İçeriğe atla

Prefiks Sistemi

Teradigma sitesinden
17.16, 8 Eylül 2026 tarihinde TikipediBot (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 1670 numaralı sürüm (Makale yüklendi.)
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)

Fizik’te Birim Çevirme, Büyüklük Mertebesi ve Anlamlı Rakamlar: Ölçümün Dili ve Sınırları


1. Giriş

Fiziksel büyüklüklerin sayısal ifadesi, bilimin en temel edimi olan ölçümle başlar. Bir uzunluk, bir kütle ya da bir enerji değeri, ancak hem sayısal bir değer hem de bir birimle birlikte anlam taşır; birimsiz bir sayı, fiziksel gerçeklikle ilişki kurmaz. Bu basit ama derin zorunluluk, modern metroji sistemlerinin üzerine inşa edildiği temeli oluşturur. Uluslararası Birimler Sistemi (SI), birim çevirme kuralları, büyüklük mertebesi kavramı ve anlamlı rakam disiplini; birlikte fiziksel bilginin aktarımında evrensel bir dil oluşturur. Bu dilin iç mantığı, rastlantısal bir uzlaşmadan çok, doğanın ölçülebilir yapısını yansıtan köklü bir düzen sergiler.


2. Bilimsel Açıklama ve Güncel Bulgular

2.1 SI Temel Birimleri ve 2019 Yeniden Tanımlaması

Uluslararası Birimler Sistemi, 7 temel birim üzerine inşa edilmiştir: saniye (s), metre (m), kilogram (kg), amper (A), kelvin (K), mol (mol) ve kandela (cd). Bu birimlerden türetilen onlarca bileşik birim —joule, pascal, watt, tesla ve diğerleri— temelde bu yedi büyüklüğün çarpım ve bölümlerinden oluşur.[1]

2019 yılında hayata geçirilen köklü yeniden tanımlama, SI’nın tarihsel açıdan en önemli dönüşümünü temsil eder. 20 Mayıs 2019’dan itibaren geçerli olan bu revizyonla birlikte kilogram, amper, kelvin ve mol birimleri artık fiziksel cisimlerle ya da çevresel koşullarla değil, doğanın değişmez temel sabitleriyle tanımlanmaktadır:[2]

  • Kilogram: Planck sabiti h=6,62607015×1034 Js sabit alınarak tanımlanır.
  • Amper: Temel yük e=1,602176634×1019 C sabit alınarak tanımlanır.
  • Kelvin: Boltzmann sabiti kB=1,380649×1023 JK1 sabit alınarak tanımlanır.
  • Mol: Avogadro sabiti NA=6,02214076×1023 mol1 sabit alınarak tanımlanır.

Bu düzenleme öncesinde kilogram, 130 yılı aşkın süre boyunca Fransa’daki Uluslararası Ağırlık ve Ölçü Bürosu’nda (BIPM) saklanan bir platin-iridyum silindirin kütlesiyle tanımlıydı. Bu prototipe göre yapılan karşılaştırmalar zaman içinde sapmalar ortaya koymuş; kopyanın kütlesi ile özgünün kütlesi arasında ölçülebilir farklılıklar oluşmuştu. Temel sabitler üzerine kurulu yeni sistem ise herhangi bir fiziksel bozulma ya da çevresel etkiye karşı bağışıktır; çünkü bu sabitler evrenin her yerinde ve her zaman aynı değeri alır.[3]

2.2 SI Prefiks Sistemi: 1960’tan 2022’ye Uzanan Evrim

SI prefiksleri, temel birim sembollerinin önüne eklenerek birimin büyüklüğünü 10’un kuvvetleri cinsinden değiştiren çarpanlardır. 1960 yılında 11. CGPM (Ölçüler ve Ağırlıklar Genel Konferansı) tarafından ilk kez resmileştirilen bu sistem, teknolojik ihtiyaçların genişlemesiyle birlikte zaman içinde sürekli büyümüştür.[4]

En son genişleme, Kasım 2022’de gerçekleştirilen 27. CGPM kararıyla hayata geçmiştir. Bu kararla dört yeni prefiks kabul edilerek toplam prefiks sayısı 20’den 24’e çıkarılmıştır:[5]

Prefiks Sembol Üs Örnek
quetta Q 1030 1 Qg = 1030 g
ronna R 1027 1 Rm = 1027 m
ronto r 1027 1 rg = 1027 g
quecto q 1030 1 qm = 1030 m

Bu yeni prefikslerin kabulüne yönelik doğrudan tetikleyici, veri bilimindeki olağanüstü büyüme olmuştur: küresel veri depolama kapasitesi, daha önce tanımlanan yotta (1024) sınırını aşmaya yaklaşmış; bilimsel topluluğun bu sınırın ötesinde tutarlı bir gösterim sistemine ihtiyacı belirginleşmiştir.[6] Latince alfabesinin mevcut harflerinin tamamı bu noktada tükendiğinden, gelecekteki olası ihtiyaçlar için bileşik prefiks önerileri de gündeme gelmiştir.

Mevcut 24 SI prefiksinin tam listesi:

Büyük Çarpanlar Küçük Çarpanlar
yotta (Y) 1024 yocto (y) 1024
zetta (Z) 1021 zepto (z) 1021
exa (E) 1018 atto (a) 1018
peta (P) 1015 femto (f) 1015
tera (T) 1012 pico (p) 1012
giga (G) 109 nano (n) 109
mega (M) 106 mikro (μ) 106
kilo (k) 103 mili (m) 103
hekto (h) 102 santi (c) 102
deka (da) 101 desi (d) 101
ronna (R) 1027 ronto (r) 1027
quetta (Q) 1030 quecto (q) 1030

Prefiks sisteminde büyük çarpanlar büyük harf sembolle (Q, R, Y, Z, E, P, T, G, M), küçük çarpanlar ise küçük harf sembolle (q, r, y, z, a, f, p, n, μ, m) gösterilir. Üç önemli istisna mevcuttur: kilo (k), hekto (h) ve deka (da) büyük çarpan olmalarına karşın küçük harfle yazılır.

2.3 Birim Çevirmenin Temeli: Boyutsal Analiz

Birim çevirme işlemi özünde, bir çevirme faktörünü —değeri 1’e eşit bir oran— ifadeye çarpmaktan ibarettir. Bu işlemin tutarlılığı, NIST’in tanımladığı şekliyle boyutsal analizin (dimensional analysis) temelini oluşturur: bir çevirme faktörünün payı ve paydası daima aynı fiziksel büyüklüğü farklı birimlerle ifade eder ve bu nedenle değer olarak 1’e eşittir.[7]

Örneğin hız birimini m/s’den km/sa’ye çevirmek:

v=25 ms×1 km1000 m×3600 s1 sa=90 kmsa

Burada uygulanan her çevirme faktörü matematiksel olarak 1’e eşittir; dolayısıyla fiziksel büyüklüğün gerçek değeri değişmez, yalnızca temsil biçimi dönüşür. Bu temel ilke, birim karışıklığının yarattığı felaketi önler. 1999’da kaybedilen Mars İklim Yörünge Aracı (Mars Climate Orbiter) kazasında itme verisinin SI birimi (newton-saniye) yerine İngiliz mühendislik birimiyle (pound-force saniye) iletilmesi, yalnızca bu tür bir birim hatasının somut maliyetini ortaya koyar.[8]

Boyutsal analiz, birim çevirmenin ötesinde bir doğrulama aracı olarak da işlev görür. Herhangi bir fizik formülünde her iki yanın boyutları eşit olmalıdır:

[F]=[m][a]=kgms2=N

Bu zorunluluk, denklem kurma sürecinde köklü bir tutarlılık denetimi sağlar; doğru bir fizik ifadesinin boyutsal yönü daima dengelidir.

2.4 Anlamlı Rakamlar (Significant Figures): Ölçümün Güvenilir Sınırı

Her ölçüm kaçınılmaz biçimde bir belirsizlik taşır. Anlamlı rakam (significant figure) kavramı bu belirsizliği gösterimde kodlamanın bir yolunu sunar: bir ölçüm değerinde güvenilir olduğu bilinen basamaklar, son tahmini basamak dahil, anlamlı rakam sayısını oluşturur.[9]

Anlamlı rakam belirleme kuralları:

  1. Sıfır olmayan tüm rakamlar anlamlıdır: 2,354 → 4 anlamlı rakam.
  2. Sıfır olmayan rakamlar arasındaki sıfırlar anlamlıdır: 3,0045 → 5 anlamlı rakam.
  3. Ondalık noktasından sonra gelen sondaki sıfırlar anlamlıdır: 6,200 → 4 anlamlı rakam.
  4. Ondalık noktası olmayan bir sayıda sondaki sıfırlar belirsizdir: 1500 → 2 ya da 4 anlamlı rakam olabilir; kesinlik için bilimsel gösterim tercih edilir: 1,5×103 (2 anlamlı rakam) ya da 1,500×103 (4 anlamlı rakam).
  5. Ondalık noktasının solunda kalan baştaki sıfırlar anlamlı değildir: 0,0052 → 2 anlamlı rakam.

Hesaplamalarda anlamlı rakam kuralları:

  • Çarpma ve bölme: Sonuç, en az anlamlı rakama sahip olan etkenin anlamlı rakam sayısıyla raporlanır.

(2,34 m)×(3,1 m)=7,254 m27,3 m2

  • Toplama ve çıkarma: Sonuç, en az kesin ondalık basamağa sahip olan sayının basamak konumuna göre yuvarlanır.

15,32 g+2,4 g=17,7 g

Bu kurallar, hesaplama sürecinde gerçekte var olmayan bir hassasiyet varmışçasına sonuçları raporlamayı önler. Yanlış anlamlı rakam uygulaması, matematiksel kesinliği çoğaltırken fiziksel belirsizliği gizler; bu durum özellikle ölçüm belirsizliğinin güven aralıklarını belirlemede kritik bir sorun oluşturur.

2.5 Büyüklük Mertebesi (Order of Magnitude): Yaklaşık Akıl Yürütme Sanatı

Büyüklük mertebesi, bir sayının büyüklüğünü 10’un en yakın kuvveti olarak ifade eder. Bir x değerinin büyüklük mertebesi log10x’in en yakın tam sayıya yuvarlanmasıyla elde edilir:[10]

Büyüklük mertebesi=log10|x|+0,5

Bu yaklaşım birçok pratik uygulamada yeterli kesinliği sağlar. Dünya’nın kütlesi 6×1024 kg ile mertebenin 24 olduğu söylenir; helyum atomunun kütlesi 6,6×1027 kg ile mertebe -27 olur.

Fermi Tahminleri: Büyüklük mertebesi kavramının en etkileyici uygulaması, fizikçi Enrico Fermi’nin geliştirdiği tahmin tekniğidir. Fermi, az ya da hiç veri olmaksızın gerçekleştirilen bu hesaplamalarda kompleks bir problemi daha küçük, sezgisel olarak erişilebilir alt problemlere ayırarak sonucu büyüklük mertebesi doğruluğunda elde eder.[11]

Klasik bir örnek: Bir kutunun içindeki hava moleküllerinin sayısını tahmin etmek. Vkutu1 m3, bir molekülün çapı d3×1010 m, standart koşullarda 1 m3 havada yaklaşık 2,7×1025 molekül bulunur.

Fermi tahmininin gücü, doğru cevabı bulmaktan çok doğru ölçekte kalmaktır. Bu özellik; astronomiden nükleer fiziğe, mühendislikten biyolojiye kadar farklı ölçeklerdeki büyüklüklerin anlamlı biçimde karşılaştırılmasını mümkün kılar. Enrico Fermi’nin Trinity nükleer test patlamasının gücünü, düşen kâğıt parçacıklarının savrulma mesafesine bakarak 10 kt TNT olarak tahmin etmesi —gerçek değer 21 kt TNT— bu tekniğin sınırlarını ve gücünü somutça ortaya koyar.[12]

Ölçek karşılaştırmaları: Büyüklük mertebesi, evrenin farklı yapıları arasındaki oranları kavramayı kolaylaştırır:

Nesne Büyüklük (m) Mertebe
Quark boyutu 1018 m -18
Proton yarıçapı 1015 m -15
Atom yarıçapı 1010 m -10
Virüs boyutu 107 m -7
İnsan boyu 1 m 0
Dünya yarıçapı 6×106 m 7
Güneş-Dünya mesafesi 1,5×1011 m 11
Gözlemlenebilir evren 4,4×1026 m 26

Bu tablo, tek bir düzende quark boyutundan gözlemlenebilir evrenin sınırına kadar yaklaşık 44 mertebelik bir aralığın kapsandığını gösterir.

2.6 Ölçüm Belirsizliği: GUM Çerçevesi

Anlamlı rakam kuralları pratik bir kısayol olarak işe yarasa da modern metrologi, ölçüm belirsizliğini daha kapsamlı biçimde ele alır. “Ölçüm Belirsizliğinin İfadesine İlişkin Kılavuz” (GUM, Guide to the Expression of Uncertainty in Measurement), 2023 revizyonuyla güncellenmiş ve uluslararası standart olarak tüm büyük ulusal metroloji enstitüleri tarafından benimsenmiştir.[13]

GUM çerçevesinde ölçüm sonucu şu şekilde raporlanır:

A=A¯±uc(A)

Burada uc(A) bileşik standart belirsizliktir. Belirsizlik değerlendirmesi iki kategoriye ayrılır:

  • Tip A belirsizlik: İstatistiksel yöntemlerle, tekrarlanan ölçümlerin analizi yoluyla elde edilir.
  • Tip B belirsizlik: İstatistiksel olmayan yöntemlerle —kalibrasyon sertifikaları, üretici verileri, fiziksel sınırlar— elde edilir.

Fizik eğitimi araştırmaları, öğrencilerin bu kavramları anlamlandırma biçimlerini sistematik olarak incelemiştir. 2024 yılında Physical Review Physics Education Research dergisinde yayımlanan kapsamlı bir çalışma, 20 kurumdan 1500’ü aşkın öğrenciyle gerçekleştirilen veri toplama sürecinin bulgularını aktarır: belirsizlik hesaplama ve anlamlı rakam raporlamaya ilişkin yeterliklerin, eğitim sonrasında bile en düşük puanlara sahip beceriler arasında yer aldığını ortaya koymuştur. Özellikle iki ölçümün belirsizlik aralıkları göz önüne alındığında tutarlı olup olmadığının belirlenmesi ve belirsizliğin formüllerle aktarılması, laboratuvar eğitiminin odak noktası olarak öne çıkmaktadır.[14]


3. Kavramsal Analiz

3.1 Nizam, Gaye ve Sanat Analizi

SI prefiks sisteminin iç yapısına yakından bakıldığında dikkat çekici bir düzenlilik göze çarpar: sistem, 1030’dan 1030’a kadar uzanan 60 onluk aralığı kesintisiz bir hiyerarşiyle kapsar. Bu hiyerarşinin altında, 10’un kuvvetlerine dayalı tek tip ve tutarlı bir matematiksel omurga yatar. Matematiksel açıdan bakıldığında bu seçim zorunlu değildir; 12 tabanına dayalı bir sistem (bir düzine) ya da 2’nin kuvvetleri de kullanılabilirdi. Bununla birlikte, 10 tabanının insan anatomisiyle (10 parmak) tarihsel bir uyumu olduğu kadar, logaritmik düşünme için de özellikle elverişli bir zemin oluşturduğu gözlemlenmektedir.

Daha da düşündürücü olan, 2019 SI revizyonunun ortaya koyduğu tablodur: evrenin yedi temel biriminin tamamı, yedi değişmez sabit üzerinden tutarlı biçimde tanımlanabilmektedir. Bu sabitler —Planck sabiti, ışık hızı, Boltzmann sabiti, Avogadro sabiti, temel yük, sezyum-133 hiperfine frekansı ve tanımlanmış bir ışık etkinliği— birbirleriyle matematiksel ilişkiler içindedir; çarpım ve bölümleri tüm türetilmiş birimleri veri. Bu yedi sabitin, yedi temel birimi tam olarak tanımlamaya yetecek şekilde seçilebilmiş olması —fazlasına değil, eksikten de daha az sayıya değil— dikkat çekici bir uyumu gündeme getirir.[15]

Büyüklük mertebesi tablosu da ayrı bir düşünme zemini sunar: quark boyutundan gözlemlenebilir evrenin sınırına uzanan yaklaşık 44 mertebelik aralık, her ölçeğe özgü yapıların —atom, hücre, organizma, gezegen, yıldız, galaksi— varlığını sürdürebildiği anlamlı pencereler içerir. Her mertebe salt bir boşluk değil, kendine has bir organizasyon düzeyi barındırır.

3.2 İndirgemeci ve Materyalist Safsataların Eleştirisi

Birim ve ölçüm literatüründe, özellikle popüler anlatılarda, dilin kendisi zaman zaman sorunlu bir nedensellik atfı içerir. “Doğa, birimleri seçmiştir”; “ölçüm sistemi evrilmiştir”; “sayılar anlam kazanmıştır” türünden ifadeler, edilgen bir sürecin aktif bir faille donatılması anlamına gelir. Gerçekte olan şu: belirli fiziksel sabitler, belirli değerlere sahiptir; insanlar ise bu sabitleri birimlerin temelinde sabitleyerek tutarlı bir ölçüm sistemi kurmuşlardır.

Bunun ötesinde, özellikle “birim sistemi keyfi bir uzlaşmadır” şeklindeki bir indirgemeci yargı da önemli bir noktayı atlar. SI birimlerinin 2019 sonrası tanımları, keyfi kabullerden değil, doğanın ölçülebilir sabitlerinden türetilmektedir; bu sabitler evrenin her yerinde ve her zaman aynıdır. Platin-iridyum silindir zamanla değişebilirdi —ve değiştiği gözlemlenmişti— ama Planck sabiti değişmez. Birimlerin bu sabitlere bağlanması, ölçüm sistemini keyfi uzlaşmadan ayırt eden temel unsur haline gelmektedir.

Anlamlı rakam kurallarına yönelik yaygın bir yanılgı da “kural” olarak adlandırmanın sağladığı görünürdeki açıklamayı gerçek açıklama saymaktır. “Anlamlı rakam kuralı bunu gerektirir” ifadesi, hangi bilginin gerçekten mevcut olduğu sorusunu yanıtlamaz; yalnızca standartlaştırılmış bir pratiği adlandırır. Asıl sorun ölçüm belirsizliğinin nedenlerinde —aletlerin hassasiyetinde, gözlemcinin sınırlılığında, fiziksel sistemin doğasındaki dalgalanmalarda— yatmaktadır; kurallar bu nedenleri değil, sonuçların gösterimini düzenler.

3.3 Hammadde ve Sanat Ayrımı Analizi

Birim çevirmenin boyutsal analiz yoluyla nasıl gerçekleştirildiğini incelediğimizde, özgün bir yapıyla karşılaşırız: 25 m/s=90 km/sa. Bu iki ifade aynı fiziksel gerçekliği betimler; değer değişmemiştir, ancak kullandığımız semboller tümüyle dönüşmüştür. Burada “eşdeğerlik” kavramı, iki nesne arasındaki bir ilişkiden çok bir ifade sisteminin içsel özelliği olarak belirir. Sayısal değer, birimden bağımsız olarak fiziksel büyüklüğü taşımaz; sadece birimle birlikte anlam üretir.

Daha ileri bir adım: 7 temel SI birimi birlikte düşünüldüğünde, bunların hammadde olduğu ve tüm türetilmiş birimlerin onların bileşimlerinden oluştuğu görülür. Örneğin elektrik direnci ohm (Ω):

Ω=kgm2s3A2

Bu ifadede kilogram, metre, saniye ya da amperin hiçbirinde “direnç” özelliği yoktur; direnç, bu temel birimlerin belirli bir oranda bir araya gelmesinden ortaya çıkan türetilmiş bir kavramdır. Benzer şekilde joule (J=kgm2s2) ya da watt (W=kgm2s3), temel birim hammaddelerinin kendiliğinden değil, belirli bir yapısal düzenlemeyle oluşturduğu bütünler olarak karşımıza çıkar.

Anlamlı rakam bağlamında da benzer bir geçiş gözlemlenir: tek tek basamaklar (3, 7, 5…) anlam taşımaz; bu basamakların belirli bir konumsal düzende sıralanması (37,5) ve bir birimin eşliği —bütün olarak— fiziksel bir büyüklüğü tanımlar. Herhangi bir basamağı izole etmek, fiziksel bilgiyi dağıtır; onları bir araya getiren yapısal düzenleme, bilgiyi doğurur.


4. Sonuç

Birim çevirme, büyüklük mertebesi ve anlamlı rakamlar; fiziksel bilginin sayısal ifadesini düzenleyen birbiriyle bağlantılı üç ilke olarak karşımıza çıkar. 2019 SI revizyonuyla birimlerin evrensel ve değişmez doğa sabitlerinin üzerine yerleştirilmesi, ölçüm sisteminin tarihsel en köklü dönüşümünü temsil ederken aynı zamanda sisteme derin bir ontolojik istikrar kazandırmıştır. Prefiks sisteminin 24 üyeye ulaşan genişliği, yüz milyarı aşkın mertebelik bir aralığı tutarlı biçimde kapsayarak bilimin her ölçekte konuşabildiği ortak bir dili sürdürmektedir. Anlamlı rakam kuralları ise ölçümün sınırlarını hem korur hem iletir; sahte bir kesinlik üretmeden gerçekten bilinen bilgiyi aktarır.

Bu tablonun bütününde —doğanın değişmez sabitlerinden türetilmiş birimler, onluk hiyerarşinin kapsadığı 60 mertebelik aralık, ölçüm belirsizliğinin sistematik gösterimi— ne kadarının sistematik tasarımı yansıttığı ve ne kadarının rastlantısal birikimlerin sonucu olduğu sorusu, bilimsel verilerden doğrudan yanıt bulmaz; bu soru varlık yapısına ilişkin daha derin bir soruşturmayı gerektirir. Deliller ışığında, bu değerlendirmenin yönü hakkındaki nihai karar okuyucunun kendi aklına ve vicdanına bırakılmaktadır.


Kaynakça

  1. Bureau International des Poids et Mesures. (2019). The International System of Units (SI) (9th ed.). BIPM. https://www.bipm.org/en/publications/si-brochure
  2. Davis, R. S. (2020). How to define the units of the revised SI starting from seven constants with fixed numerical values. PMC/NIST. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7339751/
  3. National Physical Laboratory. (2019). The redefinition of the SI units. NPL. https://www.npl.co.uk/resources/the-si-units/the-redefinition-of-the-si-units
  4. Wikipedia. (2024). Metric prefix. https://en.wikipedia.org/wiki/Metric_prefix
  5. National Institute of Standards and Technology. (2023, January). SI prefix progress. NIST News. https://www.nist.gov/news-events/news/2023/01/si-prefix-progress
  6. National Institute of Standards and Technology. (2023, January). SI prefix progress. NIST News. https://www.nist.gov/news-events/news/2023/01/si-prefix-progress
  7. National Institute of Standards and Technology. (2023). Unit conversion. https://www.nist.gov/pml/owm/metric-si/unit-conversion
  8. McKeever, S. (2023). Acknowledging implementation trade-offs when developing with units of measurement. In L. F. Pires, S. Hammoudi, & E. Seidewitz (Eds.), Model-Driven Engineering and Software Development. MODELSWARD 2021 2022. Communications in Computer and Information Science, Vol. 1708. Springer. https://doi.org/10.1007/978-3-031-38821-7_2
  9. Physics LibreTexts. (2023). 1.3: Measurements, uncertainty and significant figures. Georgia State University. https://phys.libretexts.org/Courses/Georgia_State_University/GSU-TM-Physics_I_(2211)/01:_Introduction_to_Physics_Measurements_and_Mathematics_Tools/1.03:_Measurements_Uncertainty_and_Significant_Figures
  10. OpenStax. (2016). 1.5 Estimates and Fermi calculations. University Physics Volume 1. https://openstax.org/books/university-physics-volume-1/pages/1-5-estimates-and-fermi-calculations
  11. Wikipedia. (2025). Fermi problem. https://en.wikipedia.org/wiki/Fermi_problem
  12. Wikipedia. (2025). Fermi problem. https://en.wikipedia.org/wiki/Fermi_problem
  13. Joint Committee for Guides in Metrology. (2023). JCGM GUM-1:2023 Guide to the expression of uncertainty in measurement. BIPM. https://www.bipm.org/documents/20126/194484570/JCGM_GUM-1
  14. Vignal, M., Geschwind, G., Pollard, B., Henderson, R., Caballero, M. D., & Lewandowski, H. J. (2024). Using a research-based assessment instrument to explore undergraduate students’ proficiencies around measurement uncertainty in physics lab contexts. Physical Review Physics Education Research, 20, 020105. https://doi.org/10.1103/PhysRevPhysEducRes.20.020105
  15. Davis, R. S. (2020). How to define the units of the revised SI starting from seven constants with fixed numerical values. PMC/NIST. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7339751/