlar geçerliliğini korumaktadır. Farklı kaynaklardan gelen bağımsız tesadüfilik bileşenlerinin bu denli düzenli bir bütüne ulaşıyor olması, ölçüm biliminin temel varsayımlarından biri haline gelmiştir.

5.2 İndirgemeci Dil ve Nedensellik Atfı Üzerine

Analitik kimya literatüründe bazı ifade kalıpları yaygınlaşmış olmakla birlikte nedensellik açısından dikkatli bir incelemeyi hak etmektedir. “Standart sapma kesinliği tanımlar” ya da “hata yayılımı belirsizliği hesaplar” gibi cümleler, matematiksel bir ilişkiyi betimler; ancak bu betimleyici ifade, nedensel bir açıklama sunmaz. Standart sapmanın “kesinliği ölçtüğü” söylendiğinde, aslında söylenen şudur: s, belirli bir sürecin çıktılarının belirli bir formüle göre işlenmiş sayısal bir özetidir. Bu özet kesinliği ölçmez, kesinliğin bir tanımsal operasyonalizasyonudur.

Benzer bir analiz hata yayılımı için de geçerlidir. “Belirsizlikler yayılır” ifadesi, sanki belirsizliğin bağımsız bir varlığı ve hareket etme kapasitesi varmış gibi bir algı yaratabilir. Gerçekte gerçekleşen şu süreçtir: Belirli bir fonksiyonel ilişki içinde bağımlı değişkenin standart sapması, bağımsız değişkenlerin standart sapmalarından ve fonksiyonun kısmi türevlerinden hesaplanır. Kavramın adlandırılması, fiziksel bir transferi değil, matematiksel bir türevi özetlemektedir.[23]

Bu ayrım salt söylemsel değildir. Analitik kimyadaki bir hatayı “belirsizliğin yayılması” olarak adlandırmak, hatanın kaynağına ilişkin algıyı bulanıklaştırabilir ve asıl nedenin araştırılması yerine istatistiksel bir konseptle yetinilmesine zemin hazırlayabilir.

5.3 Hammadde ve Sanat Ayrımı: Ölçümden Bilgiye

Standart sapma hesabında kullanılan ham veriler — ham sayısal ölçümler —, tek başlarına analitik sonuç bildirmez. Sayıların belirli bir matematiksel düzen içinde tertip edilmesiyle farklı bir bilgi katmanına ulaşılır. Bu geçiş, salt aritmetik işlemden fazlasını kapsar.

Hammadde düzeyinde ele alındığında, birbirinden bağımsız n adet ölçüm değeri {x1,x2,,xn} mevcuttur. Bu değerlerin her biri, farklı bir enstrümantal ve çevresel anlık koşulun kaydını taşır ve bağımsız olarak bilgi kapasitesi oldukça sınırlıdır. Ancak aynı değerler, ortalama ve standart sapma formülleri çerçevesinde bir araya getirildiğinde, hiçbir tekil ölçümde bulunmayan bir bilgi ortaya çıkar: gerçek değere ilişkin istatistiksel bir kestirim ve bu kestirimin güvenilirliğinin ölçütü.

Üstelik hata yayılımı formülü uygulandığında, artık ölçümlerin kendisi değil, ölçümler arasındaki yapısal ilişki konuşmaktadır. Kısmi türev, değişkenler arasındaki matematiksel bağımlılığı ortaya koyar; bu bağımlılık, ham sayılarda değil, ham sayıların yerleştirildiği fonksiyonel yapıda gizlidir. Dolayısıyla hesaplanan sonucun standart sapması, parçaların (tekil ölçümlerin) değil, parçalar arasındaki ilişkilerin tertibinden doğan bir büyüklüktür. Bu yapısal tertip — hangisinin neyle nasıl çarpıldığı, hangi terim toplandığı, hangisinin kareköküne alındığı — sayıların kendisinde mevcut değildir ve ayrıca düzenlenmesi zorunludur.[24]


6. Sonuç

Hesaplanan sonuçlarda standart sapma, çok değişkenli ölçüm süreçlerinin kaçınılmaz bir özelliği olan belirsizliğin matematiksel dili haline gelmiştir. Tek bir ölçümün standart sapmasından kalibrasyon eğrisi regresyon belirsizliğine, tolerans aralıklarından bileşik belirsizlik bütçesine uzanan bu istatistiksel çerçeve, farmasötik, çevresel ve adli analiz alanlarında yöntemin güvenilirliğini tanımlar. Gauss dağılımının bağımsız rastgele hataların doğal bir çıktısı olarak ortaya çıkması, bu çerçevenin matematiksel sağlamlığının zeminini oluşturmaktadır. Yöntemin matematiksel yapısı, betimleyici ifadelerin nedensellik yanılsamalarına yol açmadığı ölçüde güvenilir bir araç olmaya devam etmektedir. Belirsizliğin sayısal bileşenleri, belirli bir fonksiyonel tertip içinde bir araya getirildiğinde, hiçbir bireysel bileşende bulunmayan bir bilgi ortaya çıkmakta; bu bilgi, analitik sonucun güvenilirliğine ilişkin nesnel bir ölçüt sunmaktadır. Deliller ışığında, bu matematiksel yapının yalnızca işlevsel bir araç olup olmadığı, yoksa doğasında derinliği bulunan bir düzenin yansıması mı olduğu sorusunun yanıtı okuyucunun kendi aklına ve vicdanına bırakılmaktadır.


Kaynakça

  1. Harvey, D. (2016). Analytical Chemistry 2.1 (4th ed.). LibreTexts Chemistry. Propagation of Uncertainty. https://chem.libretexts.org/Bookshelves/Analytical_Chemistry/Analytical_Chemistry_2.1_(Harvey)/04:_Evaluating_Analytical_Data/4.03:_Propagation_of_Uncertainty
  2. Harvey, D. (2016). Analytical Chemistry 2.1. LibreTexts Chemistry. Characterizing Measurements and Results. https://chem.libretexts.org/Bookshelves/Analytical_Chemistry/Analytical_Chemistry_2.1_(Harvey)/04:_Evaluating_Analytical_Data/4.01:_Characterizing_Measurements_and_Results
  3. Kaliyadan, F., & Kulkarni, V. (2024, November 25). Standard deviation. In StatPearls [Internet]. StatPearls Publishing. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK574574/
  4. Leito, I., & Jalukse, L. (2023). Estimation of measurement uncertainty in chemical analysis (Course materials). University of Tartu. Normal Distribution. https://sisu.ut.ee/measurement/31-normal-distribution/
  5. Hogan, R. (2024, March 8). Probability distributions for measurement uncertainty. ISO Budgets. https://www.isobudgets.com/probability-distributions-for-measurement-uncertainty/
  6. ICH. (2023). ICH guideline Q2(R2) on validation of analytical procedures. European Medicines Agency. https://www.ema.europa.eu/en/documents/scientific-guideline/ich-guideline-q2r2-validation-analytical-procedures-step-2b_en.pdf
  7. Skoog, D. A., Holler, F. J., & Crouch, S. R. (2018). Principles of Instrumental Analysis (7th ed.). Cengage Learning.
  8. O’Haver, T. C. (2015). Propagation of error in analytical calibration methods. University of Maryland. https://terpconnect.umd.edu/~toh/models/Bracket.html
  9. Harvey, D. (2016). Analytical Chemistry 2.1 (4th ed.). LibreTexts Chemistry. Propagation of Uncertainty. https://chem.libretexts.org/Bookshelves/Analytical_Chemistry/Analytical_Chemistry_2.1_(Harvey)/04:_Evaluating_Analytical_Data/4.03:_Propagation_of_Uncertainty
  10. Harvey, D. (2016). Analytical Chemistry 2.1 (4th ed.). LibreTexts Chemistry. Propagation of Uncertainty. https://chem.libretexts.org/Bookshelves/Analytical_Chemistry/Analytical_Chemistry_2.1_(Harvey)/04:_Evaluating_Analytical_Data/4.03:_Propagation_of_Uncertainty
  11. Wenzel, T. J. (2023). Beer’s Law. In Molecular and Atomic Spectroscopy. LibreTexts. https://chem.libretexts.org/Bookshelves/Analytical_Chemistry/Molecular_and_Atomic_Spectroscopy_(Wenzel)/1:_General_Background_on_Molecular_Spectroscopy/1.2:_Beers_Law
  12. Harvey, D. (2025). Analytical Chemistry 2.1. LibreTexts. Propagation of Uncertainty (Appendix). https://chem.libretexts.org/Bookshelves/Analytical_Chemistry/Analytical_Chemistry_2.1_(Harvey)/16:_Appendix/16.02:_Propagation_of_Uncertainty
  13. Duke University CHEM 401L. (2025). Uncertainty in values determined from a calibration curve. Analytical Chemistry Lab Manual. https://chem.libretexts.org/Courses/Duke_University/CHEM_401L
  14. ICH. (2023). ICH guideline Q2(R2) on validation of analytical procedures. European Medicines Agency. https://www.ema.europa.eu/en/documents/scientific-guideline/ich-guideline-q2r2-validation-analytical-procedures-step-2b_en.pdf
  15. Singh, R. H., & Singh, H. P. (2025). Analytical method validation. Chemistry Research Journal, 10(4), 140–143.
  16. Harvey, D. (2016). Analytical Chemistry 2.1 (4th ed.). LibreTexts Chemistry. Propagation of Uncertainty. https://chem.libretexts.org/Bookshelves/Analytical_Chemistry/Analytical_Chemistry_2.1_(Harvey)/04:_Evaluating_Analytical_Data/4.03:_Propagation_of_Uncertainty
  17. Oresic, M., & Vidal-Puig, A. (2013). Error analysis and propagation in metabolomics data analysis. PMC, PMC3647477. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC3647477/
  18. Aboal-Somoza, M., & Crujeiras, R. (2024). Misuse of linear regression technique in analytical chemistry? Journal of Chemical Education, 101(3), 1062–1070. https://doi.org/10.1021/acs.jchemed.3c01042
  19. ICH. (2023). ICH guideline Q2(R2) on validation of analytical procedures. European Medicines Agency. https://www.ema.europa.eu/en/documents/scientific-guideline/ich-guideline-q2r2-validation-analytical-procedures-step-2b_en.pdf
  20. ENFSI. (2024, February 15). Guideline for calculating measurement uncertainty in quantitative forensic investigations (GDL QCC-GDL-001). European Network of Forensic Science Institutes. https://enfsi.eu/wp-content/uploads/2024/04/Guideline-for-Calculating-Measurement-Uncertainty-in-Quantitative-Forensic-Investigations-1.pdf
  21. Kaliyadan, F., & Kulkarni, V. (2024, November 25). Standard deviation. In StatPearls [Internet]. StatPearls Publishing. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK574574/
  22. Leito, I., & Jalukse, L. (2023). Estimation of measurement uncertainty in chemical analysis (Course materials). University of Tartu. Normal Distribution. https://sisu.ut.ee/measurement/31-normal-distribution/
  23. Skoog, D. A., Holler, F. J., & Crouch, S. R. (2018). Principles of Instrumental Analysis (7th ed.). Cengage Learning.
  24. O’Haver, T. C. (2015). Propagation of error in analytical calibration methods. University of Maryland. https://terpconnect.umd.edu/~toh/models/Bracket.html
İçindekiler