İçeriğe atla

Temas Noktasının Anlık Durağanlığı

Teradigma sitesinden
17.16, 8 Eylül 2026 tarihinde TikipediBot (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 1696 numaralı sürüm (Makale yüklendi.)
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)

Yuvarlanma Hareketi ve Temas Noktasının Anlık Durağanlığı: Rijit Cismin Çift Kinematiği Üzerine Analitik Bir İnceleme


Katı bir cismin düz bir yüzey üzerinde kaymadan yuvarlanması, klasik mekaniğin en zarif olgularından birini barındırır: yüzeyle temas eden nokta, her an sıfır hıza sahiptir. Hareket eden bir cismin bir parçasının anlık olarak durması; öteleme ve dönel hareketin, enerji ve momentum’un, kısıt koşulunun ve statik sürtünmenin birbirini tam olarak telafi ettiği nadir bir denge durumunu temsil etmektedir. Bu durağanlık sıradan bir çakışma değil; geometrik kısıt, kuvvet dengesi ve hareket denklemlerinin eş zamanlı sağlanmasıyla ortaya çıkan, herhangi bir parametrenin küçük bir sapmasında bozulan hassas bir fiziksel düzendir.


1. Kinematik Temel: Öteleme ve Dönel Hareketin Süperpozisyonu

1.1 Yuvarlanma Koşulu ve Hız Bileşenlerinin Ayrışması

Düzlem üzerinde kaymadan yuvarlanan yarıçapı R olan bir cismin hareketi, iki bağımsız bileşenin vektörel süperpozisyonu olarak yazılır. Kütlenin merkezi C’nin öteleme hızı vCM yatay yönde sabit kalırken, cisim aynı anda kendi merkezi etrafında ω açısal hızıyla döner.[1]

Kısıt koşulu şu eşitliği getirir:

vCM=Rω

Bu denklem yalnızca kinematik bir bağıntı değil; temas noktasının sıfır hıza sahip olmasını zorunlu kılan bir kısıttır. Temas noktası P’nin hız vektörü, öteleme bileşeni +vCM ve dönme bileşeni Rω=vCM’in toplamı olduğundan:

vP=vCMRωe^t=0

Her iki bileşen, büyüklük bakımından eşit ve yön bakımından zıt olarak temas noktasında tam bir sıfırlamayı sağlar.[2] Bu sıfırlamanın gerçekleşebilmesi için öteleme hızı ile açısal hız arasındaki sayısal oran, cismin yarıçarına göre kesin biçimde belirlenmiş olmalıdır; herhangi bir sapmada temas noktasında sürtünme kuvveti devreye girer ve denge yeniden kurulana dek sistemi zorlar.

1.2 Temas Noktasının Anlık Dönme Merkezi Olması

Temas noktası P’de hızın sıfır olması, o anki hareketi saf bir anlık dönme olarak nitelendirmemizi mümkün kılar. Cismin herhangi bir noktasının hızı, temas noktasından o noktaya uzanan konum vektörü rPC ile açısal hız vektörünün çapraz çarpımıyla ifade edilir:[3]

v=ω×rPC

Bu çerçevede merkez C’nin hızı:

vC=ω×rPC=ωRe^t

Tepenin hızı (temas noktasının tam karşısındaki nokta) ise:

vtop=ω×2Re^n=2Rωe^t=2vCM

Merkez hızının iki katı olan bu tepedeki hız, anlık dönme modelinin doğrudan bir sonucudur. Bir trenin tekerleğini gözlemleyen bir dış izleyici, bant yakınındaki metalin zemine dokunduğu anda durduğunu, üst kısmın ise vagonun ilerleme hızının iki katıyla geçtiğini gözler; bu, sıradan sezgiyi zorlayan, ancak matematiksel olarak kesin bir sonuçtur. Yalnızca bu geometrik kurguda farklı noktalardaki hızların böylesine sistematik bir biçimde dağılmış olması dikkat çekicidir.

1.3 Temas Noktasının İvmesi: Sıfır Hız, Sıfır Olmayan İvme

Temas noktasının anlık durağanlığı, o noktanın ivmesizliği anlamına gelmez. Sabit açısal hızla yuvarlanan bir cisimde temas noktasının ivmesi, merkeze doğru yönelmiş santripetal bir bileşene sahiptir:[4]

aP=ω2rPC

Temas noktasındaki madde öğesi, belirli bir an için hızı sıfır olmasına karşın merkeze yönelik a=Rω2 büyüklüğünde bir ivmeyle hızlanmaktadır. Bu durum, cycloid eğrisinin geometrisinden de okunabilir: rim üzerindeki bir noktanın izlediği cycloid, temas noktasında keskin bir “cusp” (tepe noktası) yapar; bu uç noktalarda türev tanımlı değildir, yani hız gerçek anlamda sıfıra ulaşır ancak eğri bir köşe oluşturur.[5] İvmenin sıfır hızla bir arada bulunması, temas noktasının durumunu sadece hareketin değil, hareketin değişim karakterinin de odağına yerleştirir.


2. Dinamik Analiz: Kuvvetler, Tork ve Enerji

2.1 Statik Sürtünme ve Yuvarlanmanın Nedenselliği

Kaymadan yuvarlanma için yüzey ile temas noktası arasında statik sürtünme kuvveti gereklidir. Yatay bir düzlemdeki tekdüze yuvarlanmada sürtünme kuvveti sıfıra eşit olabilir; ancak ivmeli yuvarlanmada, eğimde yuvarlanmada ya da dışarıdan kuvvet uygulandığında sürtünme, hem doğrusal hem de dönel hareketi birbirine bağlayan dinamik bir ajan olarak devreye girer.[6]

Eğim açısı θ olan bir düzlemde yuvarlanan, kütlesi M ve atalet momenti ICM olan bir disk için Newton’ın ikinci yasası:

Mgsinθfs=MaCM

fsR=ICMα=ICMaCMR

Bu iki denklemden statik sürtünme kuvveti:

fs=ICMR2+ICM/Mgsinθ

Disk için ICM=12MR2 konulduğunda:

fs=13Mgsinθ

Temas noktasında etkiyen bu kuvvet, hız sıfır olduğundan iş yapmaz; yalnızca doğrusal momentumun dönel momentuma dönüşümüne aracılık eder. Hareketin kaynağı yerçekimi potansiyel enerjisi olmasına rağmen, bu enerjinin iki biçim arasındaki paylaşımını düzenleyen yüzey kısıtı ve sürtünme kuvvetidir.[7] Statik sürtünmenin enerji harcamadan bu bölüşümü gerçekleştiriyor olması, mekanikte enerji verimliliğinin özel bir biçimini oluşturur.

2.2 Kinetik Enerji Dağılımı ve Atalet Momentinin Rolü

Kaymadan yuvarlanan bir cismin toplam kinetik enerjisi:

Ktoplam=12MvCM2+12ICMω2

ω=vCM/R kısıtı kullanıldığında:

Ktoplam=12MvCM2(1+ICMMR2)=12MvCM2(1+β)

Burada β=ICM/MR2 boyutsuz bir şekil parametresidir ve cismin kütlesinin radyal dağılımını özetler:[8]

Cisim ICM β Eğimden iniş hızı
İçi dolu küre 25MR2 0.4 En yüksek
İçi dolu silindir 12MR2 0.5 Orta
İçi boş silindir MR2 1.0 En düşük

Dikkat çekici olan, içi dolu ve içi boş iki silindirin kütleleri aynı olmasına ve aynı eğimden başlamasına karşın farklı hızlara ulaşmasıdır; belirleyici olan parametre kütle veya yarıçap değil, kütlenin radyal dağılımıdır. Kütlenin merkeze ne kadar yakın toplandığı, dönel ataletin ne kadar düşük tutulduğunu ve dolayısıyla kinetik enerjinin öteleme bileşenine ne oranda aktarılacağını kesin biçimde belirler.[9]

Örnek: İçi Dolu Bir Silindirin Eğimden İnişi

h=2,0m, M=1,5kg, R=0,05m olan içi dolu bir silindir, eğimin dibine ulaşırken merkez hızını enerji korunumu yoluyla bulmak mümkündür:

Mgh=12MvCM2(1+12)=34MvCM2

vCM=4gh3=4×9,81×2,035,11m/s

Aynı cisim kaymadan düşseydi (salt öteleme), v=2gh6,26m/s elde edilirdi. Fark, dönel kinetik enerjinin potansiyel enerjinin yaklaşık üçte birini depolamasından kaynaklanmaktadır. Yuvarlanma, hızı “yavaşlatmaz”; enerjiyi iki bileşen arasında bir katsayıya göre böler; o katsayı ise cismin biçimine, yani β şekil parametresine bağlıdır.

2.3 Anlık Dönme Merkezi Üzerinden Tork Analizi

Anlık dönme ekseninin temas noktası P’den geçmesi, dinamik çözümü basitleştiren alternatif bir perspektif sağlar. Eğimde yuvarlanan disk için temas noktası etrafındaki net tork:

τP=MgRsinθ

Temas noktası etrafındaki atalet momenti paralel eksenler teoremi ile:

IP=ICM+MR2=12MR2+MR2=32MR2

Açısal ivme:

α=τPIP=MgRsinθ32MR2=2gsinθ3R

Merkez ivmesi aCM=Rα=2gsinθ3 olarak bulunur; bu, Newton denklemleriyle elde edilen sonuçla örtüşür.[10] Yani aynı fiziksel sonuç, bir analiz temas noktası merkezli, diğeri kütle merkezi merkezli olarak iki farklı yoldan elde edilir; her iki yolun da aynı sayıyı vermesi, dinamiğin içsel tutarlılığının bir işareti olarak okunabilir.


3. Nonholonomik Kısıt Yapısı ve Serbestlik Dereceleri

3.1 Kısıt Denkleminin Karakteri

Düzlemde yuvarlanan bir disk için “kaymama” kısıtı, temas noktasının hızının sıfır olması koşulunu ifade eder:[11]

x˙=Rωcosϕ,y˙=Rωsinϕ

Bu iki denklem, hız-uzayında bir kısıtı temsil eder; fakat konum değişkenleri cinsinden bir skaler fonksiyona entegre edilemez. Temas noktasının yüzeyde bıraktığı izin, cismin yönelim tarihine bağımlı olması, bu kısıtın esasen nonholonomik olduğunu gösterir: aynı temas noktasına farklı dönüş tarihlerinden gelinebilir.[12] Düzlemde yuvarlanan bir küre için bu özellik çok daha belirgindir; başlangıç pozisyonuna geri dönüldüğünde kürenin yönelimi başlangıç değerinden farklı olabilir.

Bu nonholonomik yapı, temas noktasındaki sıfır hız koşulunun yalnızca anlık bir özellik olduğunu; genel bir konum kısıtına dönüştürülemeyeceğini ortaya koyar. Sıfır hız her anda tesis edilir, ancak bu koşulun tamamlayıcı bir integral formu yoktur.[13]

3.2 Kısıt ve Sürtünme Koni

Kaymadan yuvarlanmanın sürdürülebilmesi, temas noktasında gerekli statik sürtünme kuvvetinin yüzeyin sağlayabileceği maksimum sınırın altında kalmasını gerektirir:

fsμsN

Eğim θ çok büyük olduğunda, dönel hareketi sağlamak için gereken sürtünme bu sınırı aşar ve cisim kayarken döner. Bu eşiğin altında ise temas noktasının anlık durağanlığı ve dolayısıyla saf yuvarlanma koşulu kendiliğinden sağlanır. Sürtünme katsayısı ve eğim açısı arasındaki bu eşik ilişkisi, yuvarlanma fenomeninin yüzeyin malzeme özelliğine olan hassas bağımlılığını açık kılar.[14]


4. Cycloid Geometrisi: Temas Noktasının Uzay Yörüngesi

Rim üzerindeki herhangi bir noktanın yeri, disk merkezi ile o noktanın açısal konumunu birleştiren parametrik denklemlerle ifade edilir. Merkez, x=vCMt hızıyla hareket ederken nokta, aynı anda R yarıçaplı bir çemberde döner:[15]

x(t)=vCMtRsin(ωt)

y(t)=RRcos(ωt)=R[1cos(ωt)]

vCM=Rω koşulu altında bu denklemler standart cycloid’i tanımlar. Temas noktasına karşılık gelen ωt=2nπ anlarında y=0 ve x˙=y˙=0; yani hem yatay hem de dikey hız bileşeni aynı anda sıfırlanır. Bu noktalarda cycloid eğrisinin türevi tanımsız olup eğri bir “cusp” oluşturur. Türev tanımsızlığı, hızın yalnızca sıfır olmasıyla kalmayıp sıfıra nasıl ulaştığının da olağan diferansiyel pürüzsüzlük koşulunu karşılamadığını gösterir; bu anlamda temas noktasının durağanlığı, salt kinematik bir koşulun ötesinde geometrik bir özelliktir.[16]

Örnek: Üst Noktanın Yörünge Eğriliği

Disk merkezinin tam karşısındaki üst noktanın (r=R) cycloid üzerindeki eğrilik yarıçapı, o noktada:

ρ=4R2|d2y/dx2|1=4R

Temas noktasında ise cycloid’in eğrilik yarıçapı formaca sıfıra yaklaşır (cusp). Üst noktada eğrilik yarıçapı 4R iken temas noktasında pratikte sıfır olması; cisim üzerindeki noktaların, aynı anda hem en yüksek hıza hem de en yüksek eğriliğe (tepede) ya da sıfır hıza ve sıfır eğriliğe (tabanda) sahip olduğu anlamına gelir. Geometrinin bu ikili yapısı, hareketin iki bileşeninin birbirini tamamlamasından başka bir şeyin ürünü değildir.


5. Kavramsal Analiz

5.1 Nizam, Gaye ve Sanat Analizi

Kaymadan yuvarlanmanın özünde, birbirinden bağımsız gibi görünen iki hareket biçiminin —öteleme ve dönme— keskin bir sayısal ilişkiyle bağlanmış olması yatmaktadır. vCM=Rω eşitliği, matematikte iki farklı koordinatın oranından bir sabit elde edilmesi anlamına gelir; bu sabit ise cismin boyutunu, yani R’yi içerir. Cismin geometrik boyutu, hareketin iki serbestliğini birbirinden ayıran sınır değeri olarak işlev görür. Boyut değiştiğinde oran değişir, fakat kısıt yapısı değişmez. Bu düzenleme, büyüklük değişkeni olmaktan çıkıp oran ilişkisini kuran değişkene dönüşmüştür.

Temas noktasındaki sıfır hız, kaymama kısıtının doğal bir çıktısı olmakla birlikte, bu çıktının sürdürülebilir olması için çok sayıda koşulun eş zamanlı sağlanması gerekmektedir: yüzey ile cisim arasında yeterli statik sürtünme katsayısı, cismin rijitliği, öteleme ve dönme hızları arasındaki değişmez oran, eğim açısının eşik değerin altında kalması. Bu koşullardan herhangi birinin bozulması, statik durağanlığı değil kinematik kayma düzenini getirir. Birbirine bağımlı bu koşulların bir arada var olması, birbirinden ayrı ele alındıklarında söz konusu fiziksel olgunun ortaya çıkmayacağını düşündürmektedir.[17]

Açısal momentum L için iki farklı eksen seçiminin aynı sonucu vermesi —kütle merkezi etrafındaki tork analizi ile temas noktası etrafındaki tork analizi— fiziksel gerçekliğin koordinat seçiminden bağımsızlığını gösterir. Koordinat bağımsızlığı, matematiksel temsil ile tanımlanan varlık arasında bir ayrım bulunduğuna, yasanın koordinata değil bir başka şeye ait olduğuna işaret eder.

5.2 İndirgemeci Yaklaşımların ve Fail-Meful Hatasının Eleştirisi

Yuvarlanma hareketi anlatısında sıklıkla karşılaşılan bir dil hatası, kuvvetlere veya kısıtlara aktif bir fail olarak işlev yüklenmesidir: “Statik sürtünme sistemi dengede tutar”, “Nonholonomik kısıt harekete izin vermez”, “Temas noktası sıfır hız seçer.” Bu ifadelerin ortak yanı, bir matematiksel ilişkiye veya yüzeysel bir fiziksel olguya, karar verme ve seçme kapasitesi atfetmeleridir.

Oysa yuvarlanma kısıtı vCM=Rω, bir cismin ne yapacağını belirleyen bir irade değil; belirli başlangıç ve sınır koşulları altında sistemin hareket denklemlerinin çözümünü tarif eden bir matematiksel eşitliktir. Statik sürtünme kuvveti, sistemi “dengede tutmaz”; yalnızca uygulanan dış kuvvetlere karşı hareketi kısıtlayan bir temas reaksiyonu olarak hareket denklemlerinde yer alır. Sonucu belirleyen bu denklem sistemi, belirli bir yapıda kurulmuş olmakla birlikte, kurulum bilgisi denklemin kendisinde değil başka bir yerde aranmalıdır.[18]

Nonholonomik kısıtın özellikle çarpıcı bir boyutu bulunmaktadır: yuvarlanma tarihine bağımlılık, yani aynı pozisyona farklı yollardan gelindiğinde cismin yöneliminin değişmesi, hareketin “yolu hatırlayan” bir yapıya sahip olduğunu gösterir. Yol-bağımlılığı, hareketin anlık koşullarından fazlasını içerdiğine; fiziksel durumun zamanda bir integrasyon gerektirdiğine işaret etmektedir. Bu bütünsel yapıyı, bir an için var olan kinematik koşulların toplamına indirgemek, bilgiyi parçalara bölerken bağlamı yitirmek demektir.

5.3 Hammadde ve Sanat Ayrımı Analizi

Bir diskin bileşenlerini ayrı ayrı ele aldığımızda —belirli bir kütle, belirli bir yarıçap, belirli bir malzeme özellikleri— bu bileşenlerden hiçbiri kaymadan yuvarlanma olgusunu içermez. Kütle tek başına salt öteleme bilgisidir. Yarıçap tek başına salt geometrik bir niteliktir. Statik sürtünme katsayısı tek başına temas mekaniğine aittir. Bu bileşenler özel bir geometrik yapıda bir araya getirildiğinde —belirli bir moment of inertia dağılımıyla, belirli bir yüzey pürüzlülüğüyle, belirli bir eğimde— kaymadan yuvarlanma olgusu meydana gelir; fakat oluşan fenomen, bileşen özelliklerinin herhangi bir aritmetik birleşimine indirgenmez.[19]

Bunu en açık biçimde β=ICM/MR2 parametresi gösterir: bu sayı, kütle değerine bağlı değildir. M iki katına çıksa, hem ICM hem de MR2 aynı oranda büyür ve β sabit kalır. Yani eğimden iniş hızını belirleyen parametre, cismin ne kadar ağır olduğu değil, kütlenin radyal biçimde nasıl dağıldığıdır. Hammaddeler (kütle, yarıçap) sonucu belirlemez; onların belirli bir tertip içinde bir araya getirilme biçimi belirler. Aynı kütleyle farklı geometriler farklı β değerleri üretir; aynı β değeri ise farklı kütlelerle aynı davranışı sergiler. Kütle-bağımsız sonuç, bileşen özelliğinin değil yapısal özelliğin —düzenin— hüküm sürdüğü bir bölgeye girildiğini gösterir.[20]

Cycloid geometrisi de hammadde-sanat ayrımını görsel düzeyde ortaya koyar: silindir üzerindeki her nokta aynı maddi koşullara sahipken, cisim hareket ettiğinde farklı noktalar farklı eğriliklere, farklı hızlara ve farklı ivmelere sahip olur. Temas noktası durur, tepe noktası iki katı hızla ilerler, merkez tek katı hızla hareket eder. Madde aynı, konum farklı; sonuç dramatik biçimde farklı. Konum bilgisi —yani yapı— madde bilgisine eklendiğinde ortaya çıkan bu farklılık, hammaddenin taşımadığı bir bilginin tertipte bulunduğunu düşündürmektedir.[21]


6. Sonuç

Temas noktasının anlık durağanlığı, kaymadan yuvarlanma kinematiğinin ürettiği en özlü olgulardan biridir. Öteleme hızı ve dönel açısal hızın vCM=Rω eşitliğiyle bağlanması, iki bağımsız serbestlik derecesinin yüzeyin sağladığı kısıt aracılığıyla birleştirilmesini yansıtır. Bu kısıtın nonholonomik yapısı, hareketin anlık koşullara değil yol tarihine bağımlı olduğunu ortaya koyar. Temas noktasının sıfır hıza sahip olduğu anda sıfır olmayan bir santripetal ivmeyle birlikte var olması; cycloid geometrisinin temas noktasında cusp oluşturması; β parametresinin kütle-bağımsız biçimde hareketi düzenlemesi —bütün bu özellikler, kaymadan yuvarlanma olgusunu salt kinematik bir hesaplama konusunun ötesine taşır.

Moment of inertia’nın kütleden değil geometriden kaynaklanması, temas noktasının durağanlığının kuvvetlerin yerine kısıt yapısından gelmesi ve sürtünmenin iş yapmadan hareketi dönüştürmesi; tüm bu bulgular, bileşenlerin aritmetik toplamında bulunmayan bilgilerin tertip seviyesinde var olduğuna işaret etmektedir. Kaymadan yuvarlanma olgusu, katı cisim mekaniğinin matematiksel çerçevesinin hem kesinliğini hem de yapısal zenginliğini sergileyen bir örnek olmaya devam etmektedir. Bu düzenli yapının neye işaret ettiğine dair nihai karar, delilleri değerlendiren okuyucunun kendi aklına ve vicdanına bırakılmaktadır.


Kaynakça

  1. Grainger College of Engineering, University of Illinois. (2025). Rolling motion: Kinematics of rigid bodies. TAM 212 Course Materials. https://courses.grainger.illinois.edu/tam212/su2025/rko.html
  2. Engineering Dynamics Reference. (2025). Rolling motion and contact point kinematics. University of Illinois Dynamics Reference. https://dynref.engr.illinois.edu/rko.html
  3. Grainger College of Engineering, University of Illinois. (2025). Rolling motion: Kinematics of rigid bodies. TAM 212 Course Materials. https://courses.grainger.illinois.edu/tam212/su2025/rko.html
  4. Engineering Dynamics Reference. (2025). Rolling motion and contact point kinematics. University of Illinois Dynamics Reference. https://dynref.engr.illinois.edu/rko.html
  5. Johnston, D. C. (2018). Cycloidal paths in physics. Iowa State University. arXiv:1809.03871.
  6. OpenStax. (2016). Rolling motion. In University Physics Volume 1 (Chapter 11). OpenStax. https://openstax.org/books/university-physics-volume-1/pages/11-1-rolling-motion
  7. Physics LibreTexts. (2024). Rolling motion. In Introductory Physics: Building Models (Chapter 12). https://phys.libretexts.org/Bookshelves/University_Physics/Book:_Introductory_Physics
  8. OpenStax. (2016). Rolling motion. In University Physics Volume 1 (Chapter 11). OpenStax. https://openstax.org/books/university-physics-volume-1/pages/11-1-rolling-motion
  9. Physics LibreTexts. (2024). Rolling motion. In Introductory Physics: Building Models (Chapter 12). https://phys.libretexts.org/Bookshelves/University_Physics/Book:_Introductory_Physics
  10. Lehman College. (n.d.). Rigid body: Translation and rotational motion kinematics (Chapter 20). https://lehman.edu/faculty/anchordoqui/chapter20.pdf
  11. Fowler, M. (2024). Holonomic and non-holonomic constraints. In Graduate Classical Mechanics. Physics LibreTexts. https://phys.libretexts.org/Bookshelves/Classical_Mechanics/Graduate_Classical_Mechanics_(Fowler)
  12. Costa Villegas, M., & García-Naranjo, L. C. (2024). Affine generalizations of the nonholonomic problem of a convex body rolling without slipping on the plane. arXiv:2409.08072.
  13. Costa Villegas, M., & García-Naranjo, L. C. (2024). Affine generalizations of the nonholonomic problem of a convex body rolling without slipping on the plane. arXiv:2409.08072.
  14. Physics LibreTexts. (2024). Rolling motion. In Introductory Physics: Building Models (Chapter 12). https://phys.libretexts.org/Bookshelves/University_Physics/Book:_Introductory_Physics
  15. Johnston, D. C. (2018). Cycloidal paths in physics. Iowa State University. arXiv:1809.03871.
  16. Johnston, D. C. (2018). Cycloidal paths in physics. Iowa State University. arXiv:1809.03871.
  17. OpenStax. (2016). Rolling motion. In University Physics Volume 1 (Chapter 11). OpenStax. https://openstax.org/books/university-physics-volume-1/pages/11-1-rolling-motion
  18. Patrick, G. W. (2018). The vector field of a rolling rigid body. University of Saskatchewan. arXiv:1711.04028.
  19. Fowler, M. (2024). Holonomic and non-holonomic constraints. In Graduate Classical Mechanics. Physics LibreTexts. https://phys.libretexts.org/Bookshelves/Classical_Mechanics/Graduate_Classical_Mechanics_(Fowler)
  20. Physics LibreTexts. (2024). Rolling motion. In Introductory Physics: Building Models (Chapter 12). https://phys.libretexts.org/Bookshelves/University_Physics/Book:_Introductory_Physics
  21. Johnston, D. C. (2018). Cycloidal paths in physics. Iowa State University. arXiv:1809.03871.