Menüyü değiştir
Toggle preferences menu
Kişisel menüyü aç / kapat
Oturum açık değil
Your IP address will be publicly visible if you make any edits.

İndirgenme Yükseltgenme Titrasyonlarının Uygulamaları

Teradigma sitesinden

İndirgenme-Yükseltgenme Titrasyonlarının Uygulamaları

İndirgenme-yükseltgenme (redoks) titrasyonları, kimyasal analiz tarihinin en köklü ve çok yönlü yöntemlerinden biri olarak günümüz analitik kimya laboratuvarlarının temel araçlarından olmayı sürdürmektedir. Elektron aktarımı ilkesine dayanan bu titrimetrik teknikler; ilaç endüstrisinden çevre izlemeye, gıda güvenliğinden metallurjiye uzanan geniş bir uygulama alanında analitlerin derişim tayinini milimolar ve hatta mikromolar düzeyde sağlamaktadır. Titrandın yükseltgen ya da indirgen nitelik taşımasına göre çok sayıda alt yöntem geliştirilmiş olup bunların her biri belirli analitik problemlerin çözümüne özgü hassasiyet ve seçicilik özelliklerine sahiptir.


1. Temel Kavramlar ve İşleyiş

1.1 Redoks Titrasyonunun Termodinamik Temeli

Bir redoks titrasyonunda titrand Ared, titrant Box ile aşağıdaki genel denge tepkimesine girmektedir:

Ared+BoxBred+Aox

Her titrant ilavesinden sonra sistem denge konumuna ulaştığında tepkime potansiyeli (Erxn) sıfırlanır ve titrandın indirgenme potansiyeli, titrantın indirgenme potansiyeli ile özdeşleşir:

Erxn=EBox/BredEAox/Ared=0

Titrasyon süresince çözelti potansiyeli, Nernst denklemi ile hesaplanmaktadır. Denklemin genel biçimi:

E=ERTnFln[İndirgenmiş form][Yükseltgenmiş form]

Standart koşullarda (T=298.15 K) bu ifade aşağıdaki pratik biçime dönüşmektedir:

E=E0.05916nlog[Red][Ox]

Eşdeğerlik noktasına ulaşıldığında, titrandın ve titrantın yarı tepkimelerine ait iki Nernst denklemi birleştirilerek eşdeğerlik noktası potansiyeli (Eep) belirlenir. Aktarılan elektron sayıları nA ve nB olduğunda:

Eep=nAEA+nBEBnA+nB

Bu potansiyelin titrantın ve titrandın standart potansiyellerinin ağırlıklı ortalaması olduğu ve dolayısıyla iki standart potansiyelin orta noktasına yakın konumlandığı dikkat çekmektedir.[1]

Titrasyon eğrisinin eşdeğerlik noktası civarında sergilediği dik potansiyel sıçraması, yöntemin en belirleyici özelliğidir. Bu sıçramanın büyüklüğü, titrant ile titrandın standart potansiyelleri arasındaki farkla (ΔE) doğrudan ilişkilidir; ΔE>0.2 V olduğunda tepkimenin denge sabiti K>10nΔE/0.0592 mertebesine yükselmekte ve nicel bir titrasyon için yeterli büyüklüğe erişilmektedir.[2]

1.2 Redoks İndikatörleri ve Son Nokta Tespiti

Redoks titrasyonlarında son noktanın belirlenmesi için iki temel yaklaşım benimsenmektedir: kimyasal redoks indikatörleri ve potansiyometrik yöntemler.

Kimyasal indikatörler, yükseltgenmiş ve indirgenmiş formları farklı renk taşıyan maddelerdir. Bir indikatörün renk değiştirdiği potansiyel aralığı yaklaşık olarak şu ifadeyle belirlenir:

Eind=Eind±0.05916n

Ferroin (Fe(phen)32+/3+, E=+1.06 V) ve difenilamin sülfonat (E=+0.84 V) en yaygın kullanılan indikatörler arasındadır. Öte yandan potasyum permanganatın kendisi, fazla bir damla titrant eklendiğinde morumsu pembe renk oluşturuduğundan öz-indikatör olarak işlev görmektedir. Nişasta ise iyot titrasyonlarında özel bir önem taşımakta; I3–nişasta kompleksinin oluşumuyla belirginleşen mavi-siyah renk, son noktanın görsel olarak saptanmasını kolaylaştırmaktadır.[3]

Potansiyometrik yöntemlerde ise inert bir gösterge elektrot (çoğunlukla platin), titrasyon boyunca çözelti potansiyelini sürekli izlemekte ve eşdeğerlik noktasındaki dik potansiyel sıçraması, son noktanın yüksek hassasiyetle belirlenmesini mümkün kılmaktadır.

1.3 Başlıca Redoks Titrasyon Yöntemleri

Titrant olarak kullanılan reaktife göre sınıflandırılan redoks titrasyon yöntemleri, her biri belirgin analitik avantajlara sahip farklı ailelere ayrılmaktadır.

Permanganometri: Potasyum permanganat (KMnO4), asidik ortamda güçlü bir yükseltgen olarak MnO4’in Mn2+’ye indirgenmesiyle elektron alımını gerçekleştirir (E=+1.51 V):

MnO4+8H++5eMn2++4H2O

Ortamın bazik ya da nötr olduğu koşullarda ürün MnO2’ye dönüşmektedir. Yoğun mor rengi sayesinde öz-indikatör olarak kullanılmaktadır. Oksalik asit, demir(II) tuzları, hidrojen peroksit ve oksalatlar bu yöntemle başarıyla tayin edilmektedir.[4]

Dikrometri: Potasyum dikromat (K2Cr2O7) asidik ortamda Cr3+’e indirgenir (E=+1.33 V):

Cr2O72+14H++6e2Cr3++7H2O

Birincil standart olarak doğrudan kullanılabilmesi, permanganata kıyasla daha kararlı çözeltiler vermesi ve klorür iyonlarıyla reaksiyon verme eğiliminin düşük olması bu yöntemi öne çıkarmaktadır. Demir ve diğer indirgeyici analitlerin tayininde tercih edilmektedir.[5]

İyodometri ve İyodimetri: İyot (I2) ya da triiodür (I3) içeren yarı çiftin standart potansiyeli E=+0.536 V olup orta güçte bir yükseltgen niteliği taşımaktadır. İyodimetri, iyodun doğrudan titrant olarak kullanıldığı yöntemi; iyodometri ise bir yükseltgenin fazla miktarda iodür (KI) ile reaksiyona sokularak serbest bırakılan iyodun sodyum tiyosülfat ile geri titrasyonunu kapsayan dolaylı yöntemi tanımlamaktadır:

I3+2S2O323I+S4O62

Eşdeğerlik noktası, nişasta indikatörünün mavi renginin kaybolmasıyla görsel olarak saptanmaktadır.[6]

Serimetri: Serik sülfat (Ce(SO4)2) güçlü ve kararlı bir yükseltgendir (E=+1.44 V, 1 M H2SO4 ortamında). Fe(II) tayininde dikrometri ile benzer şekilde kullanılmakta; ferroin indikatörünün açık mavi renkten kırmızıya geçişiyle son nokta belirlenmektedir.[7]


2. Uygulama Alanları

2.1 Çözünmüş Oksijen Tayini: Winkler Yöntemi

Doğal sularda çözünmüş oksijenin (O2) derişimi, akuatik ekosistemlerin sağlığının ve biyolojik oksijen talebinin en temel göstergesidir. Aerobik bakterilerin metabolizmasını destekleyen bu oksijen, eşik değerinin altına düşüldüğünde anaerobik koşullar oluşmakta ve CH4, H2S gibi istenmeyen gazların üretimi başlamaktadır.[8]

Winkler yönteminde çözünmüş oksijen, birbirine bağlı bir dizi redoks tepkimesiyle dolaylı olarak tayin edilmektedir. İlk aşamada MnSO4 ve alkali KI çözeltisi eklenmesiyle çözünmüş oksijen manganez(II) hidroksitten MnO2’ye yükseltger:

2Mn2++4OH+O22MnO2+2H2O

İkinci aşamada ortam asitlendirilerek MnO2’nin iyodür iyonunu yükseltgediği ve eşdeğer miktarda iyot serbestleştiği tepkime gerçekleştirilir:

MnO2+3I+4H+Mn2++I3+2H2O

Son aşamada serbestleşen I3, sodyum tiyosülfat standart çözeltisiyle titre edilmekte ve 1 mol O2’nin 4 mol tiyosülfata denk olduğu ilişkiden çözünmüş oksijen derişimi hesaplanmaktadır.[9] Amperometrik son nokta tespiti kullanan otomasyon sistemlerinde tipik hassasiyet ±0.15 μmol kg1 mertebesine erişilmektedir.[10]

2.2 Kimyasal Oksijen İhtiyacı (KOİ) Tayini

Doğal su ve atık sulardaki organik maddenin toplam yükseltgenmesi için gerekli oksijen miktarı olan kimyasal oksijen ihtiyacı, endüstriyel atık su arıtma tesislerinin yönetiminde kritik bir parametre olarak öne çıkmaktadır. Tayin, numunelerin fazla miktarda K2Cr2O7 varlığında Ag2SO4 katalizörlüğünde H2SO4 ortamında reflükse alınmasıyla gerçekleştirilmektedir. Reaksiyona girmeyen dikromat, ferroin indikatörü eşliğinde ferröz amonyum sülfat (Mohr tuzu) ile geri titre edilmekte ve tüketilen dikromat miktarından KOİ değeri hesaplanmaktadır.[11]

2.3 İlaç Analizi: Aktif Madde Tayini

Redoks titrasyonları, farmakopeial analizlerde birçok aktif farmasötik maddenin (API) derişim tayini için resmi yöntem olarak yer almaktadır. Askorbik asit (C vitamini), iyodimetrik yöntemle doğrudan titre edilmektedir:

C6H8O6+I2C6H6O6+2HI

Nişasta indikatörünün oluşturduğu mavi rengin kaybolmasıyla gözlenen son nokta, mg/L düzeyinde C vitamini tayinine olanak tanımaktadır. Benzer yaklaşımla demir içeren preparatlar permanganometri ya da serimetri ile, hidrazin türevleri ise iyodometri ile analiz edilmektedir.[12] Demir(II) glukonat gibi farmasötik demir preparatlarında dikromat titrasyonu belirleyici doğruluk avantajı sunmaktadır; zira dikromat klorür içeren ortamlarda da güvenle kullanılabilmektedir.[13]

2.4 Nem Tayini: Karl Fischer Titrasyonu

Karl Fischer (KF) titrasyonu, örneklerdeki su derişimini tayin etmek amacıyla 1935’ten bu yana kullanılan ve farmasötik ile gıda sektörlerinde farmakopeial standart niteliği kazanmış özgün bir redoks yöntemidir. Temel reaksiyon, iyodun kükürt dioksiti su tüketimiyle yükseltgemesinden oluşmaktadır:

I2+SO2+H2O+3RN2[RNH]+I+[RNH]+HSO4

Bu tepkimede 1 mol I2, 1 mol H2O’yu stoikiometrik olarak tüketmektedir. Hacimsel KF titrasyonunda iyot bilinen derişimde bir reaktife karıştırılmış hâlde eklenirken; kulometrik KF titrasyonunda iyot, anodik oksidasyonla in-situ üretilmekte ve harcanan yük Faraday yasası üzerinden su miktarına dönüştürülmektedir.[14]

n(H2O)=Q2F

burada Q toplam elektrik yükünü, F=96485 C mol1 Faraday sabitini göstermektedir. Hacimsel KF yöntemi 1–100 mg su aralığı için, kulometrik yöntem ise 1–5 ppm ile %5 arasındaki derişimler için uygundur.[15] KF titrasyonu, diğer nem tayini yöntemlerinden farklı olarak katı, sıvı ve gaz numunelere doğrudan uygulanabilen ve uçucu safsızlıkları su ile karıştırmayan seçici bir yöntem olma özelliğini korumaktadır.[16]

2.5 Gıda Analizi: Şarapta Sülfit ve Alkol Tayini

Gıda endüstrisinde redoks titrasyonları kalite kontrol süreçlerinin ayrılmaz parçasını oluşturmaktadır. Şarapta koruyucu ajan olarak kullanılan serbest sülfit (SO2), iyodimetrik yöntemle iyot çözeltisiyle doğrudan titre edilmektedir:

SO2+I2+2H2OH2SO4+2HI

Alkol derişiminin belirlenmesinde ise dikromat titrasyonu benimsenmektedir; etanol, asidik ortamda dikromat ile asetik asite yükseltgenmekte ve reaksiyona girmeyen dikromat geri titrasyonla tayin edilmektedir. Bitkisel yağlarda ise peroksit sayısının tayini iyodometrik yöntemle gerçekleştirilmektedir: yağdaki peroksitler iyodür iyonunu yükseltgeyerek iyot oluşturmakta ve serbestleşen iyot tiyosülfat ile titre edilmektedir.[17]

2.6 Çevre ve Endüstriyel Kontrol: Klor Tayini

İçme suyu arıtma tesislerinde dezenfeksiyon amaçlı kullanılan klor artığının kontrolü, halk sağlığı açısından kritik öneme sahiptir. Toplam klor artığı, iyodometrik yöntemle tayin edilmektedir: asidik ortamda klor, iodür iyonunu yükseltgeyerek iyot oluşturmakta ve serbest iyot, nişasta indikatörü eşliğinde tiyosülfat ile titre edilmektedir:

Cl2+2I2Cl+I2

I3+2S2O323I+S4O62

Bu yaklaşım, hem serbest klorun hem de bağlı klorun ayrı ayrı tayinine imkân tanıyan modifikasyonlarla geliştirilmiştir.[18]

2.7 Güncel Araştırma Yönelimleri

Liu ve arkadaşları (2024), redoks titrasyon eğrilerini etkileyen faktörleri inceleyen iki algoritmayı (üç adımlı yöntem ve homojen potansiyel yöntemi) bünyesinde barındıran bir simülasyon programı geliştirmiştir. Söz konusu çalışmada, aktarılan elektron sayılarının (n1 ve n2) titrasyon eğrisi üzerindeki etkisi ayrıntılı olarak incelenmiş ve iki algoritmanın uygulanabilirliği ile tam redoks tepkimesi için gereken elektrot potansiyeli farkına ilişkin koşullar tartışılmıştır.[19] Fu ve arkadaşları (2023) ise basit sistemler için rafine bir redoks titrasyon simülasyon programı geliştirerek klasik üç adımlı yöntemi tamamlayan karışık potansiyel tabanlı bir hesaplama algoritmasını eğitim ortamına kazandırmıştır.[20]

Mikroölçekli redoks titrasyonları alanında Das ve Antony (2022), ferröz iyonların permanganometri, serimetri ve dikrometri ile tayininde son noktayı belirlemek üzere floresan indikatörler geliştirmiştir. Poli-N-fenil antranilik asit (PNPA-H) kullanılarak mikromolar düzeyde analit derişimlerinde yapılan titrasyonlar başarıyla gerçekleştirilmiş; floresan sönümü mekanizması yoluyla son nokta tespiti sağlanmıştır.[21] Bu çalışma, yeşil kimya ilkeleri çerçevesinde kimyasal tüketimi ve deney süresini önemli ölçüde azaltan bir yaklaşımı somutlaştırmaktadır.

Rivera-Quintero ve arkadaşları (2024), Karl Fischer titrasyonu üzerine kapsamlı bir derleme yayımlamış; yöntemin kimyasal mühendislik alanındaki uygulamalarını, temel kimyasal reaksiyonlarını ve farklı endüstrilerdeki kullanım biçimlerini sistematik biçimde ele almıştır.[22]


3. Kavramsal Analiz

3.1 Nizam, Gaye ve Sanat

Redoks titrasyonlarının işleyişi, birbiriyle koordineli ve aşamalı tepkimelerden oluşan bir sistem üzerine inşa edilmiştir. Winkler yöntemini ele alalım: çözünmüş oksijen, doğrudan titre edilememektedir; ancak sistem bu sorunu çözmek için dört ayrı kimyasal dönüşümü belirli bir sırayla gerçekleştirmektedir. Manganez(II), oksijeni yakalar, MnO2 oluşturur; MnO2 iyodürü yükseltgeyerek iyot serbest bırakır; iyot nişasta ile mavi kompleks oluşturur; son olarak tiyosülfat bu kompleksi renksizleştirerek son noktayı gösterir. Bu dört adımın her birinin öteki adımların ürünlerini girdi olarak kullandığı ve nihai hedefle bütünlük içinde çalıştığı açıkça görülmektedir.

Bu zincirlemenin dikkat çekici yanı yalnızca aşama sayısı değil, her adımda sürdürülen stoikiometrik kesinliktir: 1 mol O2, 2 mol MnO2’ye, bu da 2 mol I3’e, bu da 4 mol S2O32 tüketimine denk düşmektedir. Bu tam stoikiometrik zincirin birbiriyle ilişkisiz görünen dört tepkime arasında bu denli hassas biçimde sürdürülüyor olması, ince bir matematiksel uyum ortaya koymaktadır.[23]

Karl Fischer titrasyonunda da benzer bir tertip göze çarpmaktadır. İyot, kükürt dioksit, su ve bir baz arasında kurulan ilişki, tam olarak 1 mol su tüketimi başına 1 mol iyot sarfiyatı sağlayacak biçimde düzenlenmektedir. Bu stoikiometrik kesinliğin, birden fazla reaktifin aynı anda etkileşime girdiği bir ortamda korunması, her reaktifin belirli bir işlevi üstlendiği sistematik bir organizasyona işaret etmektedir.[24]

3.2 İndirgemeci ve Materyalist Safsataların Eleştirisi

Redoks titrasyonu literatüründe yaygın bir betimleme biçimi dikkat çekmektedir: “Permanganat, demir(II) iyonları oksitler” ya da “İyot, askorbik asidi yükseltger” gibi ifadeler, fail ile nesnenin aynı tür varlıklar olduğu yanılgısını pekiştirebilmektedir. Hâlbuki permanganat bir kimyasal tür olarak “hedef seçmez”; elektron aktarımı, standart elektrokimyasal potansiyeller arasındaki fark ile belirlenen termodinamik eğilimin bir ifadesidir.

Nernst denklemine daha dikkatli bakıldığında durum netleşmektedir. Denklem, bir sistemi betimlemektedir; sisteme bir yön vermemektedir. E=E(0.05916/n)log(Red/Ox) ifadesi, çözeltideki derişimlerin elektrokimyasal potansiyeli nasıl belirlediğini matematiksel olarak kodlamaktadır. “Sistem denge arar” ya da “elektron alışverişi gerçekleştirir” ifadeleri, Nernst denkleminin öngördüğü sonucun gerçekleştirildiği gözlemini bir faille donatan kısayol anlatılardır; bunlar nedensel bir açıklama değil, betimleyici bir özetdir.

Aynı eleştiri tirasyon eğrisi yorumları için de geçerlidir. Eşdeğerlik noktasındaki dik potansiyel sıçraması “tepkimenin tamamlandığını” haber vermektedir; ama bu sıçrama bir aktörün kararından değil, çözelti kimyasının termodinamik zorunluluğundan kaynaklanmaktadır. Sistemi yönlendiren “kimyasal kuvvetler” değil, değişmez sabitler tarafından belirlenmiş olan enerji durumlarıdır.[25]

3.3 Hammadde ve Sanat Ayrımı

Manganez, oksijen, iyodür ve tiyosülfat; bunlar redoks kimyasının hammaddeleridir. Ancak Winkler yönteminin işleyişi, bu hammaddelerin her birine ait özelliklerden türetilemeyen, bütüne özgü bir analitik kapasiteyi ortaya çıkarmaktadır. Manganez atomunda bağımsız olarak ne klor tayini kapasitesi bulunmaktadır ne de oksijen ölçümü potansiyeli; tiyosülfat iyonu başlı başına çözünmüş oksijeni sayamamaktadır.

Bu bütünün ortaya koyduğu nicel hassasiyet (±0.15 μmol kg1), parçaların en dikkatli matematiksel kombinasyonuyla önceden tahmin edilebilecek bir özellik değildir. Bu hassasiyet, ancak dört bileşenin belirli koşullar, sıra ve konsantrasyon oranlarında bir araya getirilmesiyle ortaya çıkmaktadır.[26]

Karl Fischer titrasyonunda benzer bir gözlem yapılabilir. İyot I2, kükürt dioksit SO2 ve imidazol C3H4N2, birbirinden bağımsız olarak nem tayini yapamazlar. Ancak belirli bir solvent ortamında, belirli mol oranlarında ve potansiyometrik son nokta tespiti altında bir araya geldiklerinde, tek başına hiçbir bileşende bulunmayan ppm düzeyinde su tayini kapasitesi ortaya çıkmaktadır.[27] Bu özelliğin, yalnızca bileşenlerin toplamına değil, bileşenlerin belirli bir düzene göre bir araya getirilişine ait olduğu gözlemlenmektedir.


4. Sonuç

Redoks titrasyonları; elektron aktarımı termodinamiğini, katalitik zincir tepkimelerini ve hassas son nokta tespitini birleştiren, uygulamalı analitiğin temel araçlarından biri olma niteliğini sürdürmektedir. Winkler yöntemi çözünmüş oksijeni, Karl Fischer titrasyonu nem içeriğini, permanganometri ve dikrometri indirgeyici analitleri, iyodometri ise yükseltgeyici ajanları ppb’den %100’e uzanan dinamik bir aralıkta tayin etmektedir. Her yöntemde kimyasal özgüllük, stoikiometrik kesinlik ve gözlemlenebilir bir son nokta birlikte çalışmaktadır.

Bu sistemlerin işleyişinde dikkat çeken husus, yalnızca ölçüm doğruluğu değil, birden fazla tepkimenin tam ve bütünleşik bir analitik amaca hizmet edecek biçimde bir arada işlev görmesini sağlayan matematiksel kesinliktir. Redoks titrasyonları alanındaki son araştırmalar; mikroölçekli floresan indikatörler, bilgisayar destekli simülasyon algoritmaları ve yapay zeka tabanlı son nokta tespiti gibi yönelimlerle tekniği geliştirmeyi sürdürmektedir. Delillerin bütünü ışığında, bu sistemlerin işleyişi ve sergilediği bütüncül hassasiyet üzerinde nihai değerlendirmeyi yapmak, okuyucunun kendi aklına ve vicdanına bırakılmaktadır.


Kaynakça

  1. Harvey, D. (2016). Modern analytical chemistry (2. bs.). DePauw University. Redox Titrations. Chemistry LibreTexts. https://chem.libretexts.org/Bookshelves/Analytical_Chemistry/Analytical_Chemistry_2.1_(Harvey)/09:_Titrimetric_Methods/9.04:_Redox_Titrations
  2. Liu, L., Fu, S., Wang, G., Yu, J., & Fu, Q. (2024). Inquiry-based investigation of the influencing factors on the redox titration curves by simulation. Journal of Chemical Education, 101(8), 3301–3310. https://doi.org/10.1021/acs.jchemed.4c00318
  3. Chrominfo. (2022). Iodometric titration: Principle, example, advantages, and how does it work. https://chrominfo.blogspot.com/2022/04/iodometric-titration-principle-example.html
  4. Sharma, K. (2024). Redox titration: Types, applications, advantages, disadvantages. ScienceInfo. https://scienceinfo.com/redox-titration/
  5. Sharma, K. (2024). Redox titration: Types, applications, advantages, disadvantages. ScienceInfo. https://scienceinfo.com/redox-titration/
  6. Chrominfo. (2022). Iodometric titration: Principle, example, advantages, and how does it work. https://chrominfo.blogspot.com/2022/04/iodometric-titration-principle-example.html
  7. Choudhary, A. (2024). Cerimetry, iodimetry, iodometry, bromometry, dichrometry and titration with potassium-iodate. Pharmaguideline. https://www.pharmaguideline.com/2021/10/cerimetry-iodimetry-iodometry-bromometry-dichrometry.html
  8. Harvey, D. (2021). Redox titration. Chemistry LibreTexts. https://chem.libretexts.org/Ancillary_Materials/Demos_Techniques_and_Experiments/General_Lab_Techniques/Titration/Redox_Titration
  9. Harvey, D. (2021). Redox titration. Chemistry LibreTexts. https://chem.libretexts.org/Ancillary_Materials/Demos_Techniques_and_Experiments/General_Lab_Techniques/Titration/Redox_Titration
  10. Langdon, C. (t.y.). Determination of dissolved oxygen in seawater by Winkler. GO-SHIP Manual. http://www.go-ship.org/Manual/Langdon_Amperometric_oxygen.pdf
  11. U.S. EPA. (t.y.). Dissolved oxygen and biochemical oxygen demand. https://archive.epa.gov/water/archive/web/html/vms52.html
  12. Sharma, K. (2024). Redox titration: Types, applications, advantages, disadvantages. ScienceInfo. https://scienceinfo.com/redox-titration/
  13. Choudhary, A. (2024). Cerimetry, iodimetry, iodometry, bromometry, dichrometry and titration with potassium-iodate. Pharmaguideline. https://www.pharmaguideline.com/2021/10/cerimetry-iodimetry-iodometry-bromometry-dichrometry.html
  14. Kattel, K., & Clogston, J. D. (2025). Determination of water content using the Karl Fischer coulometric method. National Cancer Institute’s Nanotechnology Characterization Laboratory Assay Cascade Protocols. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK619777/
  15. Rivera-Quintero, I., et al. (2024). Experimental methods in chemical engineering: Karl Fischer titration. The Canadian Journal of Chemical Engineering. https://doi.org/10.1002/cjce.25295
  16. Karl Fischer titration. (2026, 3 Şubat). Wikipedia. https://en.wikipedia.org/wiki/Karl_Fischer_titration
  17. Sharma, K. (2024). Redox titration: Types, applications, advantages, disadvantages. ScienceInfo. https://scienceinfo.com/redox-titration/
  18. U.S. EPA. (t.y.). Dissolved oxygen and biochemical oxygen demand. https://archive.epa.gov/water/archive/web/html/vms52.html
  19. Liu, L., Fu, S., Wang, G., Yu, J., & Fu, Q. (2024). Inquiry-based investigation of the influencing factors on the redox titration curves by simulation. Journal of Chemical Education, 101(8), 3301–3310. https://doi.org/10.1021/acs.jchemed.4c00318
  20. Fu, Q., Liu, L., Wang, G., Yu, J., & Fu, S. (2023). A refined redox titration simulation program for the simple system. Journal of Chemical Education, 100(6), 2182–2189. https://doi.org/10.1021/acs.jchemed.2c01001
  21. Das, K. R., & Antony, M. J. (2022). Microscale redox titrations using poly-N-phenyl anthranilic acid fluorescent turn-off indicator for undergraduate analytical chemistry lab. Journal of Chemical Education, 99(2), 892–901. https://doi.org/10.1021/acs.jchemed.0c01354
  22. Rivera-Quintero, I., et al. (2024). Experimental methods in chemical engineering: Karl Fischer titration. The Canadian Journal of Chemical Engineering. https://doi.org/10.1002/cjce.25295
  23. Harvey, D. (2021). Redox titration. Chemistry LibreTexts. https://chem.libretexts.org/Ancillary_Materials/Demos_Techniques_and_Experiments/General_Lab_Techniques/Titration/Redox_Titration
  24. Kattel, K., & Clogston, J. D. (2025). Determination of water content using the Karl Fischer coulometric method. National Cancer Institute’s Nanotechnology Characterization Laboratory Assay Cascade Protocols. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK619777/
  25. Harvey, D. (2016). Modern analytical chemistry (2. bs.). DePauw University. Redox Titrations. Chemistry LibreTexts. https://chem.libretexts.org/Bookshelves/Analytical_Chemistry/Analytical_Chemistry_2.1_(Harvey)/09:_Titrimetric_Methods/9.04:_Redox_Titrations
  26. Langdon, C. (t.y.). Determination of dissolved oxygen in seawater by Winkler. GO-SHIP Manual. http://www.go-ship.org/Manual/Langdon_Amperometric_oxygen.pdf
  27. Rivera-Quintero, I., et al. (2024). Experimental methods in chemical engineering: Karl Fischer titration. The Canadian Journal of Chemical Engineering. https://doi.org/10.1002/cjce.25295