İçeriğe atla

Termodinamiğin Sıfırıncı Yasası, Termal Denge Kavramı

Teradigma sitesinden

Termodinamiğin Sıfırıncı Yasası: Termal Denge Kavramı ve Sistematik Düzenin Kökeni


Termodinamiğin dört temel yasası arasında en geç resmileştirilen, ancak diğerlerinin tamamına mantıksal öncelik taşıyan sıfırıncı yasa, ısıl dengenin geçişlilik özelliğini ve sıcaklığın ölçülebilir bir nicelik olarak tanımlanmasını mümkün kılar. 1931 yılında Ralph H. Fowler tarafından termodinamiğin sıfırıncı yasası adıyla adlandırılan bu ilke, özünde şu gözlemi dile getirir: birbirleriyle ayrı ayrı termal dengede bulunan iki sistem, doğrudan temas ettirilmeden de birbirleriyle termal dengede kabul edilir.[1] Birinci ve ikinci yasalar, 19. yüzyılın ortasında Sadi Carnot, Rudolf Clausius ve William Thomson tarafından biçimlendirildikten onlarca yıl sonra ortaya atılan bu ilkenin “sıfırıncı” olarak adlandırılması, onun köklü bir geri dönüşü temsil ettiğini gösterir: termodinamiğin tüm yapısının üzerine inşa edildiği temelin, sonradan keşfedilmiş olduğu anlaşılmıştır.

Fizik literatüründe James Clerk Maxwell, bu yasanın özünü 1871 yılında “Bütün ısı aynı türdendir” cümlesiyle ifade etmiştir.[2] Bu yalın formülasyonun ardında yatan matematiksel yapı, termal dengenin bir denklik bağıntısı oluşturduğu gerçeğidir: yansımalı (reflexive), simetrik ve geçişli (transitive) olan bu bağıntı, sıcaklığı sistemleri sıralayabileceğimiz tek boyutlu bir nitelik olarak ortaya koyar.[3]


1. Termal Denge: Kavramsal ve Matematiksel Temeller

1.1 Termal Dengenin Tanımı ve Geçişlilik İlkesi

Termodinamik denge, bir sistemin gözlemlenebilir makrohalinin zaman içinde değişmediği ve sistemin içinde net akış olmadığı durumu ifade eder.[4] Termal denge ise iki sistemin arasında yalnızca ısı geçirgen bir duvar (diyatermal duvar) bulunduğunda ve bu sistemlerin durumu zaman içinde değişmediğinde ortaya çıkar. Bu koşul, iki sistemin aynı sıcaklığa sahip olmasıyla özdeştir.

Sıfırıncı yasanın matematiksel ifadesi şu biçimde kurulur: A, B ve C termodinamik sistemleri olmak üzere,

TA=TCveTB=TCTA=TB

Burada T sıcaklık, indisler ise sistemleri göstermektedir. Bu ilişki, matematiğin eşitlik bağıntısının geçişlilik özelliğiyle (a=c ve b=c ise a=b) biçimsel bir benzerlik taşır; ancak fiziksel içeriği soyut bir cebirsel aksiyomdan çok daha derindir.[5]

Denklik bağıntısı olarak tanımlandığında sıfırıncı yasa, termodinamik sistemler evrenini birbirinden ayrı alt kümelere böler: aynı alt kümenin üyeleri birbirleriyle termal dengededirler, farklı alt kümelerin üyeleri ise termal dengede değillerdir. Her sisteme özgün bir “etiket” atanabilir; bu etiket tam da sıcaklıktır.[6]

1.2 Sıcaklık: Betimleyici mi, Yapıcı mı?

Sıcaklığın ne olduğu sorusu, termodinamiğin en derin felsefi problemlerinden biriyle ilişkilidir. Makroskopik termodinamikte sıcaklık, termal dengeyi belirleyen yoğun bir hal değişkenidir; fakat bu tanım özünde döngüseldir: sıcaklık, termal dengeyi tanımlar ve termal denge de sıcaklık eşitliğiyle ifade edilir.

İstatistik mekaniği bu döngüselliği kırmak için mikroskopik bir yol önerir. N parçacıktan oluşan bir sistemde, sisteme enerji eklendiğinde ulaşılabilecek mikrohal sayısının (Ω) enerjiye göre değişiminden sıcaklık tanımlanır:

1kBT=β=lnΩE

Burada kB=1,380649×1023 J/K Boltzmann sabitidir.[7] Bu tanım, Boltzmann’ın entropi formülüyle (S=kBlnΩ) doğrudan bağlantılıdır ve sıcaklığı mikrohal dağılımının bir özelliği olarak yeniden çerçeveler.

Klasik istatistik mekaniğinde sıcaklık, kinetik enerjiyle ilişkilendirilir. Tek atomlu ideal bir gaz için her serbestlik derecesi başına düşen ortalama kinetik enerji:

Ek=12kBT

Bu ifade, enerji eşibölüşüm teoreminin bir sonucudur ve sıcaklığı termal hareketteki ortalama enerji olarak yorumlamayı mümkün kılar. İki sistem termal dengede olduğunda, aralarındaki enerji akışı durur; bu durum, her iki sistemin de aynı β değerine sahip olduğu anlamına gelir.

1.3 Isı Transferi Mekanizmaları ve Denge Dinamiği

Termal dengeye ulaşılması, ısının bir sistemden diğerine aktarılmasını zorunlu kılar. Isı transferi üç temel mekanizmayla gerçekleşir: iletim (kondüksiyon), taşınım (konveksiyon) ve ışınım (radyasyon).[8]

Katı ortamlarda iletim, Fourier Yasası ile betimlenir:

Q˙=κAdTdx

Burada Q˙ birim zamandaki ısı akışı (W), κ termal iletkenlik katsayısı (W/m·K), A kesit alanı ve dT/dx sıcaklık gradyanıdır. Eksi işareti, ısının yüksek sıcaklıktan düşük sıcaklığa doğru aktığını, yani sıcaklık azalma yönünde ilerlediğini gösterir. Termal denge, bu gradyanın sıfıra yaklaştığı ve ısı akışının durduğu andır.

Radyatif ısı transferi, Stefan-Boltzmann Yasası ile verilir:

Q˙=εσAT4

Burada ε yayılma katsayısı, σ=5,670374×108 W/(m²·K⁴) Stefan-Boltzmann sabitidir ve T mutlak sıcaklıktır. Güneş ile Dünya arasındaki enerji dengesi bu mekanizmayla yönetilmektedir; ancak iki cisim hiçbir zaman gerçek anlamda termal dengeye ulaşamaz çünkü Güneş sürekli nükleer füzyon aracılığıyla enerji üretmektedir.[9]

1.4 Termometre: Sıfırıncı Yasanın Pratik Uygulaması

Termometrenin işlevselliği, sıfırıncı yasanın doğrudan bir uygulamasıdır. Termometre, sıcaklığını ölçmek istediğimiz sistemle termal dengeye getirilir; bu denge gerçekleştiğinde termometre üçüncü sistem olarak çalışır ve sistemin sıcaklığını dolaylı biçimde temsil eder.[10]

Sıcaklık ölçümünde farklı ölçekler kullanılmaktadır. Celsius ölçeğinde (Ayrıştırılamadı (sözdizim hatası): {\textstyle °} C) suyun donma noktası 0 ve kaynama noktası 100 olarak belirlenmiştir. Kelvin ölçeği ise mutlak sıfıra (0 K = 273,15 °C) göre tanımlanmış olup termodinamikte temel sıcaklık birimidir. Dönüşüm bağıntısı:

Ayrıştırılamadı (sözdizim hatası): {\displaystyle T(\text{K}) = T(°\text{C}) + 273{,}15 }

Sıcaklık ölçümünde en yaygın kullanılan fiziksel özellikler arasında sıvıların ısıl genleşmesi, elektriksel direnç değişimi (termistör, PT100), ve termoçiftlerin Seebeck etkisi sayılabilir.[11]


2. Güncel Araştırmalardan Bulgular

2.1 Kuantum Termodinamiğinde Sıfırıncı Yasanın Sınırları

Klasik ölçekte evrensel bir ilke olarak kabul gören sıfırıncı yasa, küçük kuantum sistemlerde karmaşık sınavlarla karşılaşmaktadır. Pei Wang (2012) tarafından yürütülen teorik çalışmada, aynı ısı deposuyla bağlantılı iki küçük kuantum sisteminin, doğrudan temas ettirildiğinde termal denge içinde olmadığı saptanmıştır.[12] Bu bulgu, termal dengenin geçişlilik ilkesinin küçük kuantum sistemlerde bozulabileceğine işaret etmektedir. Söz konusu ayrışma, klasik termodinamiğin temel varsayımı olan büyük sayılar yaklaşımının (termodinamik limit) kuantum ölçeğinde geçersiz kaldığı koşullarda ortaya çıkmaktadır.

Brandão ve arkadaşlarının yürüttüğü çalışmada ise kuantum termodinamiği çerçevesinde sıfırıncı yasanın güçlendirilmiş bir versiyonu türetilmiştir.[13] Bu yaklaşımda ısıl işlemler (thermal operations) kaynak teorisi çerçevesinde ele alınmış ve sıcaklığın tanımlanmasına olanak tanıyan gelişmiş bir sıfırıncı yasa ispatlanmıştır. Klasik termodinamik tek bir ikinci yasa içerirken, kuantum ölçeğinde durum geçişlerini kısıtlayan serbest enerji aileleri bulunduğu gösterilmiştir; bu aileler termodinamik limitte birbirine yakınsar.

2.2 Nanotermodinamikte Denge Koşullarının Yeniden Tanımlanması

Hill’in “Küçük Sistemlerin Termodinamiği” (1962) üzerine inşa edilen nanotermodinamik, klasik termodinamik yaklaşımın nanometre ölçeğinde ne ölçüde uygulanabileceğini sorgulamaktadır.[14] Araştırmalar, klasik Gibbs termodinamiğinin boyut azaldıkça giderek yetersiz kaldığını ortaya koymaktadır: termal denge koşulunun kendisi yüzey enerjileri, kapiler kuvvetler ve ıslanma davranışları tarafından dönüştürülmektedir.[15]

Nanomaterials dergisinin nanoölçek termodinamiğine ayrılmış özel sayısında derlenen çalışmalar, nanometre ölçeğindeki sistemlerde kuantum hapsetme, enerji kuantizasyonu ve stokastik dalgalanmaların standart makroskopik termodinamik ilkeleri köklü biçimde değiştirdiğini göstermektedir.[16] Özellikle termal denge için ön koşul olan “yeterince büyük sayıda parçacık bulunması” ve “parçacıkların enerji alışverişi yapabilmesi” koşullarının nanometre ölçeğinde tartışmalı hale geldiği vurgulanmaktadır.

2.3 Logaritmik Termostat ve Sıfırıncı Yasanın İhlali

Nümerik simülasyon çalışmaları, bazı hesaplamalı termostat algoritmalarının sıfırıncı yasayı ne denli sağladığını irdelemiştir.[17] Logaritmik termostat içeren senaryolarda, sistemlerin kinetik ve konfigürasyonel sıcaklıkları birbirinden farklılaşmakta; momentum dağılımı Gaussian’dan sapmakta ve bölgeler arasında sıcaklık gradyanı oluşmaktadır. Bu gözlem, ısı deposunun gerçek anlamda “sonsuz ısıl kapasiteye sahip” olması gerektiğini, bunun pratikte ancak büyük sistem limitleriyle sağlanabildiğini ortaya koymaktadır.

2.4 Moleküler Dinamik Simülasyonlarında Dengeye Geçiş Dinamiği

2025 yılında yayımlanan yeni bir çalışma, ısı ileten duvarlarla ayrılmış ideal gaz bölgeleri arasındaki termal dengeye ulaşma sürecinin ara aşamalarını moleküler dinamik simülasyonlarıyla incelemiştir.[18] İki bölgeli model incelendiğinde, sıcaklıkların neredeyse üstel bir biçimde ortak bir değere yakınsadığı görülmüştür. Buna karşın üç bölgeli modelde, merkezi bölgenin varlığı sonucunda çok daha karmaşık dinamikler gözlemlenmiştir: sıcaklık dağılımında bimodal bir yapı ortaya çıkmış; farklı bölgeler arasındaki ısıl eşzamanlama, farklı zaman ölçeklerinde gerçekleşmiştir. Ara aşamalarda sıfırıncı yasanın geçişlilik özelliğinin geçici olarak bozulduğu ve metastabil hallerin oluştuğu saptanmıştır.

2.5 Özel Görelilik Çerçevesinde Sıfırıncı Yasa

Relatif hızda hareket eden sistemlerin termal dengesine ilişkin kapsamlı bir çalışmada, standart termodinamiğin tanımladığı termal denge kavramının lorentz kovaryansını temel düzeyde ihlal ettiği gösterilmiştir.[19] Birbirlerine göre hareket halindeki iki sistem, termal dengeye ulaşabilmek için yalnızca aynı sıcaklığa değil, aynı zamanda aynı kütle merkezi dört-hızına da sahip olmalıdır. Sıfırıncı yasa bu çerçevede, hem sıcaklık hem de hareket durumu üzerinde bir denklik bağıntısı olarak yeniden ifade edilmektedir. Bu genişletilmiş formülasyonun, dönen nesnelerin sıcaklık tanımı da dahil olmak üzere çeşitli açık problemlere çözüm sunduğu belirtilmektedir.

2.6 İstatistik Mekaniğinde Birinci İlkelerden Türetim

Sıfırıncı yasanın bir postulat olarak mı kabul edileceği yoksa birinci ilkelerden mi türetileceği sorusu, teorik çalışmalarda süregelen bir tartışmayı barındırmaktadır. 2025 yılında arXiv’de yayımlanan bir çalışmada, sıfırıncı yasanın, kuantum mekaniğine başvurmaksızın klasik Hamiltoniyen formalizminden, faz uzayının kinetik enerji konfigürasyonlarının geometrik temsili (hız hiperküresi) kullanılarak türetilebildiği gösterilmiştir.[20] Bu yaklaşım, sıcaklığın moleküler yorumunu doğrudan sağlamakta ve Boltzmann dağılımının, istatistik mekanik entropi tanımının ve konfigürasyon bölme fonksiyonunun çıkarımını kolaylaştırmaktadır.


3. Kavramsal Analiz

3.1 Nizam, Gaye ve Sanat Analizi

Termodinamiğin sıfırıncı yasası, yüzeysel okunduğunda basit bir gözlemi dile getirir: belirli koşullar altında ısı transferi durur. Ancak bu yasanın nasıl işlediğini derinlemesine incelemek, son derece dikkat çekici bir yapının katmanlarını gözler önüne serer.

Her şeyden önce, sıcaklığın tek boyutlu ve geçişli bir nicelik olarak ortaya çıkması olağanüstü bir özelliktir. Evren, ilke olarak çok boyutlu termal eşdeğerlik yapılarına sahip olabilirdi; sistemler, A’nın B ile, B’nin C ile denge oluşturmasına karşın A ile C’nin dengede olmadığı döngüsel ya da çelişkili termal ilişkiler kurabilirdi. Sıcaklığın, tüm termodinamik sistemleri gerçek sayı doğrusu üzerinde sıralayan bir nicelik olarak belirlenmesi, kendiliğinden ortaya çıkması güç bir matematiksel özellik taşımaktadır. Bu özelliğin, Boltzmann sabitinin kesin değeri, fotonların enerji-sıcaklık ilişkisi ve mikrohal sayılarının sürekli büyümesiyle bir arada var olması dikkat çekicidir.[21]

İkinci olarak, Fourier Yasası’nda beliren sıcaklık gradyanı ile ısı akışı arasındaki lineer ilişki, evrenin termal yapısına sade bir düzen kazandırır. Bu lineer ilişkinin herhangi bir güç-yasa (Q˙(ΔT)n, n1) değil, özellikle n=1 biçiminde gerçekleşmesi, ısı transferinin zaman ölçeklerini ve termal denge süreçlerini son derece öngörülebilir kılar. Bu öngörülebilirlik, yalnızca biyolojik sistemlerin termorегülasyonundan endüstriyel ısı yönetimine kadar her ölçekte işlevsellik için temel bir koşuldur.[22]

Üçüncü olarak, Boltzmann sabitinin (kB=1,380649×1023 J/K) mikroskopik enerji ile makroskopik sıcaklık arasında köprü kuran özgün bir değere sahip olması, farklı ölçek düzeylerinin tutarlı biçimde birleştirilmesini sağlar. Bu sabitin farklı bir değer taşıması durumunda, mikroskopik kuantum sistemleri ile makroskopik termal davranış arasındaki köprü kurulamamış olurdu.[23]

3.2 İndirgemeci ve Materyalist Safsataların Eleştirisi

Termodinamikte sıkça karşılaşılan bir dil, yasaların aktif bir bağımsız değişken ya da mekanizma olarak çerçevelenmesini içerir: “Doğa sıcaklıkları eşitlemeye çalışır”, “Sistem denge durumunu arar” veya “Entropi sistemi dağıtmaya zorlar” gibi ifadeler buna örnektir. Bu tür formülasyonlar, olgusal bir betim için kısayol işlevi görse de nedensellik açısından ciddi bir boşluk barındırır.

Termodinamiğin sıfırıncı yasası bir betimleyicidir, kurucu değil. Yasa, hangi koşullar altında termal dengenin gözlemlendiğini dile getirir; ancak bu dengenin neden ortaya çıktığını, yani altındaki mekanizmayı açıklamaz. Yasanın kendisi, termal eşitlenme sürecinin aktif bir faili değildir; mikroskopik parçacıkların esnek çarpışmaları, foton alışverişleri ve enerji aktarım mekanizmaları aracılığıyla belirli bir başlangıç koşulundan belirli bir son koşula doğru sistemin evrilmesi, istatistik mekaniği düzeyinde betimlenmektedir.

Sıcaklık kavramını salt bir isimlendirme olarak sunmak da benzer bir yanılgıya yol açar. “Sıcaklık eşitlendiğinde denge kurulur” demek, sıcaklığın bağımsız bir güç olarak hareket ettiğini ima eder. Oysa sıcaklık, mikrohal dağılımının bir özelliğidir; termal denge ise sistemlerin aynı β parametresini paylaşması, yani enerji-mikrohal ilişkisinin aynı biçimde yapılandırılmış olması anlamına gelir. Bu yapılanmanın kendisi, isimlendirmenin kapsamına girmez.

Başka bir indirgemeci yaklaşım, termal dengenin tüm sistemler için geçerli evrensel bir ilke olduğunu varsaymaktadır. Oysa küçük kuantum sistemleri, logaritmik termostat ihlalleri ve nanometre ölçeğindeki anomaliler, bu evrenselliğin belirli sınır koşullarında kırılganlık taşıdığını göstermektedir.[24][25] Sıfırıncı yasanın büyük ölçekli sistemlerde olağanüstü doğrulukla çalışmasını sağlayan koşulların –yeterli parçacık sayısı, kısa menzilli etkileşimler, yeterli iletişim süresi– eşzamanlı ve tam olarak sağlanması, başlı başına düşündürücüdür.

3.3 Hammadde ve Sanat Ayrımı Analizi

Termal denge kavramı, hammadde-sanat ayrımının termodinamikte nasıl ortaya çıktığını gösteren etkileyici bir örnek sunar.

Bireysel bir partikülün –bir argon atomu ya da bir oksijen molekülü– sıcaklığı yoktur. Sıcaklık, tek bir parçacığın değil, parçacıklar topluluğunun istatistiksel bir özelliğidir. Bu özellik; ortalama kinetik enerji, Maxwell-Boltzmann hız dağılımı ve Boltzmann istatistiğinin koşullarına uygunlukla birlikte ortaya çıkar. Her biri belirli kütleye, yüke ve konfigürasyona sahip milyarlarca parçacık bir arada belirli koşullar altında tertip edildiğinde, bu bileşenlerin hiçbirinde ayrı ayrı var olmayan sıcaklık adlı yeni bir nicelik ortaya çıkmaktadır.

Benzer biçimde, termal denge de tek bir parçacığın özelliği değildir; iki ya da daha fazla sistem arasındaki makroskopik bir ilişkidir. Bu ilişki, sistemlerin bileşenlerinden değil, sistemlerin bütünsel organizasyonundan doğmaktadır. Enerji akışının durması, aralarında geçirgen bir sınır bulunan iki sistemin aynı β değerini paylaşmasıyla ilgilidir; ancak bu eşitliğin sağlanması, her iki sistemin bütünsel hal fonksiyonlarının uyumunu gerektirmektedir.[26]

Bu bütünsellik, Tsallis istatistiğiyle yapılan araştırmalarda çarpıcı biçimde belirginleşmektedir. Uzun menzilli etkileşimlere sahip sistemlerde, Boltzmann-Gibbs istatistiğinden sapma gözlemlenmekte ve sıfırıncı yasa ancak yaklaşık olarak geçerli kalmaktadır.[27] Bu yaklaşık geçerlilik, termal dengenin doğrusal ve bağımsız parçaların toplamı değil, özel bir etkileşim yapısının ürünü olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Parçaların toplamına indirgenemeyen bu bütünsellik, yüzeysel gibi görünen ısıl denge ilkesinin ne denli derin bir organizasyon gerektirdiğini gözler önüne serer.


4. Sonuç

Termodinamiğin sıfırıncı yasası, evrenin termal yapısını tanımlamaktan çok onun mümkün olduğunu garanti eder. Sıcaklığın tek boyutlu, geçişli ve ölçülebilir bir nicelik olarak ortaya çıkması; termal dengenin matematiksel bir denklik bağıntısı oluşturması; Boltzmann sabitinin mikroskopik ile makroskopik düzeyler arasında köprü kurması; ve tüm bu özelliklerin birlikte, hiyerarşik düzeylerde tutarlı biçimde işlemesi, yüzeysel bir betimlemenin çok ötesine geçen bir yapısal bütünlüğe işaret eder.

Araştırmalar bu bütünlüğün sınırlarını da ortaya koymaktadır: kuantum ölçeğinde sıfırıncı yasanın kırılganlıkları, özel görelilik çerçevesindeki genişletmeler ve nanotermodinamikteki anomaliler, klasik formülasyonun ne denli özel bir parametre uzayında geçerli olduğunu göstermektedir. Yasanın büyük ölçekli sistemlerde bu denli kesin çalışmasını sağlayan koşulların –termodinamik limit, kısa menzilli etkileşimler, Gaussiyen momentum dağılımları– eşzamanlı olarak sağlanmış olması; tek tek bileşenlerde bulunmayan sıcaklık ve termal denge gibi niteliklerin sistemlerin bütünsel organizasyonundan doğması; ve tüm bu tablonun üzerine doğrusal Fourier ısı transferi ve kesin tanımlı termostat algoritmalarının inşa edilmesi, son derece hassas bir tertiplenme tablosu oluşturmaktadır.

Deliller ışığında, termal denge kavramının bileşenlerin toplamına indirgenemeyecek bir organizasyon, yasanın işleyişinin ise betimleyici değil yalnızca betimlenebilir bir çerçeve sunduğu anlaşılmakta; bu tablo karşısında nihai değerlendirme okuyucunun kendi aklına ve vicdanına bırakılmaktadır.


Kaynakça

  1. Fowler, R. H., & Guggenheim, E. A. (1939). Statistical thermodynamics: A version of statistical mechanics for students of physics and chemistry. Cambridge University Press.
  2. Maxwell, J. C. (1871). Theory of heat. Longmans, Green, and Co.
  3. Wikipedia Contributors. (2025). Zeroth law of thermodynamics. Wikipedia, The Free Encyclopedia. https://en.wikipedia.org/wiki/Zeroth_law_of_thermodynamics
  4. Wikipedia Contributors. (2025). Zeroth law of thermodynamics. Wikipedia, The Free Encyclopedia. https://en.wikipedia.org/wiki/Zeroth_law_of_thermodynamics
  5. NASA Glenn Research Center. (2024). Zeroth law – Thermal equilibrium. National Aeronautics and Space Administration. https://www1.grc.nasa.gov/beginners-guide-to-aeronautics/zeroth-law-thermal-equilibrium/
  6. Wikipedia Contributors. (2025). Zeroth law of thermodynamics. Wikipedia, The Free Encyclopedia. https://en.wikipedia.org/wiki/Zeroth_law_of_thermodynamics
  7. Reif, F. (1965). Fundamentals of statistical and thermal physics. McGraw-Hill.
  8. NASA Glenn Research Center. (2024). Zeroth law – Thermal equilibrium. National Aeronautics and Space Administration. https://www1.grc.nasa.gov/beginners-guide-to-aeronautics/zeroth-law-thermal-equilibrium/
  9. NASA Glenn Research Center. (2024). Zeroth law – Thermal equilibrium. National Aeronautics and Space Administration. https://www1.grc.nasa.gov/beginners-guide-to-aeronautics/zeroth-law-thermal-equilibrium/
  10. Martínez, S., Nicolás, F., Pennini, F., & Plastino, A. (2000). Tsallis’ entropy maximization procedure revisited. Physica A: Statistical Mechanics and its Applications, 286(3–4), 489–502. https://doi.org/10.1016/S0378-4371(00)00359-9
  11. Martínez, S., Nicolás, F., Pennini, F., & Plastino, A. (2000). Tsallis’ entropy maximization procedure revisited. Physica A: Statistical Mechanics and its Applications, 286(3–4), 489–502. https://doi.org/10.1016/S0378-4371(00)00359-9
  12. Wang, P. (2012). The breakdown of the zeroth law of thermodynamics and the definition of temperature in small quantum systems. arXiv:1205.4386.
  13. Brandão, F., Horodecki, M., Ng, N., Oppenheim, J., & Wehner, S. (2015). The second laws of quantum thermodynamics. Proceedings of the National Academy of Sciences, 112(11), 3275–3279. https://doi.org/10.1073/pnas.1411728112
  14. Hill, T. L. (1962). Thermodynamics of small systems (Parts I and II). W. A. Benjamin.
  15. Kjelstrup, S. (Ed.). (2020). Nanoscale thermodynamics [Special issue]. Nanomaterials, 10–14. MDPI. https://doi.org/10.3390/nano
  16. Emerald Publishing. (2025). Nanotechnology and thermodynamics: A comprehensive review. Nanomaterials and Energy, 14(2), 109. https://doi.org/10.1108/jnaen
  17. Ramshaw, J. D., & Watkins, M. J. (2018). Zeroth law investigation on the logarithmic thermostat. Scientific Reports, 8(1), 11685. https://doi.org/10.1038/s41598-018-30129-x
  18. Rodríguez-García, C. A., & Fernández-Velázquez, A. (2025). Intermediate thermal equilibrium stages in molecular dynamics simulations of two bodies in contact. arXiv:2602.11489.
  19. Gavassino, L., Antonelli, M., & Haskell, B. (2021). The zeroth law of thermodynamics in special relativity. Foundations of Physics, 51(1), 1–30. https://doi.org/10.1007/s10701-020-00393-x
  20. Attard, P. (2025). Origin of the zeroth law of thermodynamics and its role in statistical mechanics. arXiv:2502.05281.
  21. Reif, F. (1965). Fundamentals of statistical and thermal physics. McGraw-Hill.
  22. NASA Glenn Research Center. (2024). Zeroth law – Thermal equilibrium. National Aeronautics and Space Administration. https://www1.grc.nasa.gov/beginners-guide-to-aeronautics/zeroth-law-thermal-equilibrium/
  23. Attard, P. (2025). Origin of the zeroth law of thermodynamics and its role in statistical mechanics. arXiv:2502.05281.
  24. Wang, P. (2012). The breakdown of the zeroth law of thermodynamics and the definition of temperature in small quantum systems. arXiv:1205.4386.
  25. Ramshaw, J. D., & Watkins, M. J. (2018). Zeroth law investigation on the logarithmic thermostat. Scientific Reports, 8(1), 11685. https://doi.org/10.1038/s41598-018-30129-x
  26. Brandão, F., Horodecki, M., Ng, N., Oppenheim, J., & Wehner, S. (2015). The second laws of quantum thermodynamics. Proceedings of the National Academy of Sciences, 112(11), 3275–3279. https://doi.org/10.1073/pnas.1411728112
  27. Martínez, S., Nicolás, F., Pennini, F., & Plastino, A. (2000). Tsallis’ entropy maximization procedure revisited. Physica A: Statistical Mechanics and its Applications, 286(3–4), 489–502. https://doi.org/10.1016/S0378-4371(00)00359-9