Menüyü değiştir
Toggle preferences menu
Kişisel menüyü aç / kapat
Oturum açık değil
Your IP address will be publicly visible if you make any edits.

İç Enerji (U) ve Entalpi (H) Kavramları

Teradigma sitesinden

İç Enerji (U) ve Entalpi (H): Maddenin Derinliğindeki Düzen

Termodinamik, maddenin içindeki enerjiyi ve bu enerjinin dönüşümlerini inceleyen temel bir fizikokimya dalıdır. Bu alanda en merkezi iki kavram olan iç enerji (U) ve entalpi (H), yalnızca ölçülebilir büyüklükler olarak değil, aynı zamanda maddenin yapısal örgütlenmesini ve kimyasal süreçlerin yönünü belirleyen kılavuz parametreler olarak işlev görmektedir. Her kimyasal tepkime, her faz geçişi ve her ısıl süreç, bu iki büyüklüğün değişimi aracılığıyla tanımlanmaktadır.[1]


1. İç Enerji (U): Moleküler Dünyanın Toplam Enerjisi

1.1. Tanım ve Kapsamı

İç enerji (U), bir termodinamik sistemin bütün enerji bileşenlerinin toplamıdır; sistemin bir bütün olarak hareketinden kaynaklanan kinetik enerji ile dış kuvvet alanlarından kaynaklanan potansiyel enerji bu kapsama dahil edilmemektedir.[2] Bu ayrım son derece önemlidir: iç enerji, sistemin içsel durumuna ait bir özelliktir ve yalnızca sistemin anlık termodinamik koşullarına bağlıdır.

Mikroskobik açıdan ele alındığında, iç enerji birden fazla bileşenden oluşur. Bunlar şöyle sıralanabilir:

  • Translasyonel kinetik enerji: Moleküllerin uzaydaki doğrusal hareketinden kaynaklanır; ideal gazlarda sıcaklıkla doğrudan orantılıdır.
  • Dönüşsel kinetik enerji: Moleküllerin kendi eksenleri etrafındaki dönüşüne karşılık gelir; iki atomlu gazlarda bu katkı belirgindir.
  • Titreşimsel enerji: Atomların molekül içindeki bağlar boyunca salınım hareketinden ortaya çıkar; bu bileşen, özellikle yüksek sıcaklıklarda önemli bir pay almaktadır.
  • Elektronik enerji: Elektronların yörünge yapısındaki enerji katkılarını kapsar.
  • Kimyasal bağ enerjisi: Atomları bir arada tutan kovalent, iyonik ve metalik bağlardaki depolanmış enerji.
  • Moleküller arası etkileşim enerjisi: Van der Waals kuvvetleri, hidrojen bağları ve dipol-dipol etkileşimlerinden kaynaklanan potansiyel enerjiler.[3]

Matematiksel olarak, termodinamiğin birinci yasası iç enerji değişimini (ΔU) ısı (q) ve iş (w) cinsinden şu şekilde tanımlar:

ΔU=q+w

Burada q>0 sisteme ısı aktarıldığını, w>0 ise çevre tarafından sistem üzerinde iş yapıldığını göstermektedir. Bu ifade, enerjinin korunumu ilkesinin bir yansımasıdır: sistem ile çevresi arasındaki enerji alışverişi, yalnızca ısı ve iş mekanizmaları aracılığıyla gerçekleşmektedir.[4]

1.2. Hal Fonksiyonu Olarak İç Enerji

İç enerjinin en temel özelliklerinden biri bir hal fonksiyonu olmasıdır; yani U’nun değeri yalnızca sistemin mevcut haline (sıcaklık, basınç, hacim ve bileşim) bağlıdır, bu hale nasıl ulaşıldığına değil. Bir sistem belirli bir (T,P,V,n) durumuna geldiğinde, iç enerjisi tek ve belirlenmiş bir değer almaktadır.[5]

Bu özellik, çevrimsel bir süreçte U’nun sıfır değişim gösterdiği anlamına gelir:

dU=0

Hal fonksiyonu niteliği, termodinamiğin analitik gücünü doğrudan açıklar: bir sürecin enerji değişimini hesaplamak için, o sürecin gerçek yolu değil yalnızca başlangıç ve bitiş durumları yeterlidir.

1.3. İdeal Gaz Sınır Durumu

İdeal bir tek atomlu gaz için, moleküller arası etkileşimler ihmal edildiğinden iç enerji yalnızca kinetik enerjiden oluşur. n mol tek atomlu ideal gaz için:

U=32nRT

Burada R=8,314 J mol1K1 evrensel gaz sabitidir ve T mutlak sıcaklıktır. Bu denklem, sıcaklığın iç enerjiyle kurduğu doğrusal ilişkiyi açıkça ortaya koymaktadır.[6]

İki atomlu ideal gazlar için dönüşsel serbestlik derecelerinin katkısıyla:

U=52nRT

Gerçek gazlarda ise moleküller arası potansiyel enerjinin devreye girmesiyle iç enerji T ve V’nin birlikte işlevi haline gelir:

(UV)T0

Bu kısmi türev, iç basınç olarak adlandırılır ve gerçek gazların ideal davranıştan sapmasını nicel olarak betimler.

1.4. Sabit Hacim Koşullarında İç Enerji Değişimi

Sabit hacimde (ΔV=0) gerçekleştirilen süreçlerde PΔV işi sıfır olduğundan, iç enerji değişimi doğrudan ısı transferine eşit olmaktadır:

ΔU=qV

Kalorimetrik ölçümlerde bom kalorimetreleri bu prensibi uygulamaktadır: sabit hacimli bir kapta gerçekleştirilen yanma tepkimesinde açığa çıkan ısı, doğrudan ΔU değeri olarak ölçülmektedir.[7]


2. Entalpi (H): Sabit Basınçtaki Enerji Muhasebesi

2.1. Entalpinin Tanımı ve Kökeni

Entalpi (H), iç enerji ile PV çarpımının toplamı olarak tanımlanmaktadır:

H=U+PV

Bu tanımın işlevsel önemi, sabit basınçlı süreçlerdeki ısı transferinin hesaplanmasında ortaya çıkmaktadır. Sabit basınçta gerçekleşen bir süreçte, sistem yalnızca kimyasal veya termal değişiklik geçirmekle kalmaz; aynı zamanda hacim değişimine bağlı bir PΔV işi de yapabilir ya da üzerine iş yapılabilir.[8]

Bu durumda:

ΔH=ΔU+PΔV

ΔH=qP

ifadesi elde edilir; burada qP sabit basınçta aktarılan ısı miktarını göstermektedir. Çoğu laboratuvar tepkimesi atmosfer basıncında gerçekleştiğinden, entalpi değişimi kimyasal reaksiyonların enerji akışını tanımlamada en işlevsel parametre olmaktadır.[9]

2.2. Entalpi Değişiminin Yorumu

Bir tepkimedeki entalpi değişimi şu ifadeyle hesaplanmaktadır:

Ayrıştırılamadı (sözdizim hatası): {\displaystyle \Delta H_{tepkime} = \sum H_{ürünler} - \sum H_{reaktifler} }

ΔH<0 durumunda sistem çevreye ısı vermektedir ve tepkime ekzotermik olarak nitelendirilmektedir; ürünler, reaktiflerden daha düşük bir entalpi düzeyindedir. ΔH>0 durumunda ise sistem çevreden ısı almaktadır ve tepkime endotermiktir.[10]

Örneğin, hidrojenin oksijende yanması:

H2(g)+12O2(g)H2O(s)ΔH=286 kJ/mol

Bu büyük negatif değer, ürün olan su molekülünün reaktiflerden kayda değer ölçüde daha düşük entalpi düzeyinde bulunduğunu göstermektedir.

2.3. Standart Oluşum Entalpisi

Standart koşullarda (25°C ve 1 atm), elementlerin en kararlı hallerinden 1 mol bileşik oluşumu sırasında gerçekleşen entalpi değişimine standart molar oluşum entalpisi (ΔHf) adı verilmektedir. Elementlerin standart oluşum entalpisi sıfır olarak tanımlanmaktadır.[11]

Herhangi bir tepkimenin standart entalpi değişimi, Hess Kanunu çerçevesinde şu ifadeyle hesaplanmaktadır:

ΔHtepkime=ΔHf(ürünler)ΔHf(reaktifler)

Bu denklem, termodinamiğin hal fonksiyonu özelliğinin doğrudan bir sonucudur.

2.4. Bağ Entalpisi

Bağ entalpisi, gaz fazındaki bir molekülde belirli türdeki bir kimyasal bağın homolistik olarak kırılması için gereken ortalama enerji miktarıdır. Bağların kırılması endotermik (ΔH>0), oluşması ise ekzotermiktir (ΔH<0).[12]

Örnek olarak:

Bağ Türü Ortalama Bağ Entalpisi (kJ/mol)
HH 436
C=C 614
CN 891
O=O 498
NN 945

Atmosferdeki azotun biyolojik olarak kullanılabilir bileşiklere dönüştürülmesinin zorluğu, işte bu NN bağının olağanüstü yüksek bağ entalpisinde yatmaktadır; 945 kJ/mol değeri, bu bağın termal ya da kimyasal yollarla kırılmasını son derece güç kılmaktadır.[13]

2.5. Hess Kanunu ve Entalpinin Yoldan Bağımsızlığı

1840 yılında Germain Hess tarafından keşfedilen ve sonradan Hall fonksiyonu teorisiyle sağlam bir temele oturtulan Hess Kanunu, bir tepkimenin toplam entalpi değişiminin ara basamaklardan bağımsız olduğunu belirtmektedir.[14]

Bu ilke, doğrudan ölçülmesi güç tepkimelerin entalpi değişiminin başka tepkimeler üzerinden hesaplanmasına imkân tanımaktadır. Örneğin, grafit karbonun doğrudan CO gazına dönüşmesi için şu hesaplama gerçekleştirilebilir:

C(grafit)+O2(g)CO2(g)ΔH1=393,5 kJ/mol

CO(g)+12O2(g)CO2(g)ΔH2=283,0 kJ/mol

Çıkarılırsa:

C(grafit)+12O2(g)CO(g)ΔH=110,5 kJ/mol


3. U ve H Arasındaki İlişki: Farklı Koşullar İçin Farklı Parametreler

İç enerji ile entalpi arasındaki bağıntı, hangi koşullarda çalışıldığına göre şekillenmektedir. Sabit hacimde (ΔV=0) yürütülen süreçlerde ΔU=qV iken, sabit basınçta yürütülen süreçlerde ΔH=qP olmaktadır.[15]

Gaz fazı tepkimeleri için Δng mol sayısı değişimini göstermek üzere:

ΔH=ΔU+ΔngRT

Bu eşitlik, tepkimede serbest kalan veya tüketilen gaz molü sayısına bağlı olarak ΔH ile ΔU arasındaki farkı nicel biçimde ortaya koymaktadır. Katı ve sıvı fazlarda hacim değişimleri ihmal edilebilir olduğundan, bu maddeler için ΔHΔU kabulü geçerli olmaktadır.[16]


4. Isı Kapasitesi: Sıcaklık-Enerji İlişkisinin Parametresi

Sabit hacimde ısı kapasitesi CV ve sabit basınçta ısı kapasitesi CP, iç enerji ve entalpinin sıcaklıkla değişimini betimleyen büyüklüklerdir:

CV=(UT)VveCP=(HT)P

İdeal gazlar için bu iki büyüklük arasındaki fark, evrensel gaz sabiti ile ifade edilmektedir:

CPCV=nR

Bu eşitlik, sabit basınçta gerçekleştirilen ısıtmanın bir kısmının sistemi genişletmek için harcandığını, dolayısıyla sabit hacimli ısıtmaya kıyasla ek enerji gerektiğini göstermektedir.[17]


5. Güncel Araştırma Bulguları

5.1. Kalorimetrik Tekniklerdeki Gelişmeler

2023 yılında Organic Process Research & Development dergisinde yayımlanan bir çalışmada, akış reaktörlerinde termal kinetik analizin gerçekleştirilmesine yönelik yenilikçi bir kalorimetrik yöntem geliştirilmiştir. Uzamsal sıcaklık profili ölçümlerine dayanan bu yöntemle, tepkime entalpisi ve aktivasyon parametreleri tek bir deneyde eş zamanlı olarak belirlenebilmektedir. Peptit sentez tepkimeleri üzerinde uygulanan teknik, amidleşme basamağında titiz bir termokinetik profil ortaya koymuştur.[18]

5.2. İç Enerji Fonksiyonlarına İlişkin Kavramsal Derinleştirme

Wu (2017) tarafından gerçekleştirilen çalışmada iç enerjinin iki temel bileşeni ayrıştırılmıştır: moleküllerin hareketiyle ilişkili Uk (kinetik enerji) ve madde içinde diğer biçimlerde depolanan Um (madde enerjisi). Bu ayrım, sıcaklık ve basınç değişimlerinin Uk’yı etkileyebileceğini, ancak Um’yi her zaman değiştirmeyebileceğini ortaya koymaktadır. İzole bir sistemde ΔU=0 koşulunda Uk ile Um arasında dönüşüm gerçekleşebilmektedir.[19]

5.3. Entalpi-Entropi Telafisi (Compensation)

Biyomoleküler etkileşimlerde entalpi-entropi telafisi olgusu, termodinamik parametrelerin birbiriyle ilişkili şekilde değiştiğini gösteren araştırmalarla kapsamlı biçimde belgelenmektedir. Isothermal titration calorimetry (ITC) yöntemiyle elde edilen bulgular, ligand-protein bağlanmasında entalpik kazanımların sıklıkla entropik kayıplarla eşlendiğini ortaya koymaktadır. 2025 tarihli bir ön baskı çalışması, bu telafinin istatistiksel ve fiziksel kökenlerini Arrhenius/Eyring analizi çerçevesinde ele almıştır.[20]

5.4. Yüksek Enerjili Malzemelerde Oluşum Entalpisi Tahminleri

ACS Omega dergisinde 2025 yılında yayımlanan bir çalışmada, dinitromethyl ve trinitromethyl fonksiyonel gruplarına sahip yüksek enerjili bileşiklerin oluşum entalpileri, izodesmic reaksiyon yaklaşımı ve kuantum kimyasal hesaplamalar birleştirilerek tahmin edilmiştir. Bu yöntem, doğrudan bom kalorimetrisi ölçümlerinin güçlük yarattığı kararsız bileşiklerde termodinamik parametrelerin belirlenmesine imkân sağlamaktadır.[21]


6. Kavramsal Analiz

6.1. Nizam, Gaye ve Sanat Analizi

İç enerji, yüzeysel bir bakışla basit bir “toplam sayı” gibi görünebilir; ancak bu büyüklüğün içerdiği yapı derinlemesine incelendiğinde dikkat çekici bir tablo ortaya çıkmaktadır.

Tek bir su molekülündeki enerji bileşenlerini ele alalım. Translasyonel kinetik enerji, titreşimsel enerji, OH bağlarındaki kimyasal bağ enerjisi ve moleküller arası hidrojen bağı potansiyeli — bunların her biri farklı bir enerji formu olmasına karşın hepsi birlikte işlev gören bir bütünü oluşturmaktadır. Suyun olağanüstü yüksek ısı kapasitesi (4,184 J g1K1), münferit H veya O atomlarında bulunmayan, ancak birlikte düzenlenmiş su molekülünde ortaya çıkan bir özelliktir. Bu büyüklüğün okyanusların sıcaklık tamponlamasını ve biyolojik süreçleri doğrudan etkilediği düşünüldüğünde, söz konusu enerji dağılımının işlevsel niteliği daha da belirginleşmektedir.

Entalpi kavramına bakıldığında da benzer bir tablo karşılaşılmaktadır. Atmosfer basıncındaki pek çok kimyasal tepkimenin tam olarak sabit basınç altında gerçekleşmesi, entalpinin biyokimyasal hesaplamaların merkezi bir parametresi haline gelmesine zemin hazırlamıştır. Canlı organizmaların metabolik tepkimeleri neredeyse tamamıyla sabit basınçlı ortamlarda yürütülmekte; enerji dengesi, entalpi değişimleri üzerinden düzenlenmektedir. Bu örtüşmenin — fizyolojik ortam koşulları ile entalpi tanımı arasındaki uyumun — dikkat çekici bir tertip niteliği taşıdığı gözlemlenmektedir.

Azotun NN üçlü bağı da bu bağlamda ayrıca ele alınmayı hak etmektedir. Bağ enerjisi 945 kJ/mol gibi olağanüstü yüksek bir değerde belirlenmekte, bu durum atmosferdeki azotun kimyasal inertliğini sağlamaktadır. Eğer bu bağ enerjisi daha düşük olsaydı, atmosferdeki N2 gazı kolayca oksitlenebilir ve biyologlar açısından kritik öneme sahip olan azot döngüsü temelden farklı bir işleyiş sergileyecekti. Bağ entalpisi değerinin bu belirli aralıkta oluşmuş bulunmasının, yaşamın sürdürebilirliğiyle nasıl bir ilişki içinde olduğu düşündürücüdür.

6.2. İndirgemeci ve Materyalist Yaklaşımların Eleştirisi

Termodinamik literatüründe sıkça rastlanan bazı ifadeler, dikkatli bir kavramsal inceleme yapılmaksızın benimsenmektedir. Bunlardan en yaygını şöyle formüle edilebilir: “Sistemler enerjilerini minimize eder” ya da “doğa en düşük enerji durumunu tercih eder.”

Bu ifadeler ciddi bir kavramsal yanılgı içermektedir. Sistem, bilinçli bir aktör değildir; entalpi veya iç enerji, herhangi bir seçim kapasitesine sahip olmayan soyut matematiksel büyüklüklerdir. Gerçekte olan şu şekilde betimlenebilir: belirli koşullar altında, daha düşük entalpi düzeyine sahip ürünlerin oluşmasıyla sonuçlanan reaksiyon yönelimi gözlemlenmektedir. “Doğa tercih eder” ya da “sistem seçer” gibi ifadeler, gözlemlenen yönelimi sanki bilinçli bir amaçsallığın ürünüymüş gibi betimlemekte ve nedensellik ilişkisini tersine çevirmektedir.

Bir diğer yaygın indirgemeci anlatım şudur: “Entalpi, reaksiyonun ısı içeriğidir.” Bu tanım, entalpinin yalnızca ısıyla özdeşleştirilmesiyle sonuçlanmaktadır; oysa H=U+PV denkleminin PV terimi, sistemin evrende kapladığı alanı tutabilmek için gerekli olan enerjiyi temsil etmektedir. Bu terim, sistemin çevresiyle mekanik ilişkisinin bir ifadesidir ve doğrudan termal içerikle özdeşleştirilemez.

Clausius’tan bu yana kullanılan “iç enerji” ifadesi de aslında açıklayıcı değil betimleyici bir kavramdır. Bir sistemin iç enerjisinin X joule olduğunu söylemek, onun o enerjiyi neden o değerde taşıdığını açıklamaz; yalnızca ölçüm sonucunu raporlar. Enerji korunumu yasası, sisteme ne olacağını değil ne olduğunu kaydeder.

6.3. Hammadde ve Sanat Ayrımı Analizi

Termodinamik yalnızca enerji muhasebesi olmaktan öte, örgütlenme ile bütünleşik işlevsellik arasındaki ilişkiyi de içermektedir. Bu bağlamda “hammadde” ile “sanat” arasındaki felsefi ayrım, somut ve ölçülebilir bir içerik kazanmaktadır.

Hidrojen ve oksijen atomlarını ele alalım. Münferit H atomu ne polar bir çözücü özelliği taşımakta, ne katı hallerde özel bir ısı kapasitesine sahip olmakta, ne de biyolojik zarları seçici geçirgenlikle tanımlayan yüzey gerilimine katkıda bulunmaktadır. Ancak bu iki element, belirli bir düzenle bir araya getirilip H2O molekülü oluşturulduğunda, atomların hiçbirinde bulunmayan tüm bu özellikler ortaya çıkmaktadır. Suyun standart oluşum entalpisi olan 285,8 kJ/mol değeri, bu düzenlenmiş yapının parçalarının toplamından ne kadar farklı bir enerji profili sergilediğini nicel olarak göstermektedir.

Benzer şekilde, grafit karbon atomlarını düşünelim. Her biri ayrı ayrı ele alındığında, bu atomlar kimyasal enerji depolarken aromatik kararlılığa, yüksek erime noktasına veya elektrik iletkenliğine sahip değildirler. Grafite dönüştüklerinde ise bu özellikler kendiliğinden belirmektedir; hatta aynı karbon atomları elmas yapısında tertip edildiğinde tamamen farklı fiziksel özellikler kazanmaktadır. Grafit ile elmasın aynı ΔHf=0 kJ/mol standart oluşum entalpisine sahip olmasına karşın köklü biçimde farklı fiziksel özellikler sergilemesi, yapısal düzenin entalpi değişimleri aracılığıyla bile tam olarak kavranamayan boyutlara sahip olduğuna işaret etmektedir.

Azot molkülündeki NN üçlü bağının 945 kJ/mol bağ entalpisi ile oluşmuş olması ve bu değerin hem biyolojik azot tespiti için yeterli zorluk hem de uygun reaksiyon kinetiği sağlayacak aralıkta yer alması; nitrojen bileşiklerinin yaşam için işlevsel bir döngüde yer alabileceği dengeyi olanaklı kılmaktadır. Yalnızca atomlara bakıldığında bu dengenin kaynağı görülememektedir. Denge, bileşenlerin özgün yapısal ilişkisinden doğmaktadır.


7. Sonuç

İç enerji ve entalpi, termodinamiğin temel büyüklükleri olarak fiziksel ve kimyasal süreçlerin enerji bilançosunu eksiksiz biçimde tanımlamaktadır. İç enerji (U), sistemin tüm mikroskobik enerji bileşenlerini kapsayan bir hal fonksiyonu olarak sabit hacimli süreçlerde ölçülebilir; entalpi (H=U+PV) ise bu büyüklüğü PV terimiyle genişleterek sabit basınçlı tepkimeleri — yani gerçek koşulların büyük çoğunluğunu — analiz etmek için kullanışlı bir parametre sunmaktadır.

Bu iki büyüklüğün hal fonksiyonu niteliği, Hess Kanunu gibi güçlü araçların türetilmesine ve doğrudan ölçülmesi güç tepkimelerin enerji profillerinin dolaylı yollarla belirlenmesine imkân tanımaktadır. Bağ entalpileri, oluşum entalpileri ve sıcaklık-ısı kapasitesi ilişkileri, bu kavramsal çerçevenin somut uygulamaları olarak biyokimyadan malzeme bilimine, enerji teknolojilerinden atmosfer kimyasına uzanan geniş bir yelpazede rol oynamaktadır.

Güncel araştırmalar; akış reaktörlerinde anlık kalorimetrik ölçümlerden yüksek enerjili bileşiklerin kuantum kimyasal enerji tahminlerine, biyomoleküler etkileşimlerdeki entalpi-entropi telafi olgusundan iç enerji bileşenlerinin kavramsal ayrıştırılmasına kadar uzanan bir çeşitlilik sergilemektedir. Tüm bu bulgular, enerji kavramının ne denli katmanlı ve işlevsel bir içerik taşıdığını ortaya koymaktadır.

Suyun ısı kapasitesi, azotun üçlü bağ enerjisi, entalpinin sabit basınçlı ortamları tanımlamasındaki matematiksel biçim — bütün bu özelliklerin belirli sayısal değerlerde ve belirli işlevsel örüntüler sergileyecek şekilde tertip edilmiş olması; bu verilerin yorumlanmasını ve bu verilerin işaret ettiği sonuçları okuyucunun kendi aklına ve vicdanına bırakmaktadır.


Kaynakça

  1. Atkins, P. W., & de Paula, J. (2014). Atkins’ Physical Chemistry (10th ed.). Oxford University Press.
  2. Wikipedia Contributors. (2025). Internal energy. Wikipedia. https://en.wikipedia.org/wiki/Internal_energy
  3. LibreTexts Chemistry. (2023). Internal Energy. Chemistry LibreTexts. https://chem.libretexts.org/Bookshelves/Physical_and_Theoretical_Chemistry_Textbook_Maps/Supplemental_Modules_(Physical_and_Theoretical_Chemistry)/Thermodynamics/Energies_and_Potentials/Internal_Energy
  4. Tatum, J. B. (2020). Review of internal energy and enthalpy. In Heat and Thermodynamics. Physics LibreTexts. https://phys.libretexts.org/Bookshelves/Thermodynamics_and_Statistical_Mechanics/Heat_and_Thermodynamics_(Tatum)/12:_Free_Energy/12.01:_Review_of_Internal_Energy_and_Enthalpy
  5. Meekes, H. (2024). Study Guide Thermodynamics 2, 2025/2026. Radboud University. https://www.vsc.science.ru.nl/hugom/Thermo2/dictaat/Study_guide_Th2.pdf
  6. XM Physics. (2024). Internal energy relationship with temperature. xmPhysics. https://xmphysics.com/2023/01/08/11-3-5-internal-energy-relationship-with-temperature/
  7. Fiveable. (2025). Internal energy and enthalpy. Physical Chemistry I Class Notes. https://fiveable.me/physical-chemistry-i/unit-3/internal-energy-enthalpy/study-guide/Be1SgNFLBmy4GugO
  8. Cadence System Analysis. (2024). Internal energy and enthalpy in thermodynamics. System Analysis Blog. https://resources.system-analysis.cadence.com/blog/msa2022-internal-energy-and-enthalpy-in-thermodynamics
  9. Chemistry LibreTexts. (2023). Internal energy and first law of thermodynamics. Chemistry LibreTexts. https://chem.libretexts.org/Courses/College_of_the_Canyons/Chem_201:_General_Chemistry_I_OER/08:_Thermochemistry/8.02:_Internal_Energy_and_First_Law_of_Thermodynamics
  10. Özcan, K. (t.y.). Termodinamik ders notları. https://www.kursatozcan.com/ders_notlari/termodinamik/termodinamik_hm.pdf
  11. MEB Eğitim Bilişim Ağı. (t.y.). 4. Ünite 1. Bölüm: Kimyasal Tepkimelerde Isı Değişimi [PDF]. https://ogmmateryal.eba.gov.tr/panel/upload/files/52owebxlth0.pdf
  12. Annenberg Learner. (2024). The energy in chemical reactions: thermodynamics and enthalpy. Chemistry: Challenges and Solutions. https://www.learner.org/series/chemistry-challenges-and-solutions/the-energy-in-chemical-reactions-thermodynamics-and-enthalpy/
  13. Fiveable. (2025). Bond enthalpies. AP Chemistry. https://fiveable.me/ap-chem/unit-6/bond-enthalpies/study-guide/Q35odLQQyndAgpsA3iwn
  14. Balikesir University. (t.y.). Kimyasal reaksiyonlarda iç enerji ve entalpi değişimi. Fiziksel Kimya Ders Materyalleri. https://taner.balikesir.edu.tr/dersler/fiziksel_kimya_ii/kr_U_H.htm
  15. Fiveable. (2025). Internal energy, enthalpy, and specific heats. Thermodynamics I Class Notes. https://fiveable.me/thermodynamics-i/unit-3/internal-energy-enthalpy-specific-heats/study-guide/puaEKH5RaQqj9Agi
  16. JOVE Science Education. (2023). Thermodynamic potentials. https://www.jove.com/science-education/v/14172/thermodynamic-potentials
  17. Nature Research Intelligence. (t.y.). Chemical thermodynamics and energetics. Nature. https://www.nature.com/research-intelligence/nri-topic-summaries/chemical-thermodynamics-and-energetics-for-l3-340602
  18. Xu, Q., et al. (2023). Simultaneous characterization of reaction kinetics and enthalpy by calorimetry based on spatially resolved temperature profile in flow reactors. Organic Process Research & Development, 27(3), 470–476. https://doi.org/10.1021/acs.oprd.2c00251
  19. Wu, X. (2017). Internal energy functions of thermodynamic systems. Physical Chemistry, 7(3), 63–69. https://doi.org/10.5923/j.pc.20170703.02
  20. McLeod, M. J., et al. (2025). Activation parameters, enthalpy-entropy compensation and related phenomena [Preprint]. bioRxiv. https://www.biorxiv.org/content/10.1101/2025.11.16.688712v1
  21. Thaltiri, V., & Shreeve, J. M. (2025). Enthalpy of formation of energetic materials possessing dinitromethyl and trinitromethyl functional groups. ACS Omega. https://doi.org/10.1021/acsomega.5c02042