İçeriğe atla

Ortalama Kuvvet

Teradigma sitesinden
17.22, 8 Eylül 2026 tarihinde TikipediBot (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 1922 numaralı sürüm (Makale yüklendi.)
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)

Doğrusal Momentum, İmpuls ve Ortalama Kuvvet: Newton’un İkinci Yasasının Zaman Boyutundaki Tezahürü

Hareket eden bir cismin kütlesi ile hızının çarpımından elde edilen doğrusal momentum, p=mv, fizikteki en temel korunan büyüklüklerden birini oluşturur. Momentumun korunumu ilkesi evrensel çapta geçerliliğini korurken, momentumun değişimi ancak bir kuvvetin belirli bir süre boyunca etki etmesiyle mümkün olur. İşte bu “kuvvet × süre” çarpımı olan impuls kavramı, mekanik analizin en hassas araçlarından birini sunar: ortalama kuvvetin hesaplanmasını. Bu ilişki, yüksek hızlı çarpışmalardan insan bedeninin yaralanma biyomekaniğine kadar uzanan geniş bir uygulama yelpazesinde belirleyici bir role sahiptir.


1. Tarihsel Zemin: Momentumun Kavramsal Evrimi

Momentum kavramının kökleri orta çağa uzanır. 14. yüzyılda Fransız düşünür John Buridan, hareketin “impetus” adını verdiği bir niceliye sahip olduğunu öne sürmüştür; bu nicellik, cismin kütlesi, hızı ve yönüyle belirlenmekte ve dirençle karşılaşmadığı sürece cisimde kalmaktadır.[1] Bu kavrayış, modern momentum anlayışının erken bir öncüsüdür.

  1. yüzyılda René Descartes, “hareketin miktarı”nı (kütlenin hızla çarpımı) tanımlamış ve kapalı sistemlerde bu büyüklüğün korunduğunu ileri sürmüştür.[2] Ancak Descartes’ın formülasyonu vektöriyellik bakımından eksiktir: hız yerine sürat kavramıyla çalışıyordu; bu yüzden yüzey çarpışmalarındaki yön değişimi hesaba katılamıyordu. Christiaan Huygens, bu eksikliği fark etmiş ve esnek çarpışmalardaki doğru yasaları türetmiştir.[3] Isaac Newton ise 1686’da Principia Mathematica eserinde kütleyi ağırlıktan bağımsız bir nicelik olarak tanımlamış ve ikinci yasayı momentumun zaman türevi olarak ifade etmiştir:

F=dpdt

Bu formulasyon, Newton’un kendi kaleminden çıkan özgün bağıntıdır. Sabit kütleli sistemler için bu F=ma’ya indirgenirken, değişken kütleli sistemlerde (roket mekaniği gibi) yalnızca momentum formülü geçerliliğini korur.[4]


2. Temel Kavramlar: İmpuls ve Momentum İlişkisi

2.1 İmpulsun Tanımı ve Vektörel Niteliği

Bir F kuvvetinin Δt=t2t1 zaman aralığında bir cisme etki etmesi durumunda, bu etkileşimin toplam mekanik sonucu impuls vektörüyle ifade edilir. Sürekli değişen bir kuvvet için impuls, kuvvetin zamanla integraline eşittir:

J=t1t2F(t)dt

Kuvvetin sabit olduğu özel durumda integral basitleşir:

J=FΔt

İmpulsun SI birimi Ns (Newton-saniye) veya eşdeğer olarak kgm/s’dir; bu birim özdeşliği, impuls ile momentumun aynı boyuta sahip olduğunu doğrudan gösterir.

2.2 İmpuls-Momentum Teoremi

Newton’un ikinci yasasını entegral formunda yazarsak:

t1t2F(t)dt=t1t2dpdtdt=pfpi=Δp

Bu sonuç impuls-momentum teoremini oluşturur:

J=Δp

Teoreme göre bir cisme uygulanan toplam impuls, cismin momentumundaki değişime tam olarak eşittir. Bu ilişki Newton’un ikinci yasasının bir sonucu olup bağımsız bir postülat değildir; ancak pratikte son derece güçlü bir analiz aracı sunar. Sistemin kuvvet-zaman profilinin ayrıntısı bilinmeksizin yalnızca başlangıç ve bitiş momentumları üzerinden tüm etkileşim nicelendirilebilmektedir.

2.3 Ortalama Kuvvet: Kavramsal Türetimi

Gerçek çarpışmalarda kuvvet zamanın bir fonksiyonudur; çarpışma anında sıfırdan bir zirve değere yükselir, ardından tekrar sıfıra iner. Bu profil genellikle bir Gauss eğrisi ya da üstel bozunma ile modellenir. Hesaplama açısından şu soru belirleyicidir: eğer kuvvet-zaman eğrisinin altındaki alan (yani toplam impuls) biliniyorsa, eşdeğer etkiyi verecek sabit kuvvet nedir?

Bu büyüklük, ortalama kuvvet (F¯) olarak tanımlanır:

F¯=JΔt=ΔpΔt=m(vfvi)Δt

Geometrik açıdan ortalama kuvvet, F(t) eğrisinin altındaki alanla aynı alana sahip dikdörtgenin yüksekliğine karşılık gelir. Grafik üzerinde bu dikdörtgenin yüksekliği olarak görselleştirilen ortalama kuvvet, gerçek kuvvet profilini tek bir sayıya indirgemeden cisme uygulanmış toplam mekanik etkiyi tam olarak temsil eder.[5]


3. Matematiksel Çerçeve: Değişken Kuvvet Altında İmpuls

3.1 Kuvvet-Zaman Grafiğinin Yorumu

Analiz kalkülüsü perspektifinden, F(t) fonksiyonunun [t1,t2] aralığındaki integrali aynı zamanda bu eğrinin altında kalan alandır. Pratikte ölçüm sistemleri (kuvvet plakaları, yük hücreli sensörler) kuvvetin zamana bağlı profilini sayısal olarak toplar; bu nedenle impuls eğri altındaki alanın hesaplanmasına indirgenir.[6] Parçalara ayrılan bir kuvvet-zaman grafiğinde, zamanda ekseni üzerindeki alanlar pozitif, altındaki alanlar negatif sayılarak toplam impuls elde edilir:

Jtoplam=iAi

3.2 Üstel Kuvvet Profili: Çarpışma Modeli

Gerçekçi bir çarpışmada kuvvet profili çoğunlukla şu biçimde modellenir:

F(t)=Fmaxet2/τ2

Bu Gauss tipi profil için ortalama kuvvet:

F¯=1Δt0ΔtFmaxet2/τ2dt

Seçilen τ=Δt/e ile bu integral F¯0,458Fmax değerini verir.[7] Bu sonuç dikkat çekicidir: en yoğun etkileşim anındaki anlık kuvvet, ortalama kuvvetten yaklaşık iki katı fazladır. Çarpışma koruması sistemleri bu zirve kuvveti düşürmek üzere tasarlanmak durumundadır.

3.3 Sabit Kütleli Sistemde Pratik Bağıntı

Kütlesi m olan ve vi hızıyla hareket eden bir cismin Δt sürede durduğu düşünüldüğünde:

F¯=mviΔt

Bu bağıntıda kritik gözlem şudur: momentum değişimi sabittir (cismin başlangıç momentumu değişmez), ancak bu değişime yol açan kuvvet ile zaman aralığı arasında ters orantı bulunur. Aynı momentum değişimi ya kısa sürede büyük kuvvetle ya da uzun sürede küçük kuvvetle sağlanabilir. İşte bu ters orantı, tüm darbesel kuvvet yönetim teknolojilerinin temel ilkesidir — bu kadar değişkenin tek bir matematiksel ifadede bir araya gelmiş olması dikkat çekici bir hassasiyetle çalışmaktadır.


4. Güncel Araştırma Bulguları

4.1 Biyomekanikte Ortalama Kuvvet Analizi

Tai ve ark. (2023) tarafından yayımlanan kapsamlı bir derleme, spor biyomekaniğindeki son gelişmeleri ele almıştır.[8] Kuvvet plakaları, IMU sensörleri ve yüzey elektromiografisi kullanılarak yapılan ölçümler; koşu, zıplama ve kaldırma gibi etkinliklerdeki kuvvet-zaman profillerini ayrıntılı biçimde ortaya koymaktadır. Dring Stadyumu’ndaki 50 atletle gerçekleştirilen bir çalışmada; diz eklemindeki ortalama kas kuvvetleri quadriceps için 150 N, hamstring için 170 N ve deltoid için 230 N olarak ölçülmüştür.[9] Bu değerlerin, impuls-momentum teoremi aracılığıyla eklem yüklerine dönüştürülmesi, yaralanma riski modellemesinde temel girdi parametrelerini oluşturmaktadır.

4.2 Araç İçi Güvenlik: Hava Yastığı ve Emniyet Kemeri Fiziği

Araç çarpışması güvenlik mühendisliği, ortalama kuvvet kontrolünün en kritik uygulamalarından birini sunar. Kaza anında yolcunun kafası, aracın hızına eşit bir başlangıç momentumuna sahiptir; çarpışma sonunda bu momentum sıfırlanmak zorundadır. Yani momentum değişimi Ayrıştırılamadı (sözdizim hatası): {\textstyle \Delta p = m_{kafa} \cdot v_{araç}} sabittir.[10]

Kafa kütlesini yaklaşık 5 kg, araç hızını 27 m/s (97 km/s) kabul edersek, Δp=135kgm/s. Bu momentumun sürücü kolona çarparak 0,001 s’de değişmesi durumunda ortalama kuvvet:

F¯=135kgm/s0,001s=135,000N=135kN

Aynı momentum değişiminin hava yastığıyla 0,2 s’ye yayılması durumunda:

F¯=135kgm/s0,2s=675N

Hava yastığı, etki süresini yalnızca 200 kat uzatarak kuvveti 200 kat azaltmıştır. Bunun yanı sıra hava yastığı kuvveti yüzey alanına dağıtarak basıncı da düşürür.[11] Hava yastıklarının 20-35 milisaniye içinde şişmesi ve ardından 25-100 milisaniyede sönmesi, bu koruyucu işlevin işlemesi için zorunludur.[12] Emniyet kemerleri ise yolcuyu optimal konumda tutarak kafanın hava yastığıyla doğru açıda temas etmesini sağlar; iki sistem birbirini tamamlayan bir bütün oluşturur.

4.3 Kavramsal Yanılgılar Üzerine Eğitim Araştırmaları

Setiani ve ark. (2023), üniversite öğrencilerinin momentum ve impuls konusundaki kavramsal yanılgılarını dört aşamalı tanımlayıcı testlerle incelemiştir.[13] Örneklemi oluşturan 44 fizik öğrencisi üzerindeki araştırma, öğrencilerin büyük bölümünün “ağır cismin hızından bağımsız olarak her zaman daha fazla momentumu olduğuna” inandığını ya da “çarpışma sonrasında momentumun kaybolduğunu” düşündüğünü ortaya koymaktadır. Sakinah ve ark. (2023) ile paralel bulgular içeren bu çalışma, “impulsun yalnızca ani kuvvetlere özgü olduğu” yanılgısının da yaygın olduğunu tespit etmiştir — oysa her kuvvet-süre çarpımı birer impuls oluşturur.[14]

Biyomühendislik dergisinde yayımlanan bir derleme (Tai ve ark., 2023), bu kavramsal eksikliklerin giderilmesinde kuvvet plakası deneyleri ve gerçek zamanlı görselleştirme araçlarının etkili olduğunu vurgulamaktadır.[15]


5. Kavramsal Analiz

5.1 Nizam, Gaye ve Sanat Analizi

İmpuls-momentum teoreminin çekirdeğinde son derece şık bir matematiksel ilişki yatar: J=Δp. Bu denklemin her iki tarafı boyutsal olarak özdeştir (kgm/s), ancak sol taraf bir sürecin ölçüsüdür (kuvvet ve zaman), sağ taraf ise bir durumun farkıdır (başlangıç ve bitiş momenti). Neden bu ikisi tam olarak eşittir? Newton’un ikinci yasası bu eşitliği bir aksiyom olarak koymaz; türetir. Ama işaret edilmesi gereken nokta şudur: evrenin “zaman içre hareket” ile “anlık durumu” arasında sıfır hata payıyla çalışan bir muhasebe mekanizması bulunmaktadır.

Bu muhasebenin en çarpıcı boyutu, ortalama kuvvet kavramının bir gaye işareti taşımasıdır. Gerçek dünyada hiçbir çarpışma sabit kuvvetle gerçekleşmez: kuvvet sıfırdan başlar, bir zirveye ulaşır ve sönümlenir. Buna karşın fizik, bu karmaşık kuvvet profilinin tek bir sayıya eşdeğer kılınabileceğini — ve bu sayının, profil ne kadar karmaşık olursa olsun, yalnızca başlangıç ve bitiş momenti arasındaki farkla belirleneceğini — güvence altına alır. Bilinçten yoksun bir F(t) profili, bu dengeyi nasıl sağladığını “bilmeden” her defasında sağlamaktadır.

Daha derine inildiğinde, F¯Δt=Δp bağıntısı salt bir sayısal özdeşlik değildir; aynı zamanda bir denge ve iktisat ilkesidir. Doğada çarpışmalarda gözlemlenen F(t) profilleri çoğunlukla simetrik ya da Gauss benzeridir; bu, maksimum momentumun minimum hasarla aktarılmasına olanak veren bir yapıdır. Kare dalgalı bir kuvvet profili (anlık sonsuz kuvvet) aynı momentumu aktarır; ancak cismi yok eder. Doğada bu tür profillerin tercih edilmemesi, bir israf ve zarar mekanizmasının bertaraf edildiğine işaret etmektedir — bu, ihtiyaca göre işleyen bir nizam ve gaye göstergesidir.

Üstelik bu tercihin maddi bir maliyeti vardır: esnek materyaller (kartilaj, kas dokusu, hücre zarı) yumuşak kuvvet profili üretmek üzere tertip edilmiştir. Canlı dokulardan hava yastığı malzemelerine kadar uzanan bu yapısal özellik, ortalama kuvveti azaltmak için özelleşmiş bir malzeme kataloğunun varlığına işaret eder. Hammaddenin (polimer, kauçuk, köpük) bu işlevi yerine getirebilmesi için belirli bir esneklik modülü, enerji sönümleme katsayısı ve deformasyon sınırının bir arada bulunması gerekmektedir; bu kadar koşulun eşzamanlı sağlanmış olması dikkat çekicidir.

“Bu bize ne anlatıyor?” sorusu sorulduğunda, alışkanlık perdesinin ardında şu gerçekle yüzleşilir: evren, hem impulsun korunumunu hem de anlık kuvvetin yumuşatılmasını mümkün kılan bir malzeme ve fizik dili inşa etmiştir. Bir taşı çıplak zemine vurmak ile aynı taşı köpük bir yüzeye vurmak, nesnel olarak aynı momentum değişimini üretir; ancak anlık kuvvetleri iki kat, on kat, yüz kat farklıdır. Bu oran yalnızca fiziksel bir sonuç değil, aynı zamanda biyolojik dayanıklılık, tıbbi zarar eşiği ve güvenlik mühendisliğinin tüm sınırlarını belirleyen evrensel bir parametredir.

Ortalama kuvvet kavramının en ince nüansı, ölçülemeyen bir şeyi ölçülebilir kılan rolünde yatmaktadır. Gerçek çarpışmalarda kuvvetin anlık değeri, hassas ekipman olmaksızın ölçülemez; ancak momentumun başlangıç ve bitiş değerleri hız ölçümüyle elde edilebilir. Evrenin bize sunduğu bu “dolaylı erişim kapısı” — ölçülemeyen anlık kuvveti yerine ölçülebilir momentum farkının kullanılması — fiziksel yasaların bilgi edinmeye uygun biçimde tertip edildiğini göstermektedir. Maddenin bu dengeye kendiliğinden geldiği düşünülemez; bilinçten yoksun bir kütle, kendi momentumunu muhasebe etmeyi “bilmez.”

5.2 İndirgemeci Yaklaşımların ve Fail-Meful Hatasının Eleştirisi

Momentum ve impuls anlatılarında dilbilimsel hataların yoğunlaştığı birkaç kritik nokta vardır. Bunların en yaygını, fizik eğitimi yazınında da saptanan bir sorun olan “kuvvet momentumu değiştirir” ifadesinin kasıt taşıyan bir özne gibi kullanılmasıdır.

“Kuvvet momentumu değiştirmeyi seçer” ya da “impuls sisteme krar verir” gibi ifadeler fail-meful hatasının örnekleridir. Gerçekte kuvvet, madde üzerine etki eden bir etkendir; ancak bu etkeni “kim ya da ne uygular?” sorusu yanıtsız bırakılmaktadır. İmpuls-momentum teoreminde J=Δp bir muhasebe denkliğidir; “impulsun momentumu değiştirme kararı aldığı”nı değil, “impuls ve momentum değişiminin ölçüldüğünde eşit bulunduğunu” ifade eder.

Bir diğer yaygın hata, “doğa çarpışmada kuvveti azaltır” yargısıdır. Doğa bir fail değildir; gözlemlenen kuvvet profilleri, malzemelerin mekanik özelliklerinin belirlediği sistemlerin ürettiği çıktılardır. Faillik, malzemenin mekanik özelliklerine de ait değildir; bu özellikler de sonraki düzeyde tertip edilmiş bir yapının parçasıdır. İndirgemeci yaklaşımın köklü hatası, süreçleri açıklayınca kaynağı da açıklanmış saymaktır: “hava yastığı kuvveti azaltır” doğrudur, ama “hava yastığının bu işlevi yapmayı bildiği”ni ima eden dil yanlıştır. Araç, araçtaki bilgiden bağımsız değerlendirilmemelidir.

Fizik eğitimi araştırmaları, öğrencilerin momentum ve impuls konusundaki kavramsal yanılgılarının çoğunun bu fail-meful karışıklığından kaynaklandığını ortaya koymaktadır.[16] Öğrenciler “momentum kendiliğinden korunur” gibi ifadeleri duyduğunda, korunumu sağlayan mekanizmanın bir ajan olmadığını kavramakta güçlük çekmektedir. Oysa doğru ifade şudur: dış kuvvet uygulanmadığı sürece momentum değişimi meydana gelmez — bu bir ajan eylemi değil, bir yapısal kısıttır.

5.3 Hammadde ve Sanat Ayrımı Analizi

Ortalama kuvvet kavramının hammadde düzeyinde incelenmesi şunu ortaya koyar: bileşenler — kütle, hız, zaman aralığı — ayrı ayrı var olmak yeterli değildir; bu bileşenlerin belirli bir ilişki içine tertip edilmesi, yani F¯=mΔv/Δt bağıntısının geçerli olduğu bir uzay-zaman yapısının mevcut bulunması gerekmektedir.

Hammaddenin bileşen özellikleri şunlardır: kütlenin inertia sağlaması, hızın yönlü büyüklük olması, zamanın tek yönlü bir parametre olması. Ancak bu üç özellik bir araya gelse de, bu bileşenler arasında J=Δp denkliğini kuran yasayı üretemezler. Yasa, hammaddenin özelliklerinden dışarıdan dayatılmış değil; hammaddenin içine kodlanmış bir düzendir. Bir yay, bir esneklik katsayısı içerir; bu katsayı yayın bileşenlerinden (tel, sarım sayısı, alaşım) bağımsız değildir, ama bu bileşenlerin kendiliğinden ortaya çıkardığı bir şey de değildir. Benzer biçimde F=dp/dt ilişkisi, atom kümelerinin kendi başına üretemeyeceği bir matematiksel düzenlilik içerir.

Buradaki en ince nokta, “ortalama” kavramının matematiksel anlamıdır. Fonksiyonun ortalama değeri, o fonksiyonun integral alınabilirliğini varsayar; yani F(t)’nin belirli bir matematiksel yapıya sahip olmasını. Evrendeki kuvvet-zaman profilleri gerçekten de integral alınabilir biçimdedir; sonsuz süreksizlik içermezler. Madde bu kısıtla uyumlu davranmakta, integral alınamaz profiller üretmemektedir. Bu uyum, maddenin kendi seçimi değil; üzerine tertip edildiği bir nizam gereğidir. Hammadde sanat eserinin malzemesidir; ancak malzemenin özellikleri sanatın kendisini açıklamaz.


6. Sonuç

Doğrusal momentum, impuls ve ortalama kuvvet arasındaki ilişki, J=Δp denkleminde temsil olunan matematiksel bir özdeşlik değil; evrenin mekanik düzenine sinmiş bir tertiptir. Newton’un ikinci yasasının zaman boyutuna açılan bu kapısından girildiğinde, yalnızca sayısal hesaplamalar değil, madde ile hareketin nasıl bir ilişki içinde tertip edildiğine dair derin bir tablo ortaya çıkmaktadır.

Ortalama kuvvet bağıntısı, kuvvet ile zaman arasındaki ters orantıyı nesnel olarak tesis eder; hava yastığından esnek kemik dokusuna, yumuşak zemin kaplamalarından spor ekipmanlarına kadar uzanan sayısız güvenlik mekanizması bu ters orantı üzerine inşa edilmiştir. Bilimin verisi şudur: aynı momentum değişimi, milyonlarca katlık farklı anlık kuvvetlerle gerçekleşebilir — ve bu farklılık, canlı dokunun hayatta kalması ile parçalanması arasındaki sınırı belirler. Kavramsal analizin verisi ise şudur: böylesine ince bir denge mekanizması — bir tarafta korunan impuls miktarı, diğer tarafta esnetilebilir kuvvet profili — cansız atomların kendi başına ortaya koyamayacağı bir nizamın tezahürüdür.

Hammaddenin (kütle, hız, zaman) bu dengeyi sağlayacak şekilde bir araya tertip edilmiş olması, her bileşenin işlevi olmaksızın diğerinin anlamsız kaldığı, bir bütün olarak var olmaları gerektiği anlaşılan bir yapıya işaret etmektedir. Delillerin ışığında bu yapının rastlantısal bir oluşumla mı, yoksa bir gaye ve nizam içinde mi meydana geldiğine ilişkin nihai karar, okuyucunun kendi aklına ve vicdanına bırakılmaktadır.


Kaynakça

  1. Graney, C. M. (2013). Mass, speed, direction: John Buridan’s 14th century concept of momentum. arXiv:1309.4474.
  2. Wikipedia Contributors. (2025). Momentum. Wikipedia, The Free Encyclopedia. https://en.wikipedia.org/wiki/Momentum

  3. Wikipedia Contributors. (2025). Momentum. Wikipedia, The Free Encyclopedia. https://en.wikipedia.org/wiki/Momentum

  4. Pinheiro, M. J. (2018). Remarks on Newton’s second law for variable mass systems. arXiv:1807.06042.
  5. Young, H. D., & Freedman, R. A. (2020). University Physics (Chap. 9: Linear Momentum and Collisions). OpenStax. https://openstax.org/books/university-physics-volume-1/pages/9-2-impulse-and-collisions
  6. Pearson Channels – Physics. (2022). Impulse with variable forces. https://www.pearson.com/channels/physics/learn/patrick/momentum-impulse/impulse-with-variable-forces
  7. Young, H. D., & Freedman, R. A. (2020). University Physics (Chap. 9: Linear Momentum and Collisions). OpenStax. https://openstax.org/books/university-physics-volume-1/pages/9-2-impulse-and-collisions
  8. Tai, W.-H., Zhang, R., & Zhao, L. (2023). Cutting-edge research in sports biomechanics: From basic science to applied technology. Bioengineering, 10(6), 668. https://doi.org/10.3390/bioengineering10060668
  9. Rauf, S., et al. (2026). Real-time wearable biomechanics framework for sports injury prevention and rehabilitation optimization. Scientific Reports. https://doi.org/10.1038/s41598-025-34551-w
  10. Biomechanics of Human Movement – BCcampus. (2020). Safety technology as related to impulse. https://pressbooks.bccampus.ca/humanbiomechanics/chapter/safety-technology/
  11. Biomechanics of Human Movement – BCcampus. (2020). Safety technology as related to impulse. https://pressbooks.bccampus.ca/humanbiomechanics/chapter/safety-technology/
  12. Physics ‘O’ & ‘A’ Level. (2025). How do airbags work? 7 essential safety principles backed by science. https://physicsoandalevel.com/how-do-airbags-work/
  13. Setiani, A., Firmansyah, D., & Ramadhani, C. I. (2023). Analysis of momentum and impulse misconceptions of college students using four-tier diagnostic tests. International Journal of Education and Teaching Zone, 2(3), 349–359. https://doi.org/10.57092/ijetz.v2i3.146
  14. Setiani, A., Firmansyah, D., & Ramadhani, C. I. (2023). Analysis of momentum and impulse misconceptions of college students using four-tier diagnostic tests. International Journal of Education and Teaching Zone, 2(3), 349–359. https://doi.org/10.57092/ijetz.v2i3.146
  15. Tai, W.-H., Zhang, R., & Zhao, L. (2023). Cutting-edge research in sports biomechanics: From basic science to applied technology. Bioengineering, 10(6), 668. https://doi.org/10.3390/bioengineering10060668
  16. Setiani, A., Firmansyah, D., & Ramadhani, C. I. (2023). Analysis of momentum and impulse misconceptions of college students using four-tier diagnostic tests. International Journal of Education and Teaching Zone, 2(3), 349–359. https://doi.org/10.57092/ijetz.v2i3.146