Kompleks Asit Baz Sistemlerinin Titrasyonları
Kompleks Asit-Baz Sistemlerinin Titrasyonları: Çok Basamaklı Denge, Amphoteric Türler ve Analitik Yorumlama
Giriş
Proton transferine dayanan asit-baz kimyası, yalnızca basit tek-basamaklı nötralizasyon reaksiyonlarıyla sınırlı kalmaz; pek çok gerçek sistem, birden fazla iyonlaşma basamağı içeren çok fonksiyonlu asitler, baz-asit karışımları ya da iç tuz yapısındaki amfoterik türler barındırır. Bu karmaşıklık, titrasyon eğrilerine birden fazla eşdeğerlik noktası, üst üste binen tampon bölgeleri ve iyon türleri arasındaki sürekli geçişler biçiminde yansır. Fosfat tamponu insan fizyolojisini kararlı kılarken, karbonatlı sistemler okyanus kimyasını, amino asit titrasyonları ise protein analitik kimyasını yönetir. Bu bağlamda söz konusu sistemlerin titrasyon davranışı, yalnızca analitik niceleme değil, aynı zamanda kimyasal dengenin derinlikli bir tablo sunumu niteliğini taşır.[1]
1. Çok Protonlu Asitlerin Titrasyonu: Temel Prensipler
1.1 Basamaklı Ayrışma ve Ka Hiyerarşisi
N-protik bir asit , ardışık ayrışma basamaklarıyla tanımlanır:
Ardışık ayrışma sabitlerinde sistematik bir düşüş gözlemlenir: . Bu düşüş, negatif yük birikiminin ek proton ayrışmasını giderek daha yüksek enerji gerektiren bir süreç haline getirmesinden kaynaklanır.[2] Tipik çok protonlu asitlerde ardışık değerleri arasındaki oran ile mertebesinde olup bu durum, titrasyon eğrisinde ayrı eşdeğerlik noktalarının gözlemlenmesine olanak tanır. Oran bu eşikten küçük olduğunda, ayrışma basamakları üst üste bindiğinden net eşdeğerlik sıçramaları gözlemlenemez.[3]
Bir polipotik asidin bütünlüklü pH-hacim profilini türetmek için yük dengesi (charge balance) ve kütle dengesi (mass balance) denklemlerinin eşzamanlı çözümü gerekir:
Burada eklenen kuvvetli baz katyon konsantrasyonunu temsil eder. Genel N-protik asidin matematiksel modellemesinde, Abel-Ruffini teoremi uyarınca için cebirsel kapalı formüle ulaşılamaz; bu nedenle nümerik iteratif yöntemler uygulanır.[4]
1.2 Henderson-Hasselbalch İlişkisi ve Tampon Bölgeleri
Yarı-eşdeğerlik noktasında ( konumunda) eklenen baz miktarı orijinal asidin yarısını nötralize etmiş olup koşulu sağlanır. Bu noktada Henderson-Hasselbalch eşitliği:
sonucunu verir. Böylece titrasyon eğrisinin tampon bölgelerindeki yarı-eşdeğerlik noktaları doğrudan pKa değerlerine karşılık gelir ve deneysel pKa tayini için kullanılabilir.[5] Tampon kapasitesi, aynı eşitlikten türetilen türev ifadeyle:
biçiminde gösterilir; burada asit fraksiyonunu ifade eder.
2. Seçilmiş Sistemlerin Ayrıntılı Analizi
2.1 Fosforik Asit: Üç Basamaklı Sistem
Fosforik asit (), üç iyonlaşma basamağıyla titrasyonun en çok incelenen triprotik örneğini oluşturur:
0,100 M çözeltisi 0,100 M NaOH ile titre edildiğinde:
- Birinci eşdeğerlik noktası (pH ≈ 4,6): Tüm → dönüşümü tamamlanır.
- İkinci eşdeğerlik noktası (pH ≈ 9,8): → dönüşümü tamamlanır.
- Üçüncü eşdeğerlik noktası (pH ≈ 13): son derece zayıf asit olduğundan (), bu noktada oluşan pH sıçraması standart NaOH titrasyonlarında yeterince belirgin değildir.[6]
İkinci ve üçüncü değerleri arasındaki oran yaklaşık olduğundan iki ayrı tampon bölgesi ve iki net eşdeğerlik noktası gözlemlenir; öte yandan ’ün son derece küçük olması üçüncü noktanın pratikte kaybolmasına yol açar.[7] Yüksek iyonik kuvvet koşullarında özel elektrotlarla yapılan potansiyometrik titrasyonlarda bu üçüncü eşdeğerlik noktasının da gözlemlendiği bildirilmektedir.[8]
Fizyolojik önemi bakımından tamponu (pKa2 = 7,20), intrasellüler ve renal tamponlamada kritik rol üstlenir. Böbrek tübüler sıvısında bu sistemin tampon kapasitesi, idrar pH’sının fizyolojik sınırlar içinde tutulmasında belirleyicidir.
2.2 Karbonat-Bikarbonat Sistemi
Karbonik asit sistemi, hem doğal sular hem de okyanus kimyası için en temel tampon sistemidir. İki basamaklı ayrışması şöyle tanımlanır:
Burada , gerçek ’ün değil, toplamının görünür ayrışma sabitini ifade eder; zira çözünmüş haldeki ’nin büyük bölümünü oluşturur. İki pKa değeri arasındaki fark yaklaşık 4 birim olduğundan titrasyon eğrisinde iki ayrı eşdeğerlik noktası ortaya çıkar:
- pH ≈ 8,3 (birinci eşdeğerlik): Karbonat alkalinite bitiş noktası; tüm → dönüşümü tamamlanır.
- pH ≈ 4,5 (ikinci eşdeğerlik): Toplam alkalinite bitiş noktası; → dönüşümü gerçekleşir.
Okyanus suyunda toplam alkalinite (TA) şu şekilde ifade edilir:
Karbonat alkalinitesi () tipik açık okyanus yüzey sularında toplam alkalinitesinin %95’inden fazlasını oluşturur.[9] Deniz suyunun alkalinite ölçümü, potansiyometrik asidimetrik titrasyon yöntemiyle gerçekleştirilir; asidik titrasyonun eğrisinden Gran dönüşümü uygulanarak eşdeğerlik hacminin doğru tespiti sağlanır.
2.3 Sitrik Asit: Üç Basamaklı Hidroksitrikarbonat
Sitrik asit () üç karboksilat grubu içeren triprotik bir asittir ve gıda asitlik denetimi ile biyokimyasal süreçlerde yaygın biçimde kullanılır:
Ardışık pKa değerleri görece birbirine yakın olduğundan (1-2 birim aralıklı) titrasyon eğrisi “ideal” biçimde ayrışmış üç sıçrama yerine kısmen örtüşen bölgeler sergileyebilir. Deneysel çalışmalar, sitrik asidin uygun koşullarda üç eşdeğerlik noktasını verebileceğini göstermiştir; ancak birinci ve ikinci noktalar arasındaki sıçrama görece küçük kalır.[10]
2.4 Amino Asitler: Amfoterik ve Zwitteriyonik Sistemler
Amino asitler, hem asidik hem bazik işlevsel gruplar içeren amfoterik moleküllerdir. Fizyolojik pH koşullarında kararlı form, iç tuz yapısındaki zwitteriyondur:
Nötr yan zincirli amino asitler için izoelektrik nokta (pI):
Alanin için (karboksil) ve (amonyum), dolayısıyla . Bu noktada moleküller ortalama sıfır net yük taşır ve elektrik alanda hareket etmez.[11]
| Amino Asit | pKa1 | pKa2 | pKa3 (yan zincir) | pI |
|---|---|---|---|---|
| Glisin | 2,34 | 9,60 | — | 5,97 |
| Alanin | 2,34 | 9,69 | — | 6,01 |
| Asparagik Asit | 2,10 | 9,82 | 3,86 (-COOH) | 2,98 |
| Glutamik Asit | 2,19 | 9,67 | 4,25 (-COOH) | 3,22 |
| Lisin | 2,18 | 8,95 | 10,53 (-NH3+) | 9,74 |
| Arjinin | 2,18 | 9,09 | 12,48 (guanidinium) | 10,76 |
Asidik yan zincirli amino asitlerde (Asp, Glu) pI iki en düşük pKa değerinin ortalamasından; bazik yan zincirli amino asitlerde (Lys, Arg) ise iki en yüksek pKa değerinin ortalamasından türetilir.[12] Arjinin gibi güanidinli yan zinciller olağandışı yüksek pKa değerleri (12,48) sergiler; bu durum söz konusu kalıntıların yüksek fizyolojik pH’da bile protonlanmış kalmasını sağlar.
3. Karışım Titrasyonları ve Birden Fazla Türün Aynı Anda Analizi
3.1 Asit Karışımlarının Titrasyonu
Birden fazla asit türü içeren bir çözelti (örn. asetik asit + fosforik asit), her asidin pKa değerlerinin yeterince farklı olması halinde ayrı eşdeğerlik noktaları üretir. Genel kriter:
Bu koşul sağlandığında, farklı asitlerin titrasyonları ardışık gerçekleşir ve eğride birbirinden ayrışabilen sıçramalar gözlemlenir. Koşul sağlanmazsa, titrasyon eğrisi örtüşen geniş bir tampon bölgesi sergileyerek eşdeğerlik noktaları görünmez hale gelir.[13]
Potansiyometrik titrasyon; türev (dpH/dV), ikinci türev (pH/dV) ve Gran dönüşümü yöntemleriyle bitiş noktaları tespit edilebilir. Gran dönüşümünde eşdeğerlik öncesi bölge için:
ifadesindeki doğrusal ilişkinin x eksenindeki kesim noktası eşdeğerlik hacmini verir.[14] Bu yaklaşımın avantajı, analizi eşdeğerlik noktasına ulaşmadan yalnızca önceki lineer bölgeden yapabilmesidir.
3.2 Endüstriyel Asit Karışımı Analizi
Galvanik kaplama, metal işleme ve elektronik endüstrisinde çözeltiler çoğunlukla hidroklorik, sülfürik, nitrik ve organik asitlerin karışımlarını içerir. Potansiyometrik titrasyonda karışımdaki her bileşen, birden farklı pKa’ya sahip olduğundan teorik olarak ayrı potansiyel sıçramalarla belirlenebilir. Mettler-Toledo gibi üreticilerin yayımladığı uygulama notlarında, bu tür çözelti karışımlarının titrasyon eğrilerinin tek bileşenli sistemlere kıyasla pKa farkı koşuluna bağlı olarak daha az ya da daha fazla ayrışmış sıçramalar sergilediği gösterilmektedir.[15]
4. Gran Grafiği ve Eşdeğerlik Noktası Tespiti
Gran yöntemi, potansiyometrik titrasyon verilerini logaritmik biçimden doğrusal biçime dönüştürerek eşdeğerlik hacminin daha doğru ve hassas biçimde saptanmasını sağlar.[16] Kuvvetli asit-kuvvetli baz titrasyonunda:
ifadesi eşdeğerlik öncesinde ’e doğru doğrusal azalış gösterir; lineer ekstrapolasyon eşdeğerlik hacmini verir. Zayıf asit titrasyonlarında eğimin büyüklüğü değerine eşit olduğundan da aynı grafikten türetilebilir.[17]
Gran grafiklerinin başlıca avantajları: - Eşdeğerlik noktasına ulaşmadan analiz tamamlanabilir - Elektroda kalibrasyon sapmaları büyük ölçüde giderilebilir - Kirlilik veya kompleksleşme gibi sistematik hatalar görünür hale gelir - Özellikle karmaşık deniz suyu ve şarap örneği analizlerinde yaygın biçimde kullanılmaktadır[18]
5. Okyanus Alkalinite ve Karbonat Sistemi: Gerçek Ortam Örneği
Okyanus yüzey suyu, birden fazla asit-baz sistemi barındıran en karmaşık gerçek ortamlardan birini oluşturur. -karbonat sistemine ek olarak borat (, pKa ≈ 8,6), silika, fosfat ve amonyum sistemleri alkalinite ifadesine katkıda bulunur.[19] Okyanus kimyası literatüründe toplam alkalinite, Dickson (1981) tanımına göre belirtilen referans proton seviyesine (karbonik asit) göre proton alıcı fazlalığı olarak tanımlanır:
Açık okyanus koşullarında bu ifadenin >%95’i karbonat alkalinitesinden oluşur.[20] Deniz suyunun asitlenmesi ( emiliminin artışı sonucu pH’nın düşmesi) bu karmaşık denge sistemine titrasyon eğrisi bakış açısından yaklaşılarak modellenmekte ve izlenmektedir.
2024 yılında yayımlanan bir çalışmada, deniz suyuna bikarbonat zengini çözeltiler biçiminde emdirildiğinde alkalinite, DIC ve pH değerlerinin 90 gün boyunca izlendiği görülmektedir. Toplam alkalinite otomatik titrasyonla ölçülmüş; eklenen bikarbonat miktarı arttıkça başlangıç pH’sının düştüğü, bununla birlikte sistemin tampon özelliği sayesinde uzun vadeli kararlılığın korunduğu saptanmıştır.[21]
6. Polipotik Asitlerin Matematiksel Modellenmesi
Polipotik asitlerin titrasyon eğrileri, pH’yı eklenen baz oranının () bir fonksiyonu olarak betimleyen cebirsel yaklaşımla modellenebilir. Bu yaklaşım, eşdeğerlik ve yarı-eşdeğerlik noktaları için aşağıdaki bağıntıyı verir:[22]
Genel N-protik asit için titrasyon eğrisi üzerindeki N+1 eşdeğerlik noktası ve N yarı-eşdeğerlik noktası tanımlanabilir. Bu ilişkiler, bilinmeyen polipotik asitlerin deneysel titrasyondan pKa değerlerinin saptanmasını mümkün kılar. Seyreltik çözeltilerde ( M) suyun otoprotolizinin etkisi ihmal edilemez ve modele terimi dahil edilmelidir.[23]
7. Kavramsal Analiz
7.1 Nizam, Gaye ve Sanat Analizi
Çok basamaklı asit-baz titrasyonlarında en dikkat çekici özelliklerden biri, ardışık değerlerinin sistematik biçimde birbirini izlemesidir. Fosforik asidin üç pKa değeri () arasındaki her adım yaklaşık büyüklüğünde bir mesafeyle ayrılmıştır. Bu düzenleme, her ayrışma basamağının fizyolojik bakımdan farklı bir pH aralığını denetlemesine olanak tanır; ilk basamak asidik ortamda, ikinci basamak nötral-fizyolojik aralıkta (), üçüncü basamak ise bazik aralıkta etkili olur. Söz konusu aralıkların böylesine belirgin biçimde birbirinden ayrılmış olması, her basamağın işlevsel kapsamını örtüşmeksizin ortaya koyması bakımından dikkat çekicidir.
Amino asitlerin zwitteriyonik yapısı da benzer bir tertip sergiler: Karboksil grubunun pKa değeri (1,8–2,4) ile amonyum grubunun pKa değeri (8,8–9,7) arasındaki yaklaşık 7 birimlik boşluk, fizyolojik pH’nın (7,4) tam ortasında geniş bir zwitteriyonik bölge oluşturur. Böylece amino asitler biyolojik pH koşullarında daima zwitteriyon formunda bulunur; bu yapı hem çözünürlüğü hem proton tamponlama kapasitesini optimize eder. Bu üç özelliğin (asit-baz davranışı, çözünürlük, tampon kapasitesi) eşzamanlı olarak optimum değerlerde bulunması göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu konumlandırmanın işlevsellik yönünde tertip edildiğini düşündürdüğü fark edilir.
Karbonat sisteminin okyanus tamponlamasındaki rolü de benzer bir yapı sunar: -- sisteminin iki pKa değeri (6,35 ve 10,33) açık okyanus pH’sını (7,8–8,3) birinci yarı-eşdeğerlik bölgesinde, yani maksimum tampon kapasitesine yakın bir konumda sabitleyen bir çerçeve çizer. Okyanus kimyası incelendiğinde, bu değerlerin okyanus pH’sını istikrarlı kılacak biçimde konumlandırılmış olduğu gözlemlenir; bu da dikkat çekici bir uyum ortaya koyar.[24]
7.2 İndirgemeci ve Materyalist Safsataların Eleştirisi
Poliprotik asit kimyasını açıklayan bazı ifadelerde moleküllere kasıt atfeden dil kalıpları kullanılmaktadır: “Fosforik asit üç protonu sırayla bırakmayı tercih eder” ya da “molekül en kararlı konfigürasyonu seçer” gibi söylemler bu türdendir. Oysa burada gözlemlenen, enerji durumları arasındaki denge ilişkilerinin matematiksel sonuçlarıdır; moleküllerin bu dönüşümleri “tercih etmesi” değil, çözeltideki çeşitli türlerin konsantrasyonlarının denge bağıntılarını karşılayacak biçimde dağılmasıdır. Henderson-Hasselbalch eşitliği bir nedensellik ifadesi değil, denge durumunu betimleyen matematiksel bir ilişkidir; yani asidik ve bazik formların nasıl “davranacağını emretmez”, onların gözlemlenen dağılımını tanımlar.
Benzer biçimde “tampon sistemi pH’yı korur” ifadesi de dikkatli bir incelemeyi hak eder. Tampon etkisi, asit-konjuge baz çiftinin proton alışverişi üzerindeki etkisi sayesinde gözlemlenen pH değişiminin daha küçük olmasına yol açan kimyasal denge sürecinin ürünüdür. “Koruma” kavramı bir amaca yönelik eylemi çağrıştırırken, aslında gözlemlenen durum, söz konusu kimyasal denge koşulları altında ortaya çıkan pH stabilitesidir. Betimleyici matematiksel ilişkilerin kurucu nedenler olarak sunulması, klasik bir kategori hatasıdır.
7.3 Hammadde ve Sanat Ayrımı Analizi
Fosfat tamponunun fizyolojik işlevi, ve iyonlarının münferit özelliklerinden çıkarılamaz. Herhangi bir fosfat türü tek başına ele alındığında, pH 7,20 civarında tampon kapasitesinin maksimum olduğu bu karakteristik özellik gözlemlenmez. Bu özellik, ancak iki türün belirli bir oran dahilinde bir araya gelmesiyle, yani sistemin bütünüyle ortaya çıkar. Karbonik asit sisteminde de benzer bir durum söz konusudur: , ve birbirinden bağımsız ele alındığında okyanus tampon kapasitesi anlaşılamaz; bu kapasite, adı geçen bileşenlerin belirli pH koşullarında aynı anda belirli oranlarda bulunmasıyla ortaya çıkan bütüncül bir özelliktir.
Amino asitlerin zwitteriyonik yapısı ise daha çarpıcı bir örnek sunar: Karboksil grubu () ve amino grubu () ayrı ayrı ele alındığında, bu grupların bir moleküldeki kombinasyonundan oluşan izoelektrik nokta, olağandışı yüksek çözünürlük ve amfoterik tamponlama özellikleri gözlemlenemez. Alanin için değeri; ne karboksil grubunun değerinde, ne de amino grubunun değerinde ayrı ayrı mevcut olan bir özelliktir. Bu değer, yalnızca söz konusu grupların belirli bir moleküler çerçevede bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Bileşenlerin toplamında bulunmayan bir özelliğin bütünde mevcut olması, hammadde ile bunlardan inşa edilen işlevsel bütün arasındaki sınırı somutlaştırır.
8. Sonuç
Kompleks asit-baz sistemlerinin titrasyonları; basamaklı ayrışma sabitleri, tampon kapasitesi denklemleri, Henderson-Hasselbalch ilişkisi ve yük dengesi gibi matematiksel araçlarla kapsamlı biçimde betimlenebilir. Fosforik asit ve karbonat sistemleri biyolojik ve çevresel tamponlamada işlevsel rol üstlenirken; amino asitler zwitteriyonik yapılarıyla sıfır net yükü belirli bir pH aralığında korurlar. Gran dönüşümü gibi ileri analitik yöntemler, geleneksel titrasyon eğrisi yorumunu doğrusal grafikle destekleyerek daha hassas bitiş noktası tespitine olanak tanır.
Sistemlerin matematiksel betimlenebilirliği açısından bakıldığında, ardışık değerleri arasındaki düzenli hiyerarşi, tampon bölgelerinin fizyolojik pH aralığıyla örtüşmesi ve bileşen sayısından beklenmeyecek karmaşık tampon davranışının ortaya çıkması gibi gözlemler, bu sistemlerin pek çok boyutunu aydınlatmaktadır. Gözlemlenen bu düzenlemenin yalnızca tesadüfi bir olgu mu, yoksa daha derin bir tertibe mi işaret ettiği sorusu, mevcut bilimsel verilerin sunduğu tablo doğrultusunda nihai kararı okuyucunun kendi aklına ve vicdanına bırakmaktadır.
Kaynakça
- ↑ Skoog, D. A., West, D. M., Holler, F. J., & Crouch, S. R. (2014). Fundamentals of Analytical Chemistry (9th ed.). Brooks/Cole, Cengage Learning.
- ↑ Silbey, R. J., Alberty, R. A., & Bawendi, M. G. (2005). Physical Chemistry (4th ed.). Wiley.
- ↑ Atkins, P., & de Paula, J. (2010). Physical Chemistry (9th ed.). Oxford University Press.
- ↑ Camões, M. F., & Filipe, E. (2021). Polyprotic acids and beyond — An algebraic approach. Chemistry (MDPI), 3(2), 34. https://doi.org/10.3390/chemistry3020034
- ↑ Jensen, J. N. (2003). Introductory Environmental Engineering (2nd ed.). Prentice Hall.
- ↑ Atkins, P., & de Paula, J. (2010). Physical Chemistry (9th ed.). Oxford University Press.
- ↑ Metrohm AG. (n.d.). Determination of phosphoric acid with sodium hydroxide. Application Note AN-T-237. https://www.metrohm.com/en/applications/application-notes/aa-t-001-100/an-t-237.html
- ↑ Metrohm AG. (n.d.). Determination of phosphoric acid with sodium hydroxide: Third proton detection via ionic strength adjustment. Application Note AN-T-237.
- ↑ Middelburg, J. J., Soetaert, K., & Hagens, M. (2020). Ocean alkalinity, buffering and biogeochemical processes. Reviews of Geophysics, 58(3), e2019RG000681. https://doi.org/10.1029/2019RG000681
- ↑ Jensen, J. N. (2003). Introductory Environmental Engineering (2nd ed.). Prentice Hall.
- ↑ McMurry, J. (2019). Organic Chemistry (10th ed.). Cengage Learning.
- ↑ Clayden, J., Greeves, N., & Warren, S. (2012). Organic Chemistry (2nd ed.). Oxford University Press.
- ↑ Potentiometric Titration of an Acid Mixture. (n.d.). Florida State University Chemistry Laboratory Procedures. https://www.chem.fsu.edu/chemlab
- ↑ Harvey, D. (2016). Analytical Chemistry 2.1. De Pauw University. https://chem.libretexts.org
- ↑ Mettler-Toledo. (2023). Titrating acid mixtures in the electroplating, metals and electronics industry. AZoM. https://www.azom.com/article.aspx?ArticleID=21044
- ↑ Gran, G. (1952). Determination of the equivalence point in potentiometric titrations — Part II. Analyst, 77, 661–671.
- ↑ García-Montelongo, F. J., Guiradi-Sanz, L., & Losada-González, H. (2018). Determination of the end point in potentiometric titrations: Gran and Schwartz methods. Journal of Laboratory Chemical Education, 6(4). http://article.sapub.org/10.5923.j.jlce.20180604.02.html
- ↑ Korenak, S., & Nečemer, M. (1998). Gran’s plots for end point detection in potentiometric titration of wine samples. Analusis, 26(1). https://doi.org/10.1051/analusis:1998105
- ↑ Middelburg, J. J., Soetaert, K., & Hagens, M. (2020). Ocean alkalinity, buffering and biogeochemical processes. Reviews of Geophysics, 58(3), e2019RG000681. https://doi.org/10.1029/2019RG000681
- ↑ Middelburg, J. J., Soetaert, K., & Hagens, M. (2020). Ocean alkalinity, buffering and biogeochemical processes. Reviews of Geophysics, 58(3), e2019RG000681. https://doi.org/10.1029/2019RG000681
- ↑ Benatti, A., Ricci, S., Lagi, M., Berti, D., & Barale, R. (2024). Assessing the limit of CO₂ storage in seawater as bicarbonate-enriched solutions. Applied Sciences, 14(18). https://doi.org/10.3390/app14183397
- ↑ Camões, M. F., & Filipe, E. (2021). Polyprotic acids and beyond — An algebraic approach. Chemistry (MDPI), 3(2), 34. https://doi.org/10.3390/chemistry3020034
- ↑ Camões, M. F., & Filipe, E. (2021). Polyprotic acids and beyond — An algebraic approach. Chemistry (MDPI), 3(2), 34. https://doi.org/10.3390/chemistry3020034
- ↑ Middelburg, J. J., Soetaert, K., & Hagens, M. (2020). Ocean alkalinity, buffering and biogeochemical processes. Reviews of Geophysics, 58(3), e2019RG000681. https://doi.org/10.1029/2019RG000681